logo

trugen jacn
19 May 2016

A.SELAM NİYAS : TAYLAND’DAKİ TUTUKLU UYGUR KARDEŞLERİMİZİN DURUMU ÇOK KÖTÜ

Hollanda Uygur Derneği eski Başkanı ve halen  Uyghurmedia Müdürü olan Abdulselam Niyaz geçtiğimiz hafta kendi projesi olan  Uygur Türklerinin Doğu Türkistan’dan göçlerini ve göç güzergahlarını anlatan bir belgesel için Tayland’a giderek bu ülke’de tutuklu Uygur Türklerini ziyaret etti. Bu arada 2015 yılının Ağustos ayında Bangkok’taki bir Budist Tapınağındaki bambalı saldırılar ile ilgili olarak tutuklanan ve halen Askeri Hapishane’de hapiste olan Adem Karadağ(Bilal Muhammed) ve Mirali Yusuf adlarındaki 2 Uygur Türkü’nün 17Mayıs 2016 Salı günü yapılan duruşmasını de izledi.Uyghurmedia Müdürü Sayın Abdusselam Niyas ile gezisi ve 2 Uygur Türkü kardeşimizin duruşmaları hakkında Uygur Haber ve Araşatırma Merkezi’nin raportaj yapma isteğini kıabul ederek izlenimlerini bizlerle paylaştı. Bunun için kendilerine çok teşekkür ederiz.

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)

  • Tayland’a gidiş amacınız ve oradaki çalışmalarınız hakkında bilgi verirmisiniz ?

Ben Uyghurmedia olarak  yapmayı düşündüğüm Uygurların son yıllardaki göçleri ile ilgili bir belgesel için bilgi, görüntü ve dokümanlar sağlamak için Tayland’a gittim ve bu ülke’de bir hafta kaldım.Bangkok’ta yaklaşık 60 civarında olmak üzere Tayland’ın bir çok şehir ve sınır kentlerinde toplam 300 kadar Mülteci Uygur  Kardeşlerimizin hapiste tutulduklarını gördüm,Bunların bir kısmı ile bizzat  görüşebildim. Bir ziyaretim esnasında gizlice onların yaşamlarını film ve resme aldım.Ancak, polis bunu fark etti ve bütün görüntüleri sildirdi.Burada hapiste bulunan kardeşlerimiz çok zor durumdalar.Nemli ve sıcak hava şartları,yetersiz beslenme ve kaldıkları tutukevi ve geçici barınma yerleri tabir edilen ancak hepsi hapishane olarak tanımlayabileceğimiz bu mekanların olumsuz şartlarında yaşamak zorunda olduklarına üzülerek şahit oldum.Yetkililer ve Onların bazı Avukatları ile görüştüm.Bunların ifadeledire göre Tayland Hükümetinin bu tutuklu Uygur Mültecileri   Çin’e iade etmeleri söz konusu değil. Çünkü geçen yılın 08 Temmuz günü Çin’e iade edilen Kardeşlerimizin başlarına çuval geçirilerek insanlık dışı bir yöntemle Çinlilerin götürmeleri Tayland yönetimini uluslararası toplum nezdinde bir haylı zor durumda bırakmış.Çok eleştiri ve tepki almışlar. Bu bakımdan iade etmeyeceklerini söylediler.Ancak,şu anda bunları serbest bırakmayı de düşünmüyorlar.Bize anlatılanlara göre,bu tutuklu Kardeşlerimizi bir süre sonra 3.bir ülkeye gitmeleri şartı ile bırakacaklarını söylüyorlar.Bu arada Çin’in Tayland’a karşı baskıları halen sürdüğünü ve politik havanın bunların serbest kalmaları ve gitmelerine izin vermeleri için müsait olmadığını söylüyorlar.Zannımca Tayland yönetimi olumlu şartların oluşmasını bekliyor.Ancak o zaman bırakacaklarını söyleniyor.

  • Tapınak saldırısı ile ilgili olarak tutuklanan 2 Uygur Türkü Kardeşimizin duruşmalarının yapılacağını  biliyormuydunuz ?

Daha önce bu konuda bilgi almıştım,17 Mayıs 2016 günü 2.duruşmalarının yapılacağını söylemişlerdi.Biraz de bunları en azından Mahkeme’de ve daha sonra bizzat göreyim ve mümkün olursa kendilerini ziyaret edeyim,diye düşünmüştüm. Bu arzumu hiç olmazsa onları uzaktan de olsa görerek yerine getirdim

  • Duruşma Safhasında şahit olduklarınızı anlatırmısınız ?

Ben Tayland’a gittikten hemen sonra tutuklu 1985 doğumlu Adem Karadağ(Diğer adı Bilal Muhammed’ın) Tayland’lı Auvkatı Schoochart Kanpal ile Mirali Yusuf’un Müslüman olan Avukatı Ahmed Chamroen Panompakakorn ile görüştüm ve onların yönlendirmeleri ve tavsiyeleri ile Duruşmanın yapılacağı Mahkeme’ye belirtilen zamanda  gittim.Kimlik ve güvenlik kontrolünden geçerek duruşma salonuna girmeyi başardım.Bir çok ulusal ve uluslar arası medya mensubu de görüntü almamak kaydı ile salona alındılar. Bu 2 Kardeşimiz bir süre sonra yalınayak(ayakkabıları olmadığı halde) elleri ve ayakları zincirli olarak Taylandlı askerlerin nezaretinde salona getirildiler.Tayland’da öğrenim gören ve Seracettin adındaki bir Özbek Türkü  Mahkeme tarafından Tervüman olarak tayın edilmişti.Zaten 10 aydan beri Seracettin bunların sorgu,ifade ve mahkeme safhasında tercümanlık yapıyormuş. Babası Amerikalı ve Annesi Tayland’lı  David adında  bir Tayland’lı Polis Memuru de konuşmaları ingilizceden Tay diline tercüme ediyor hem de Polis olarak görev yapıyordu.Kimlik tesbitinden sonra mahkeme bir süre ara verdi.Her halde kendi aralarında durum değerdirmesi yapmak ve çay içmek için ara vermişlerdi.Biz de dışarı çıktık.Duruşma tekrar başladığında basın mensupları ile beni bu Polis -Tercüman David içeri almadı.Ancak,Mahkeme Başkanı ilk duruşma’da bizleri görmüş ve  benden ve iki basın mensubundan kim olduklarımızı sormuştu.Bizlerin duruşma’da olmadığımızı görünce bizleri sormuş ve  bizim de tekrar içeri alınmamızı emretmiş.Bizi tekrar arama yaparak içeri aldılar.Mahkeme Başkanı’nın davranışları adil ve nazikti.Adem Karadağ’a söz verdi.Adem Karadağ göz yaşları içinde gömleğini çıkardı ve kolları ve sırtındaki dayak ve işkence izlerini Mahkeme Heyitine gösterek kendisine sürekli işkence edilidiğini  ve bu cinayeti üstlenemesi  için sürekli baskı yapıldığını ve kabul etmeyince de feci şekilde dövdüklerini anlattı.Ayrıca 10 aydan beri tutuklu olduklarını,Müslüman oldukları için kendilerine Müslümanca yemek vermediklerini Domuz eti ve yağı ile yapılan yemekleri yemeye zorladıklarından ve günde sadece bir kez su verdiklerini anlattı.ve Ağlayarak  ” Bizler Hayvan değiliz,Biz insanız.Mahkemenizden adelet istiyorum.Bizlerin saldırı ile hiç ilgimiz yoktur.Suçsuzum.Benim yüzüm bir meydan’da bulunan Polis kamerasında belli belirsiz çıktığı için ve birine benzetildiğim için haksız yere tutukladım.10 aydan beri baskı ve işkence altındayım.” dedi. Adem Karadağ bunları anlatırken ben de çok etkilendim ve göz yaşlarıma hakim olamadım.Çok dramatik bir durumdu. Çünkü her iki Kardeşimiz de çok zayıflamış ve kaburga kemikleri açıkça belli oluyordu.Diğer tutuklu  Miralı Yusuf ise,kendisinin patlamanın olduğu tarihte Tayland’da olmadığı,23 Ağustos 2015’de Bangkok’a geldiğini anlattı.” Adalet istiyorum.İnsani haklarımı istiyorum.Ben suçsuzum.Tahliyemi talep ediyorum dedi.


Daha sonra Avukatlar Mahkemeye ayrı ayrı müvekkilleri adına dilekçe sundular.Müslümanca yemek verilmesini ve Hapishane’nin yerini değiştirilmesini talep ettiler.

Mahkeme Başkanı işknece ve dayak iddiaları için soruşturma açtıracağını,Yemek konusunda yetkilileri ikaz edeceğini ve yer değiştirme isteklerinin en kısa zaman’da değerlendireceklerini ifade ettiler.

Avukatların bana anlattıklarına göre,bunlara bu suçlamaları kabul ettirecek ortada somut bir delil yok.Bizlerin de  savunma Avukatları  olarak bunların suçsuzluklarına dair elimizde güçlü delillerimiz var.Savunmamız çok güçlü ve etkili oluyor. Ancak,işin içinde politika girdi. Nomal şartlarda bunların serbest bırakılmaları gerekirdi.Çünkü,ortada somut bir delil yoktur dediler.

Yemek molasında Avukatlar ile birlikte bir Müslüman Lokantasında yemek yemiştik.Bir kaç porsiyon yemek ve ekmek alarak Polisler aracılığı ile bu Kardeşlerimize verdim.Çok teşekkür ettiler.Daha sonra bunlar Hapishane’ye geri götürülmek üzere askerlerin kolunda dışarı çıkarılırken,kendileri ile birkaç dakikalığına de olsa konuşma imkanım oldu.Tayland Askeri Yetkilileri bize baskı yaparak bu bombalama eylemini bize yüklemeye ve dayak ile kabul ettirmek istiyorlar.Durumumuzu görüyorsunuz.Şartlar çok kötü burada bize sahip çıkan hiçbir Allah’ın kulu yok. Diyerek şikayette bulundular.

Bu kardeşlerimizi ile birkaç dakika de olsa görüşebildiğime ve çok az de olsa yiyecek yardımında bulunduğuma çak mutlu oldum.Tayland’a gelerek bunları görmeden gidersem çok üzülecektim.
Adem Karadağ ve Mirali Yusuf göz yaşları içinde şu isteklerini bana emanet olarak söyledi.Muhacerette yaşayan Uygur Türkü Kardeşlerime Türkiyeli Kardeşlerime  bütün Müslümanlara ve Türklere  iletin,Lütfen bizim için dua etsinler.Bizi unutmasınlar.dedi.Ben de sizin aracılığınız ile bu taleplerini iletmek istiyorum.

Etiketler: » » » » » »
Share
1288 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ