Dün akşam(19.Ekim 2025 Pazar günü akşamı) Küçükçekmece/ Sefaköy’de, Doğu Türkistanlı muhacirlerin buluştuğu unutulmaz bir programa katıldım. Doğu Türkistan STK Birliği’nin düzenlediği bu özel Akşamda , Gazeteci-Yazar Taha Kılınç Hoca’mızı ağırladık.

Program, “Kayıp Coğrafyanın İzinden: Doğu Türkistan – Seyahatnamesi” kitabının söyleşi ve imza töreniydi.
Salon hıncahınç doluydu. Her koltuk, her köşe, her adım insandı. Kapılarda bekleyen kadınlarımız, ellerinde kitaplarıyla Taha Hoca’yı bekleyen gençler… Gözlerimiz doldu, kalplerimiz titredi. Çünkü yıllardır beklenen bir umut, o salonda yeniden doğdu.
Taha Hoca’nın samimi ve mütevazı anlatımıyla adeta Doğu Türkistan’ın sokaklarında dolaştık. Oranın havasını, insanlarının yüzündeki acıyı, umudu, sessizliği ve direnişi hissettik. 29 yıldır o topraklara ayak basamadım, ama dün akşam onun kelimeleriyle o yolculuğa çıktım sanki.
Siz Uygurlar Çok Güçlüsünüz, Çünkü 20.yüzyılda üst üste 2 Cumhuriyet Kurdunuz
Sayın Taha Kılınç Hoca’nın her sözü bizim için çok kıymetliydi, ama bir cümlesi adeta kalbimize kazındı: “Siz güçsüz bir millet değilsiniz. Zamanında iki kere üst üste İslam cumhuriyeti kurmuş bir milletsiniz!”
Bu söz, atalarımızın 1933 ve 1944’te yokluklar içinde kurduğu cumhuriyetlerin mirasını, özümüzdeki gücü bize yeniden hatırlattı. O an, davamızın hakikatine olan inancımız tazelendi, içimizdeki özgürlük ve bağımsızlık ateşi bir kez daha tutuştu ve harladı.
Uygurların Kalbindeki İman Hala Capcanlı
Taha Hoca gezdiği , sokakları anlattı:
- bir tane bile başı örtülü kadın yoktu, sakallı erkek yoktu .
- Bir kez olsun hiç ezan sesi duymadım .Camiler kilitliydi .
- Ama yaşlı bir teyze beni evine davet etti Kapıyı kapattı, cebinden tespih çıkardı ve “Allah, Allah…” diye fısıldadı
“Doğu Türkistan’da büyük bir baskı var :
- her şey kameralarla izleniyor.
- Ama o insanların kalbinde iman hâlâ yaşıyor.
- En büyük güçleri, Allah’a olan imanları ve zalime duydukları nefrettir.”
Bu kitap, sadece bir seyahatname değil; Çin’in gizlemeye çalıştığı bir hakikatin açık ve net belgesidir.
Bu eser, sadece bir kitap değil — Çin’in Doğu Türkistan ölüm kamplarından kurtulanların tanıklıklarından sonraki en büyük hakikat belgesidir.
Taha Hoca, gördüklerini, hissettiklerini, tanıştığı insanları delilleriyle kaleme aldı. Çin, Taha hocanın ülkeye döndüğünde yazacağı eserin Türkiye’de bu denli büyük yankı uyandıracağını ön göremedi . Eğer tahmin etseydi , belki Doğu Türkistan’a girişine asla izin vermezdi . Ama hakikat, her zaman yolunu bulur.
İki hafta içinde 13 binlik ilk baskı tükendi. Çin, bu kitabın basılmaması için diplomatik girişimlerde bulundu, ama başarılı olamadı ve Doğu Türkistan gerçeklerinin Üzerini örterek gizleyemedi ve asla susturamadı.
- Dün akşam o salonda hissettiğimiz, bir kitabın heyecanı değildi; susturulmuş bir halkın sesinin yeniden duyulmasıydı.
- Doğu Türkistan Halkının özgürlük ve bağımsızlığa olan sönmeyen ateşinin ; Bir milletin kalbinin yeniden atmasıydı.
- Biz, Taha Kılınç Hocamızdan sadece izlenimlerini değil, Doğu Türkistan Türklerinin şanlı direnişini, sarsılmaz hafızasını ve gururunu ve onurunu dinledik.
- Ve biz her zaman şuna inanıyoruz ki, Hakikat, her zaman kendi yolunu bulacaktır!
- Bizler hepimiz bu kutlu yolun yolcuları ve aynı zamanda Savaşçılarıyız !
Kaynak : Yazar Sayın Fatma Ucatlı’nın Sosyal Medya Paylaşımı