logo

trugen jacn
29 August 2020

ÇİN,ÇİNVİRÜSÜ COVİD-19 BAHANESİ İLE DOĞU TÜRKİSTAN’DA ETNİK SOYKIRIM YAPIYOR

ۋىرۇس سەۋەبىدىن قامال قىلىنغان مەلۇم مەھەللىنىڭ دەرۋازىسىدا كىرىش ۋە چىقىش ئۈچۈن تەكشۈرۈلۈۋاتقان كىشىلەر. 2020-يىلى 1-ئاپرېل، بېيجىڭ.

 UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (UYHAM)

Çin işgal yönetimi Doğu Türkistan’da aniden ortaya çıktığını iddia ettiği Çin virüsü Covid-19 salgını sebebiyle Türkleri evlere hapsederek ve hayatı ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınarak onları ölüme mahkum ettikleri yetmediği gibi bu kez onlara bilinmeyen ilaçları zorla vererek kendi üretimi Çin virüsü vebasını etnik soykırım için aracı olarak kullandıkları bildiriliyor.

Doğu Türkistan Sakini : Çin, bize Zorla Bilinmeyen ilaçları dayatıyor,Ne olduğunu Soramıyoruz

Özgür Asya radyosu kendilerine bir haber gönderen bir Doğu Türkistan sakininin mesajini yayınladı. Mesajda şu ifadeler yer alıyor ; ” Bilinmeyen ilaçları alıyoruz, ne olduklarını bilmiyoruz ve soramıyoruz da. Çin virüsü vebasını önleme kisvesi altında antiretroviral ilaçlar olduğunu iddia ediyorlar. Bazı yerlerde ise aşı olduğu ileri sürülen iğneler enjekte ediyorlar.Onları kabul etmeme gibi bir şansımız yoktur. ” dediğini aktardı.

Kaşgar’a bağlı Feyizabat ilçesi sakinlerinden biri ise şunları ifade etti ; ” Parkta oyun oynayan ve okula giden çocukları de dahil tüm ailemiz üyelerine bilinmeyen ilaçları zorla aldırıyorlar. Aldığımız ilaç tablet şeklinde ve yuvarlaktı. Ancak bunu bize zorla içirenler bu ilacın ne olduğunu ve ne işe yarayacağını bize söylemediler. İlacın ne olduğunu bilmeden ve farkında olmadan kullandık.” dediğini açıkladı.

Radyo muhabirleri ayrıca bölgede yaşayan bazı diğer Uygurlar ile yaptığı telefon görüşmeleri hakkında de bilgi verdi. Onlar da Çin işgal yönetiminin kendilerine bilinmeyen ilaçları zorla kullandırdıklarını verilen bu ilaçların adını, rolünü veya kökenini bilmediklerini belirttiler. Diğerleri ise, Çinli sağlık personeline bu ilaçların ne olduğunu sormaya cesaret edemediklerini açıkladıkları aktardı.

Radyomuzda yapılan bir yorumda, Uygur bölgesinin her yerinden yerel halka doktorlar ve hemşireler tarafından değil, mahalle komitelerinde çalışan idari personel tarafından çeşitli ilaçların verildiğini söyledi. Açıklamada, personelin yorum için hemen müsait olmadığı da eklendi. Yining İlçesindeki Onyar köyünün bir sakini, birkaç gün önce sıvı bir hap aldıklarını ve şimdi beyaz bir tablet aldıklarını, ancak ilacın adını bilmediklerini söyledi.
Radyo ayrıca kendilerine konuşan bir diğer bölge sakininin sağlıkçıların kendilerine entekte edilen bu ilacın bir aşı olduğunu ve enjekte edilmeden önce kendilerine bir belge imzalattıklarını ilettiğini de açıkladı.

Sakinlerin ilaç almaya zorlandığı bir sahne.

Hastane Yetkilisi : İlacın Ne Olduğunu Bilmiyorum,Ancak bir Aydır Kullanıyorum

Özgür Asya radyosu bu ve benzer bilgilerin teyit edilmesi için Doğu Türkistan’daki bir hastaneye telefon ettiklerini ve kendileri ile konuşan Hastane Yetkilisinin ise şöyle dediğini aktardı ; ” Faaliyet bölgemizde böyle bir aşı uygulamasından haberim yok.  Ancak Mahalle Yönetim komitesi(ÇKP.Mahalle Komitesi) tarafından verilen bir Çin ilacını bir aydır alıyorum.”

Gulca vilayetinin Celilyüzü pazarı sakinlerinden biri, virüs sırasında aldığı ilacın tedavi edici etkisi ve yan etkileri olup olmadığını sorulduğunda, bunun farkında olmadığını belirterek, mevcut durumda bunu sormanın mümkün olmadığını söylediğini bildirdi.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Demkrasi ve İnsan Hakları Vakfı : Çin’in Uygurlara İyi Niyetle Yaklaşacakları Şüpheli

Uluslararası Uygur İnsan Hakları ve Demokrasiyi Teşvik Fonu kurumsal internet sitesinde Çin’in Uygur bölgesindeki anti-virüs önlemleri hakkında bir açıklama yayınladı. Dünya Uygur Kurultayı eski Başkanı Rabia Kadir’in imzası ile yayınlanan açıklamada Çin’in Çinvirüsü Covid-19 salgını ile ilgili olarak Uygurlara verdikleri çeşitli ilaçlar ilaçları ve karantina tedbirleri hakkında ciddi şekilde şüpheleri ve endişeleri olduğunu belirterek şöyle dedi ; ” Çin işgal yönetimi Doğu Türkistan genelnde kurduğu yüzlerce Çin tipi toplama kamplarında 3 milyondan fazla Uygur’u esir olarak tutuyor. Toplama kamplarında her türlü insanlık dışı baskı,zulüm ve işkenceler yapıyor. Ayrıca bu ülkenin tarihi sakinleri ve gerçek sahiplerini bir an önce yok etmek için acımasız ve vahşi yöntemler kullanarak etnik katliamlar gerçekleştiriyor. Bütün bu sebeplerden dolayı Çin hükümetinin yerel Müslüman Türk halkına karşı iyi niyetli bir operasyon gerçekleştirmesinin beklenmeyeceği ve olumlu bir yaklaşım sergilemeyeceği açıktır.  Uluslararası toplumu Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan’daki karantina uygulamaları ile zorla verilen ilaçlar hakkında bağımsız bir soruşturma yapmaya davet ediyorum.” şeklinde konuştu.

Share
349 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ