logo

trugen jacn
02 Şubat 2026

ÇİN,İŞGALİNDEKİ DOĞU TÜRKİSTAN’DA İNSANLIK SUÇLARI VE ETNİK SOYKIRIM YAPIYOR

Doğu Türkistan'da Çin ZulmüHüseyin TAŞ

TARİHTEN GÜNÜMÜZE BİR TÜRK-İSLAM YURDUNUN DRAMI

Doğu Türkistan… Bugün Çin’in “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” olarak adlandırdığı bu topraklar, binlerce yıldır Türklerin anayurdu, İslam medeniyetinin kadim merkezlerinden biridir. Bu coğrafya yalnızca bir harita parçası değil; diliyle, inancıyla, kültürüyle ve hatıralarıyla yaşayan bir milletin evidir. Bugün Doğu Türkistan’da yaşananlar ise açık bir zulüm, sistematik bir asimilasyon ve modern çağın en büyük insanlık ayıplarından biridir.

TARİHÎ ARKA PLAN: DOĞU TÜRKİSTAN KİMİNDİR?
Doğu Türkistan’ın tarihi milattan önce Hunlara kadar uzanır. Göktürkler, Uygurlar ve Karahanlılar bu topraklarda devletler kurmuş, şehirler inşa etmiş, İslam’ı bu coğrafyada kökleştirmiştir. Kaşgar, Yarkent, Hoten gibi şehirler yalnızca ticaret merkezleri değil; ilmin, irfanın ve Türk-İslam kimliğinin kaleleridir.

Çin, tarih boyunca bu toprakların doğal sahibi olmamıştır. 18. yüzyılda Mançu Qing Hanedanı’nın askeri işgaliyle bölge zorla ele geçirilmiş, 1884’te “Xinjiang / Yeni Toprak” adı verilerek Çin’e bağlanmıştır. Bu isim dahi bölgenin Çin’e ait olmadığının açık itirafıdır.

20. yüzyılda Doğu Türkistan halkı iki kez bağımsız devlet kurmuş, ancak bu girişimler silah zoruyla bastırılmıştır. 1949’dan itibaren bölge tamamen Çin Halk Cumhuriyeti kontrolü altına alınmıştır.

ÇİN ZULMÜNÜN SİSTEMATİK YAPISI
Çin yönetimi Doğu Türkistan’da yalnızca siyasi hâkimiyet kurmamış; bir halkın kimliğini yok etmeyi hedeflemiştir. Uygur Türkçesi eğitimden çıkarılmış, okullarda zorunlu Çince dayatılmıştır. Dini eğitim yasaklanmış, camiler kapatılmış, Kur’an öğretimi suç sayılmıştır.

2017’den itibaren kurulan ve “mesleki eğitim merkezi” adı verilen kamplar, gerçekte toplama kamplarıdır. Yüz binlerce, hatta milyonlarca Uygur Türkü bu kamplarda tutulmuştur. İnsanlar burada inançlarından vazgeçmeye zorlanmış, ideolojik baskıya maruz bırakılmıştır.

Kadınlara zorla doğum kontrolü uygulanmış, kısırlaştırma ve kürtaj iddiaları uluslararası raporlara yansımıştır. Uygur çocukları ailelerinden alınarak devlet yurtlarına yerleştirilmiş, ana dillerini ve inançlarını unutmaları hedeflenmiştir. Bu uygulamalar açık bir kültürel soykırımdır.

GÜNLÜK HAYAT: AÇIK HAVA HAPİSHANESİ
Bugün Doğu Türkistan’da hayat sürekli gözetim altındadır. Sokaklar kameralarla doludur. Telefonlar kontrol edilmekte, insanlar dijital fişlemeye tabi tutulmaktadır. İbadet eden, oruç tutan, dini kimliğini yaşayan herkes potansiyel suçlu muamelesi görmektedir.

İnsanlar özgürce seyahat edememekte, yurt dışına çıkmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Aileler parçalanmış, yıllarca birbirinden haber alamayan insanlar ortaya çıkmıştır.

DÜNYA VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN SESSİZLİĞİ
Birleşmiş Milletler, Doğu Türkistan konusunda etkisizdir. Bunun temel nedeni Çin’in Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkı ve küresel ekonomik gücüdür. Birçok ülke, ticari çıkarları uğruna bu zulme sessiz kalmaktadır.

Gazze, Filistin ve Suriye’de yaşananlar haklı olarak gündemdeyken, Doğu Türkistan’ın aynı ölçüde konuşulmaması büyük bir çifte standarttır. Zulmün coğrafyası olmaz.

TERÖR ALGISI VE KİRLİ PROPAGANDA
Çin, Doğu Türkistan davasını terörle ilişkilendirmeye çalışmıştır. Oysa birkaç provokatörün ya da yönlendirilmiş kişinin eylemleri, milyonlarca Uygur Türkünü temsil etmez. Bu algı operasyonu, zulmü meşrulaştırma çabasından ibarettir.

TÜRKİYE’NİN TARİHÎ VE AHLAKÎ SORUMLULUĞU
Türkiye, Doğu Türkistan’a sıradan bir dış politika konusu gibi bakamaz. Çünkü Doğu Türkistanlılar Müslüman Türk’tür. Aynı dili konuşur, aynı kıbleye döner, aynı tarihten beslenir.

Türkiye’nin sessiz kalması değil; diplomatik, hukuki ve insani yollarla daha güçlü bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Doğu Türkistan meselesi vicdan meselesidir.

SON SÖZ
Doğu Türkistan’da yaşananlar unutulmamalıdır. Çin’in uyguladığı zulmü lanetlemek bir düşmanlık değil; insanlık görevidir. Sessizlik zulmün ortağı olmaktır. Bugün Doğu Türkistan’a sahip çıkmak, yarın insanlığa sahip çıkmaktır.

KAYNAK : https://www.kayserigundem.com.tr/yazi/huseyin-tas/dogu-turkistan-da-cin-zulmu/8197/

Share
76 Kez Görüntülendi.