logo

trugen jacn

UYGUR AYDINI ELKUN’UN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ANNESİNE ULAŞABİLME MÜCADELESİ

Aziz Isa Elkun

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Aziz İsa Elkun, yaklaşık 23  yıl önce, doğup büyüdüğü Doğu Türkistan’ı (Çin’in sözde Uygur Özerk Bölgesi olarak tanımladığı) terk etmiş Uygur bir akademisyen. Türkiye ve Almanya üzerinden İngiltere’nin başkenti Londra’ya gelerek bu kente yerleşmiş.   2017’ye kadar her hafta annesiyle telefonla görüştüğünü anlatan Elkun, sonra iletişimlerinin nasıl koptuğunu  şu sözlerle anlatıyor : ” 2017 yazında  Annem ile son telefon görüşmemizde annem ‘Oğlum artık bizi arama, sen her aradığında polis evimize geliyor ve bize senden gelen  telefonu açmamamız konusunda uyarıyor.”  dedi ve o tarihten beri  !  bir daha kendisine ulaşamadım” sözleriyle anlatıyor. Aynı yılın kasım ayında Türkiye’de yaşayan bir Uygur  bir arkadaşından babasının vefat ettiğini öğrenen Elkun, yine Aksu iline bağlı Şayar ilçesinde yaşayan  annesine ulaşmaya çalışsa da bir sonuç alamamış.  Annesine ait  cep ve ev telefonlarının artık hiç  kullanılmadığını fark etmiş.

2019’da Geçen  Google Earth’ten babasının defnedildiği mezarlığa bakarken bir değişiklik olduğunu gören Uygur akademisyen, Fransız haber ajansı AFP ile temasa geçip durumu iletmiş.

Bunun üzerine AFP’nin  Şayar bölgesine gittiğini anlatan Elkun, ajansın geçtiği fotoğrafları “Eski mezarlar yıkılmış, her tarafa kemikler saçılmış. Yerlerine 80 santimetrelik beton kutu gibi mezarlar yapılmış ama içlerinde ne olduğunu kimse bilmiyor” sözleriyle  anlatıyor.

Bir 1 kişi ve şunu diyen bir yazı 'Reuters' görseli olabilir

Uygur aktivist Aziz İsa Elkun’un babasının mezarına ne olduğunu anlama ve annesiyle konuşabilme mücadelesi giderek uluslararası bir haber haline geldi. Bu mücadelesini,  CNN’e verdiği röportajda dile getirdi.

CNN’nin yayınladığı bu  röportajına yanıt ise Çin devlet televizyonu CCTV’den geldi. Çin televizyonu Şubat’ta yayımladığı haberde Elkun’un annesiyle görüştü ve mezarlığın yeni görüntülerini yayımladı.  Çin tv.na çıkarılan Elkun’un annesi eski mezarların kuvvetli yağmur ve rüzgarda sık sık dağıldığını söylerken mezarların taşınmasından da çok  memnun olduğunu dile getirdi. Bu haberin yayınlanmasından iki ay geçtikten sonra Aziz İsa Elkun’un hiç beklemediği bir gelişme yaşandı.

Tanımadığı bir numaradan gelen telefonu açtığında karşısında konuşan  annesi idi. Elkun  “Anne, nasıl oldu? Doğrudan mı arıyorsun bu bilinmeyen numara nedir?’ diye sordu. O da, ‘Sağ olsunlar buradaki polisler gelip oğlunu arayabilirsin dediler’ Ben de kendisine özgür insanlar olduğumuzu, anne ve oğlunun konuşması için arada polise gerek yok’ dedim.  bu konuşmadan sonra hat bir anda kesildi”   diyor.

Aziz İsa Elkun, kendi yaşadığının ötesinde Çin’in   Uygur   Bölgesi’nde yıllardır büyük trajedilerin yaşandığını savunurken şunları ifade ediyor : “Çin yönetimi 2017’den beri  3 milyondan fazla Uygur Türk’ünü  Çin tipi toplama kamplarına  hapsetti. Bu durum hakkında önceden hiç bir haber alamıyorduk.  Ama sonraları  modern  iletişim teknolojisi  sayesinde artık orada neler olup bittiğini öğreniyoruz” dedi.

Bir 8 kişi ve yazı görseli olabilir

Türkiye’ye Çağrı  :  Uygurlar Türkiye’de  Diğer Mazlumlar Gibi Gündeme Gelebilmeli 

BBC.’e konuşan Elkun, Türkiye’ye de çağrı yapaarak şunları ifade ediyor : “ Türkiye, baskı  ve zulüm altındaki Filistinli ve Arakanlı Müslümanlar için çok şeyler  yapıyor. Ama bizler  de Türk ve Müslüman olduğumuz halde Türkiye’de Uygurlar  onlar kadar gündem olamıyor ve  Uygurlar konusunda pek fazla bir şey duyamadık” dedi.

BBC.Toplama kamplarını Belgeledi

BBC’nin geçen yıl Temmuz  ayında  yaptığı bir araştırmada    Uygur  Bölgesi’nde son iki yılda, çok sayıda  Çin’in “Eğitim Merkezleri” olduğunu iddia ettiği büyük ölçekli yatılı okulun kurulduğunu kanıtlamıştır. Çin yetkilileri Uygur Türklerinin, radikal eğilimlerle mücadele kapsamında  kurulan bu ” Çince dil öğretim merkezlerinde” eğitim gördüğünü  ileri sürüyor. Pekin yönetiminin “Eğitim kampı” adını verdiği  bu devasa tesislerde,  teknik hesaplamalara göre yaklaşık 1-3  milyon Müslüman Uygur Türkünün tutulduğu  tahmin ediliyor. BBC’nin 2020’de  özel izinle girdiği bu tesislerden(toplama kamplarından)  elde edilen görüntüler ve yapılan röportajlar, kurulan  bu sistemin Eğitim Merkezlerinden çok  “cezaevine daha yakın olduğunu” göstermişti.

Kaynak :  BBC Türkçe internet sayfası Osman Kaytazoğlu / http://www.bbc.co.uk/turkce

Share
471 Kez Görüntülendi.