logo

trugen jacn
11 Mart 2014

DOĞU TÜRKİSTAN’DA DÜNYANIN EN ESKİ PEYNİRİ BULUNDU.

Dünyanın en eski peyniri Uygur bölgesinde bulundu

Hamit Göktürk

Doğu Türkistan’ın   Taklamakan  çölünde Tarım Nehrinin küçük kollarından Kiçikderya(Küçükırmak) ırmağı kıyısında  yer alan eski  Uygur mezarlığından dünyanın en eski peynirinin keşfedildiği açıklandı.

Cihan Haber Ajansı Haberlercom. sitesinde yer alan haberde, Arkeolojik Bilim Dergisi’nde(Journal Of Archaeolojical Science) yayınlanan bir   araştırmada eski Uygur mezarlığında keşfedilen Peynirin günümüzden 3 bin 600 yıl öncesine ait olduğunun tesbit edildiği bilgisine yer verildi.Bulunan bu peynirin dünyanın en eski peyniri olduğu belirtilen yazıda  o dönemde peynir üretimi ile ilgili kanıtların de elde edildiği kaydedildi.

Newyork Haber sitesinin 27 Şubat  tarihli açıklamasına göre; peynirin  Avrupalılara özgü bir gıda olduğu iddia  edilirken,Doğu Türkistan’dan  bulunması bilim adamlarını şaşırttı.Tarım bölgesinde bulunan bu peynir parçaları, 1934  yılında İsveç’lı araştırmacı ve Kaşif Folke Bergma tarafından bulunan ünlü Köl(Göl) Melikesine ait Mumyanın çene ve göğüs kısımlarına dağınık şekilde konulmuş olup,bu peynir parçaları  binlerce yıldan beri kuruyarak ağaç yaprağı şeklini almış durumda. Bilim adamları bu peynir parçalarının Mumyanın yemesi için konulduğunu tahmin ediyorlar. Peynir  normal şartlarda çok çabuk eriyen bir  yiyecek olmasına karşılık, bu peynir parçalarının erimemiş olmasının nedeninin Mumyanın konulduğu ceset sandığının çok iyi şekilde izole edilmiş olması ve Mumyanın hava almayacak şekilde derine yerleştirilmesine bağlıyorlar.Ayrıca, havanın çok kurak ve toprağın de tuzlu ve çorak olmasının de büyük etkisinin olduğu ifade ediliyor.Bu Mumya’ya Göl Melikesi denilmesinin sebebi  de  Mumya’nın 1934’da  Orunköl  Harabelerine yakın bir yerde   bulunmuş olmasıdır. Folke Bergma Mumya’yı keşfetmiş, ancak,o zamanki otoritelerin   baskısı ile inceme yapmadan bölgeden  ayrılmıştı.Daha sonra bu Mezarlık kumlan altında  kaybolmuştu.2000 yılında Çinli Arkeologlar Folke Bergma’nın keşfinden yola çıkarak uydu aracılığı ile tekrar bu   mezarlığı bulmuştu.
Araştırmayı Alman bilim adamı Andrej Shevchenko ile  Çin Bilimler Akademisi Bilim ve Teknoloji Tarihi ve Bilimsel Arkeoloji Bölümü’nden Doç.Dr. Yang Yimin ve Profesör Wang Changsui yaptı. Bilim insanlarının, mezara gömülü insanların buraya ne zaman geldikleri, konuştukları diller ve hangi halka ait olduklarının  bilinmediğini ve bu konuda araştırmaların sürdürüldüğü belirtildi.
19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Talamakan Çölünde Japon,İsveç,Fransız ve İngiliz bilim adamlarınca arkeolojik araştırmalar yapılmış olup,  bulunan bir çok eserin  arkeologlarca ülkelerine  beraberinde götürüldüğü biliniyor.  8.yüzyıldaki Uygur devletinin başkenti Duanghuang’da Alman arkeologlarıca  Berlin’e götürülen  ve Uygur Textleri olarak anılan buda dinine ait ,eski Uygur yazısı ile yazılan binlerce eser 2.dünya savaşı sırasında müttefiklerin bombardımanında yok olmuş.küçük bir kısmı ise kurtulmuştu.
Çin işgalinden sonra ise,  Doğu Türkistan’da  arkeolaglarca Lolan Güzeli adı verilen eski çağlarda yaşamış bir Uygur prensesine ait hiç bozulmamış mumya başta yüzlerce mumya,iskeletler,eşyalar duvar ve kaya resimleri ile mağara yazıtları keşfedilmişti. Ancak,Çin yönetimi bulunan bu eserleri  ilim dünyasına açıklamaktan sürekli kaçınmakta.

 

Etiketler: »
Share
2203 Kez Görüntülendi.