logo

trugen jacn
31 January 2017

ÇİN LİDERİ Xİ JİNGPİNG DAVOS EKONOMİK FORMU’NDA NİÇİN ” KÜRESELLEŞME”‘Yİ SAVUNDU ?

Mehmet Emin HAZRET

Geçtiğimiz 2016  yılının Aralık ayında   İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 46. Ekonomik Formuna  katılan  Çin devlet başkanı Xijinpeng  forumda bir konuşma yaptı ve küreselleşmeyi hararetle savundu.Çin Lideri Xi’nin  küreselleşmeyi savunması,  buna karşılık, aynı günlerde   ABD’nin yeni seçilmiş başkanı Donald Trump’ın korumacılığı savunması dünya gündeminin manşetilerini doldurdu.  Çünkü,  ABD küreselleşmenin doğduğu ülkeydi. Çin’deki  ÇKP.diktasındaki  baskıcı Komünist rejim ise küreselleşmeyi yok etmek amacı ile yanı Kapitalizmi ortadan kaldırmak için kurulduğunu iddia eden    bir siyasi rejimdi. Dünya medyası ile birlikte  Türk medyasında da   yüzlerce köşe yazarı,  ekonomi uzmanları,siyasetçiler ve TV yorumcuları konuyu  hararetle tartıştılar,Günümüzde  Çin’in küreselleşmenin savunucusu olarak ortaya çıkmasına  olan meraklarını,amacını ve daha sonra bu ülkeye olan hayranlığını  ifade ettiler.

ÇKP.Diktatöryasındaki Çin,  Gerçekten Küreselleşmeyi istiyormu  ?

Çin’de Google, Facebook, Twitter,  You Tube  başta olmak üzere,  batı dünyasının  önde gelen dev  ve küresel çaptakı 8 internet ve sosyal medya kuruluşunun faaliyeti  hala yasaktır. Çin’de  internet  kullanımı ile erişimini  takip ve kontrol eden 50 bin internet  polisi bu işle görevlidir. Küreselleşmeye açık olduğunu iddia ve ifade eden bir  ülke  bütün bunları yapar mı?  Sadece siyasi kaygılardan değil, bir çok  yabancı alış veriş siteleri de Çin’de açılmıyor ve engellenmiş durumda. Çin başkanı  Şi, Davos’a  gitmek üzere yola  çıkarken, Çin haberleşme bakanlığı (Gungshunbu)   internet haberleşmesi ile ilgili bir genelge yayınladı ve  Çin Haberleşme bakanlığından izin alınmadan  faaliyette  olan bütün   yabancı ticari internet sitelerine engelleneceğini ve erişime kapatılacağını duyurdu. Hemen akabinde ise derhal bu genelge uygulandı . Çin’in sıkı sansür duvarını   aşarak yabancı internet sitelerine girenler cezalandırıldı ve lisansları iptal edilidi. Bu  sebeple Çin’de  faaliyet gösteren bir çok yabancı   kişi ve şirketler  çok zurumda kaldılar.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg 18 mart 2016 günü Pekinin Tiyan’enmen meydanında Çin için koştu. 2015 de  Çin devlet Başkanı Xijinpeng ile görüşerek, Çinin tüm şartlarını kabul edeceğine söz verdi. ancak Facebook’u Çine sokmayı başaramadı.

Geçen hafta ABD Sanayi Araştırmalar Merkezi ( AEI)’den  Uluslararası Ticaret uzmanı Claude Barfield konu hakkında başkan Trump’a bir rapor sunarak, ABD’nin Dünya Ticaret Örgütü teşkilatına Çin hakkında resmi suç duyurusunda bulunmasını istedi. Avrupa Birliği bünyesinde faaliyet gösteren AB. Ticaret birliği  de bir gurup uzman avukat ve hukukçu ile Çin’in küresel internet erişimine karşı  Çin’in engel koyması ve adeta bir Çin  seddi örmesini   ulusular arası ticari ve haberleşme yasalarına   aykırı ve ahlak dışı olduğunu bilidiren bir ropar hazırılığına girişti.Rapor daha sonra   Dünya Ticaret Örgütüne  sunulacak ve sanzurcü Çin hakkında suç duyurusunda bulunulacaklarını açıkladılar. Bu haber  ayrıca Amerika’nın sesi radyosu Çince haber sitesinde yayınlandı. 2016 de 27 ülke Dünya Ticaret Örgütüne Çini şikayet etti ve dava açtı. 2016 bir yıl içinde 119 dava dosyası bulunmaktadır. Davos’taki konuşmasında  küreselleşme savunucusu olarak dünya medyasının ilgisini   çeken  ÇKP genel sekereteri ve Diktatörü  Xijinpeng olmuştur. Ancak, ülkesinde bunun tam tersi uygulamalar yapan   kendi ülkesinde kendi vatandaşlarına karşı   internet sansürü uygulayan ve  küreselleşmeye karşı  olan   kişi yine,  aynı Çin Lideri  Xijinpeng’dir.

Serbest pazar  ekonomisinin  teminatı liberal ekonomi  politikalardır. Serbest ticaret ve  küreselleşme   sistemi ise, demokratik  kuralların uygulandığı uygar dünyada doğmuştur. Çin son 35- 40 sene içerisinde serbest ticaret, ve küreselleşmenin nimet ve avantajlarından  en çok yarar sağlayan, tek partili rejimle yönetilen bir ülke olmuştur.  Pekin’in demokrasi kurallarını kullanarak,  demokrasi, serbest ticaret ve  küreselleşme kuralları ile   serbest ticaret ve küreselleşmeyi nasıl vurduğunu daha önceki yazılarımda çokça ve  ayrıntılı  olarak dile getirdim. Çin’in  işlediği bu küresel  suçlarına ait  kanıtlar ve belgeler ortaya koyarak  ve  kaynak göstererek  bir  çok yazılar  yazdım. Çin, gerçekten  küreselleşmenin savunucusu mi yoksa gerçekten  korumacı mı   Olduğu yolundaki  sorularımın cevabını  Çin’de yatırım yapan   ve ortak ticari ilişkileri olan Türk ve yabancı iş adamlarının vicdanına bırakıyorum.

Ben burada, dışa karşı  güler yüzle  bakan Pekin yönetiminin , içeride  demir gibi soğuk yüzünü nasıl gösterdiğini  örnekleri ile sizlere anlatamaya çalışacağım ;

Birinci Örnek : 

Tarih : 2013 yılının Kış Ayları

Yer    :  Çin’in Hennan Eyaleti  : bu eyalette  on binlerce bebek ve çocuk kızamık  salgınına yakalanırlar. Bu salgında sonucunda binden fazla çocuk ve bebek   tedavi gördüğü hastanelerde kızamıktan öldü. Bunun üzerine Çocuk Hastalikları Uzmanı ve Kızamık salgını üzerinde iihtisaslı bir  Çinli doktor   durumu araştırarak  araştırmaya tabi tuttu.Sonuçta ise,  bebek ve çocuklara yyapılan  kızamık aşısının yanlış depolama sonucu bozulduğu,bozulan aşının çocukların ölümüne neden olduğunu açıkladı. ve durumu derhal Pekin’e ;  Çin sağlık bakanlığı yetkililerine rapor etti. Bozulan aşıya vatandaşların dikkatini çekmek  ve onları bu konuda uyarmak amacı ile  hazırladığı  raporu sosyal medyada da yayınladı. İki gün sonra yayarak fitne ve fesat  yapmak, halkı  Çin devletine karşı kışkırtmak” suçlaması ile tutukladı ve hapsetti.Yayınılanan rapdr de derhal sosyal medyadan kaldırıldı.

Bu günlerde, Pekin’de üst düzey bir hükümet yetkilisinin çocuğu kızamıktan hastaneye kaldırıldı ve yapılan  tedavi sonuç vermedi. Çin sağlık bakanı, tutuklanan çocuk hekiminin raporunu istedi ve ilaç dağıtım şirketine soruşturma başlattı. Çin sağlık bakanlığının ilaç işlerinden sorumlu bakan yardımcısı, Çin’deki aşı dağıtma işini 1.5 milyon avro rüşvet karşılığı bir nakliye şirketine vermişti. Araştırma ve incelemelerde Nakliye şirketinin nakledilecek b aşıları  depolayacak  bir soğuk hava  deposu olmadığı  nakliye ve dağıtımı yapacak  araçlarda soğuk hava tertibatı  bile bulunmadığı  ortaya çıktı. Nakliye şirketinden rüşvet alan Sağlık Bakanlığının  yetkilisi  adalete teslim edildi.Yargılama sonucunda ise,rüşvet alan sanık ölüm cezasına çarptırıldı. Bu skandalı ortaya çıkaran Çocuk Hastalıkları uzmanı  hekim ise,  ödül beklerken“ Toplum içerisine  fitne ve  korku yaymak ve toplumsal düzeni bozmak” suçu ile  10  yıl hapis cezasına  çarptırıldı.

İkinci Örnek :

Tarih : Ocak 2014

Yer    :  Çin’in Başkenti  Pekin

Pekin Merkezi Milletler Üniversitesi öğretim üyesi,Uygurların vicdanı  ve Uygur hukuk harekatı lideri Dr. İlham tohtı, Çin yönetimine,  Doğu Türkistan’da günden güne artmakta  etnik  gerilimin giderilmesi  ve çözümü için bir çok  öneriler hazırlayarak Çin yönetimine sundu. Ancak, ÇKP.yönetimi  İlham Tohtı’yı “Ülkenin biirlik ve Bütünlüğüne karşı  faaliyetler  ve bölücülük Yapamak ” i suçlaması ile tutukladı ve 23 Eylul 2014’de hukuksuz ve tartışılan bir yargılama sonucunda ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Ancak,Çin yönetimi günümüzde Dr.Tohtı’nın kendilerine suinuduğu öneriler içerisinde kendilerine yararlı olacağı düşündüğü bazı  öneriler madde mladde  ve  tek- tek uygulamaya sokmaktadır.

Üçüncü Örnek :

Tarih   :  Ocak 2017

Yer : Çin işgal ve İstilası Altındaki Doğu Türkistan

Çin Komünist Partisi bölgesel Merkez Komitesi 1 ocak tarihinden itibaren yürürlüğe konulmak üzere bir genelge yayınladı.  2. Nolu genelge  olarak adalanadırılan bu  genelge ile tüm Uygurların ev.iş yeri,tarım ve mesleklerini icra ederlerken kullanacakları   akla gelebilecek her türlü kesici  aletlerin üzerine kullanacak kişinin kimlim numarasını kazdırmalarını vee daha sonra Polis merkezlerine giderek bu aletleri ve kullanacak kişilerin kenedilerini kayıt aaltına aldırmalarını talimatlandırdı.  Bunun üzerine her aile fertleri kullanacaakları,  bıçak,keser, makas,  balta  ve ekin biçmek için kullandıkıları orakların dahi üzerine kimlimi Numaralarını  kazdıttı.Buna uymayanlar  ve kimlik numarası kazılmadan kullanılan ve bulunuudurulan  kesici aletlerin yasa dışı olduğu ve kullanılması  ve yakalaanması halinde   sahipyerinin veya kullananların  cezaya çarptırılacağı  bildirildi. Bunun  üzerine İlçe, köy, kasabalarda herkes karakol önünde sırasını bekleyip mutfakta kullanacak  keser eşyalarına kimlik numarasını kazdırdılar. Kimlik numarası  kazadırılması uygulaması,Doğu Türkistan’a zorla getirilip yerleştirilen etnik Çinli göçmenler için bir kazanç kapısı ve aracı oldu.  Çünkü,bu iş ile görevlendirilen  demircilerin tamamı Çinlilerden seçilmişti.

Doğu Türkistan’ın Aksu vilayetine bağlı Toksu İlçe komünist parti, merkezin emrine binaen kesici aletleri kayıta aldırma ve kimlik numarası kazılması hakkında yayınladığı genelge

Uygur toplumu tarihte görülmemiş zulme maruz kalmaktadır. Tarihte Cengiz Han Çini istila ettiğinde her 10 Çinli aileye bir bıçak kullanma izni vermişti. Çiniler Moğolların yaptığını en büyük zulüm olarak bugünkü kuşaklarına aktarmaktadır. Moğolların tarihte Çinlilere yaptığını, Çinliler bugün Uygurlara yapmaktadır. Dışarda Küreselleşmeyi savunan Çinin içeride yaptıkları budur.

Çin Komünist parti o kadar kibirli ki,  her şeyi önceden bilen, doğru söyleyen, doğru yapan kendisi olduğunu her zaman söyler, durur.” Kimse partiden önce doğruyu söyleyemez, yapamaz. Söyleyecek doğruyu Önce Çin Komünist parti söylemeli. Ondan önce söyleyenler, erken öten horoz dur, kapası kesilmeli”. Çin ülkeyi böyle yönetmektedir. Çin’de savcı, tarihçi, gazetecinin görevi aynıdır. Tip doktoru olsan bile doğruyu ÇKP üst düzey yetkilisinden önce söyleyemezsin. Söylersen gideceğin yer cezaevidir.

ÇKP’nin bu kibri yeni değildir. Bakın ABD eski dış işleri bakanı Henry Kissinger ne diyor; “ 1960 tarihli bir Amerikan Ulusal İstihbarat Değerlendirmesi temelde yatan düşünceyi yansıtmakta ve belki biçimlendirmesine yardımcı olmaktaydı:

Komünist Çin’in dış politikasının temel ilkelerinden, Uzakdoğu’da Çin hegemonyası oluşturma ilkesinin, bu değerlendirme süresince gözle görülür biçimde değişmeyeceği neredeyse kesin gibidir. Mevcut rejim, şiddetli biçimde Amerikan karşıtı olmayı ve Amerikan çıkarlarına çok büyük bir bedel ödemeksizin her fırsat bulduğunda, darbe vurmayı sürdürecektir. (…) Kibirli özgüveni, devrimci coşkusu ve çarpık dünya görüşü Pekin’i tehlikeli ve yanlış hesaplar yapmaya itebilir.” ( Henry Kissinger:  Çin 253.sayfa. Türkçe)

1960 lardaki Çini büyük siyasi ve ekonomik kriz içine sokmuş, toplumu kitlesel ölümlere sürüklemiş olan Çin komünist parti “Kibirli özgüveni, devrimci coşkusu ve çarpık dünya görüşe” sahip idi. Çin komünist parti kurumsal siyasi yapısında bugünde değişen hiçbir şey yoktur.

Çoluk, çocuğunun kanını satarak zengin olan bir adamla, Çin işçi sınıfının kanını paraya çevirerek zenginlik taslayan Pekinin arasında ne farkı vardır? Parti tüzüğünün ilk cümlesinde “ Çin komünist partisi Çin işçiler sınıfını avangart örgütüdür.” (中国共产党是中国工人阶级的先锋队) Diye yazılı olan bir partinin modern kölelere dönüştürülmüş kendi işçi sınıfının damarından sömürerek topladığı kanı pazarlama ihtiyacı, küreselleşmeyi savunmak mıdır? Yorumu size bırakıyorum.

Yararlanılan Kaynaklar :

  1. 习近平率大佬出席达沃斯 被封“耀眼新星”
  2. 习近平2017达沃斯演讲全文
  3. 美媒:“脸书”今天还能打进中国市场吗?
  4. 封杀翻墙技术,中国网路越发“自成一格”?
  5. 从山寨到龙头:中国防火墙是否阻碍创新?
  6. 哈佛大学研究解读中国网络审查制度
  7. Henry Kissinger:  Çin 253.sayfa. Türkçe
  8. 中国共产党章程

  9. 中国领导世界?除非太阳从西边升起(陈破空)

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
1261 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ