UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MEERKEZİ(UYHAM)
Çin’deki iç savaşta başarılı olan Mao önderliğindeki Komünist Çin Ordubu sözde(Çin Halk Kurtuluş Ordusu) Ekim/1949’da Sovyet Lideri Stalin’in askeri ve lojistik yardımı ile Doğu Türkistan’i işgal etti. ÇKP Yönetimi işgalden 5 yıl sonra 01 Ekim 1955’de sözde Uygur Özerk Bölgesi Yönetiminin” kurulduğunu ilan etti. Ancak,ÇKP İşgal Ordusu Doğu Türkistan Türklerine yönelik baskı, zulüm ve etnik soykırım cinayetleri ni günümüze kadar sürdürmektedir.
Çin işgal rejimi 01 Nisan/1927’de yürürlüğe koyduğu “Aşırılıkla ve Terörcülerle Savaş ” adı ile etnik soykırımı resmi politika olarak uygulamaya başladı. Topluca göz altına alınan milyonlarca Türkü ülkede genelinde sözde “Yeniden Mesleki Eğitim Kampları adı ile kurduğu Nazi Almanyasının kurduğunun bir benzeri olan Çin tipi toplama kamplarına , “yeniden eğitim kampı” adı verilen merkezlerde zorla esir tutuluyor, kültürlerinden ve inançlarından koparılmak isteniyor.
Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler raporlarında, bu kamplarda yaşananlar “insanlık suçu” olarak tanımlanıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği 31.08.2022 tarihli raporuna göre:
- “Uygurlar, sistematik biçimde dinî ve etnik kimliklerinden arındırılmakta; zorla çalıştırılmakta, ailelerinden ayrılmakta ve sürekli gözetim altında yaşamaktadır.”
- Milyonlarca Uygur Türkü, “yeniden eğitim kampı” adı verilen merkezlerde zorla tutuluyor, kültürlerinden ve inançlarından koparılmak isteniyor.
- “Uygurlar, sistematik biçimde dinî ve etnik kimliklerinden arındırılmakta; zorla çalıştırılmakta, ailelerinden ayrılmakta ve sürekli gözetim altında yaşamaktadır.”
Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler raporlarında, bu Toplama kamplarında yaşananlar “insanlık suçu” olarak tanımlanıyor.
İnanç Yasak, Dil Yasak, Kimlik Yasak
Uygurlar için ezan sesinin kısılması, Kur’an kurslarının kapatılması, Türkçe kökenli Uygurca kelimelerin yasaklanması artık sıradanlaşmış bir gerçeklik.
Bir zamanlar camilerin yükseldiği Kaşgar sokaklarında şimdi kameralar ve güvenlik kuleleri var.
Her evde QR kodlu kimlik sistemiyle her hareket, her dua izleniyor.
Bir Uygur öğretmen şöyle anlatıyor:
“Biz çocuklarımıza tarih öğretmek istiyoruz ama okullarda kendi geçmişimizi anlatmamız bile suç sayılıyor.”
Türkiye: Binlerce Kilometre Uzakta, Ama Aynı Kalp Atışıyla
Bugün Türkiye, Doğu Türkistan’dan kaçıp gelen binlerce Uygur Türkü için ikinci bir vatan.
İstanbul Küçükçekmece/Befaköy ve Zeytinburnu’nda, Kayseri’de, Ankara’da açılan küçük lokantalar, kültür dernekleri ve Kur’an kursları, “kaybedilen anavatanın” hatırasını yaşatıyor.
Kaynak : https://www.asigazetesi.com/unutulmus-turk-yurdu-dogu-turkistan









