logo

trugen jacn

SURİYE’DEKİ VEKALET SAVAŞINDA ÇİN İLE DOĞU TÜRKİSTANLI MÜCAHİTLER KARŞI KARŞIYA

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)

Suriye’deki vekalet savaşı: Çin ve Doğu Türkistan savaşçıları karşı karşıya
Çin, Suriye rejiminin yanında yer alıp askeri yardımlarda bulunurken, Doğu Türkistanlı savaşçılar rejim muhalifi saflarda etkili bir güç olmayı devam ettiriyor

Kuzey Suriye’de Idlib vilayetinin ücra bir kasabası… Alışılmadık yabancı savaşçıların varlığı Suriyeli halkı endişelendiriyor. Bu savaşçılar, Batı Çin’deki Doğu Türkistan (Xinjiang – Sincan) bölgesindeki azınlık Müslüman Uygur halkından.

Bir yıl önce hemen hemen yüzlerce Uygur savaşçı, Nusret Cephesi müttefiki Türkistan İslam Partisi bünyesinde savaşıyordu. Bugün, bölgedeki bir çok kaynağa göre onların sayısı birkaç binle ifade ediliyor. Ve bir çoğu Çin’den aileleriyle birlikte uzun bir yolculuktan sonra bölgeye ulaştılar.

Uygurlar, stratejik şehir Cisr eş Şuğur, Eriha ve Zawiya Dağı dahil olmak üzere , Idlib’in çok sayıda farklı bölgelerinde görülüyorlar.

Onlar, yerel gazetecilerin ifadelerine göre; Cisr eş Şuğur’un terkedilmiş, ıssız Alevi köylerine aileleri ile birlikte yerleştiler.

Hama’nın kuzeybatı kırsalında bulunan Gab ovasında savaşan Türkistanlı savaşçıların görüntüleri önceki Ekim ayında paylaşılmıştı. Ve Lazkiye bölgesinde bulunan Jib el Ahmer’den çekilen fotoğraflarda bir tank ve ABD yapımı TOW füzesi görünüyordu.

Doğu Türkistanlı Uygur savaşçılar, Suriye’ye gelmek için, Çin ve Pakistan tarafından kendilerine karşı başlatılan mücadeleyi atlatmak zorunda. Pakistan ordusu, Türkistan İslam Partisi grup lideri Abdul Hak’a 2010 yılında suikast düzenlediğini iddia etmişti. Pakistan Savunma Bakanı, Çin ziyareti sırasında Türkistanlı savaşçılara şu çağrıda bulunuyordu: “Ya Afganistan’ı terkedeceksiniz, yada öleceksiniz.”

Uygurların bölgedeki artan varlığının bir etkisinin de Çin’in, Suriye rejimi ve Rusya safında savaşta yer alması olduğunu inanılıyor.

Uygur Türkleri Suriyede Esede karşı savaşıyor

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında, Çin yönetimi,Çin halk Kurtuluş Ordusu’nun    yurt dışında operasyon izni veren ‘terörle mücadele’ yasasını kabul etti. Çin, ilk denizaşırı üssünü Cibuti’de inşa etmeye başladı. Ocak ayında yabancı topraklardaki çöl operasyonlarını yönetecek birimler oluşturuldu.

Suriye rejimi kaynakları Çin’in silah ve teknik malzemeler konusunda onlara yardım ettiğini söylüyor. Şam’a ulaşan askeri uzman ekibi ise bu yardımlaşmanın bir üst boyutta olduğunu gösteriyor.

Önemli olan soru ise, Çin askeri kuvvetlerinin Uyguların yoğun olarak bulunduğu Idlib’e yönelik rejim saldırısında kritik bir rol üstlenip üstlenmeyeceği. Çoğu uzmana göre Çin’in karadan müdahalesi uzak bir ihtimal.

Suriye’ye  Yolculuk

Uygur savaşçılara yakın olarak Suriyeli askeri kaynaklar, onların Suriye’de kalıcı olduğuna inanıyor.

“Onların yolculukları oldukça maliyetli. Bir Uygur savaşçı aile üyeleriyle buraya yolculuk edebilmek için evini sattığını söyledi. Onlar nasıl dönmeyi düşünebilirler ki  ? ”

” Uygur Mücahitler yüzlerini göstermiyorlar, evlerine dönmeleri halinde büyük bir risk taşıyor. Fakat yine de dönmeyi düşünmüyorlar.”

Türkistan İslam Partisi ve diğer  İslamı guruplar Arap yayınlarda geçtiği isimle; Turkistan el İslamiyye. Çin Komünist rejiminin teşvikiyle Uygur bölgesine yerleştirilen Han yerleşimcileriyle başlayan gerilim ve bölgedeki demografinin değiştirilmesi yönündeki çabalara karşı rolüyle öne çıktılar.

Bir Suriyeli savaşçı şunu diyor:

“Bizler onların durumundan büyük ölçüde habersizdik. Onların dergilerini okuduktan sonra, davalarına olan sempatimiz arttı.”

“Onların kaynakları çok zayıf. Genellikle ücretsiz ulaşımı kullanıyorlar.”

Nusret Cephesi’ne duyulan güven

Gruptan ayrılan Uygur savaşçıları bütünüyle Nusret Cephesi’ne bağlı bulunuyor. DAEŞ’le başlayan savaş dolayısıyla nispeten saflarda bir azalmanın olduğu da rapor ediliyor.

Uygur savaşçılar Nusra ve müttefiklerinin Idlib bölgesini ele geçirmesinde kritik rol oynadılar. Askeri başarıları ve vergi alınması, hukuki uygulamalar gibi sivil meselelere çok karışmamaları onları halk arasında popüler hale getirdi.

Uygur savaşçıların müttefiki olan Nusra’nın, El Kaide ve onun dostu Taliban ile bağlarını devam ettirdiği biliniyor. Türkistan İslam Partisi de, Taliban lideri Molla Muhammed Ömer’in ölümünün duyulması sonrası bir beyanname  yayınladı.

Doğu Türkistan İslam Partisi’ne  yakın olan kaynaklar, DAEŞ’le yaşanan gergin ilişkileri doğruluyor. DAEŞ’i “harici” olarak tanımlıyorlar ve “Taliban liderine bağlılık birincil öneme sahiptir” diyorlar.

Halep’te bulunan Suriyeli bir gazeteci, Uygur varlığının Suriye’nin geleceğinde önemli etkileri olacağını söylüyor.

“Bölgesel ve uluslararası kurumlar bu çatışmanın uzun vadeli olmasını istiyor. Bu çatışma, sadece Suriyeliler arasında değil, ve birçok diğer çatışmanın doğurucusudur.”

Kaynak:  Yeni Akit.com.tr (İncanews’tan alıntı)

Etiketler: » » » » » » »
Share
1301 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ