logo

trugen jacn
13 Ağustos 2015

TÜRKİYE,UYGUR TÜRKLERİNİN SORUNLARINA DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMALI

Prof. Dr. Faruk Şen

Türkiye Cumhuriyeti son yıllarda Myanmar’da Müslümanlara yapılan eziyetten, Somali’de ki belirli kitlelerin sorunlarına, Rusya ‘da ki Türk azınlıkların sounlarından, Balkanlarda ki Bosnalılara kadar sahip çıkan bir ülke konumuna geldi. Belirli yerlerde bu ülkelerin iç politikalarına karışmak gibi görünse de bunlara devam ettik. Türkiye’nin bugüne kadar yurt dışında yaşayıp sorunlarına sahip çıkmadığı 3 Türk grubu var. Bunların birincisi; Batı Trakya’da yaşayan 140 bin Türk.

İkincisi ise Irak’ta yaşayan sayıları 2,5 Milyon olan Türkmenlere karşı ilgisizliğimiz. Üçüncü olarak; en büyük haksızlık ettiğimiz kitle de Çin’de yaşayan Uygur Türkleri. Çin yapı olarak ilginç bir ülke. Son yıllarda nüfusu 1,4 Milyara çıktı. %90 ‘ını kendi ırkından gelenler oluştururken %10 ‘luk bir kitleyi de 55 ayrı etnik grup oluşturuyor. Müslüman dendiği zaman Çin’de Müslüman olarak öngörülenler 20 ila 25 Milyon arasında. Bu da nüfusun takriben %1’ini oluşturuyor. Resmi rakamlara göre Çin’de yaşayan Uygur sayısı 9,5 milyon. Buna karşılık Uygur Türklerinin Munich’teki Uygur Türklerini temsil eden kuruluşların sayılarına göre bu rakam 25 milyona kadar çıkıyor.

Doğu Türkistan(Sincan bölgesi)  Çin için çok önemli

Petrol ve doğalgaz bu bölgeden çıkıyor ve Sincan tarihsel açıdan ciddi bir geçiş noktası olarak görülüyor. İpek yolunu tekrar canlandırmak isteyen Çin, Çin’den başlayıp Anadolu ve Akdeniz’den geçerek Avrupa’ya ulaşan eski İpek Yolu’nu ticaret yolu olarak görmek istiyorlar. Çinlilerin Uygur bölgesinde uyguladığı iki türlü ekonomik ve politik yaptırım var.

Birincisi; 1991’de bu bölgenin Arap Alfabesine geçmesi ve din adamlarının büyük bir çoğunlukla Suudi Arabistan’dan gelmesi. Bunlar katı bir din uygulaması yapıyor ve Uygur Türklerini bu uygulama ile dinden şekilci bir şekilde soğutmaya çalışıyorlar.

İkincisi; Çinlilerin bu bölgedeki Uygurların ağırlığını azaltmak için Çinlileri bu bölgelere yollamak ve küçük-orta işletme kriterleri çerçevesinde buraya gelen Çinlilere sıfır faiz, uzun sürede geri ödemeli krediler vermesi. Böylece bölgede ticaret tamamıyla Çinlilerin eline geçiyor. Uygur Türklerine kalan da tarım oluyor. 700’ün üzerinde ürün yetiştiriyorlar. Tabi bunların da piyasa değeri düştüğü için kazanç sağlayamıyorlar.

Uygur Türkleri bölgeden kaçıyorlar

Uygurların yetişkin insanları bu baskı düzeyinden kaçarak şansını Doğu Çin’de yada başka ülkelerde arıyorlar. Bu da Uygular için ayrı bir sorun oluşturuyor. Hedef, Uygur Türkleri üzerine ciddi bir baskı uygulamak, İslam’a karşı olan eğilimlerini Suudi Arabistan’dan gelen din adamlarının sertlikleri ile azaltmak olmuştur.

Çin-Uygur Türklerine yönelik Türkiye’nin başkonsolosluk açması, Türk sivil toplum kuruluşlarının burada temsilcilikler açmaları olumlu olabilir. Çin bu konuda oldukça sert. Bu açıdan, Uygur Türklerinin uluslar arası platformlarda daha çok ses çıkarması lazım. Amerika’da ki Uygur kadın Rabia’nın son 5 senede ciddi bir şekilde kamuoyunda sesi yükselmişken, şimdi onunda sesinin büyük ölçüde kesildiğini görüyoruz.
Uygur Türkleri konusunda Türk Hükümetinin daha akılcı bir politika sürdürmesi, Çin’i bu konuda fazla sertliğe geçirmeyen bir politika ile Uygur Türklerinin haklarını koruması lazım.

Kaynak : elazighaberim.com.tr

Etiketler: » » » » » » »
Share
1352 Kez Görüntülendi.