escort bayan istanbul escort escort bayan fake taxi pendikliler.com tuzladatesisatci.com yenikapmodelleri.com

logo

trugen jacn

ÇİN EMPERYALİZMİ VE DOĞU TÜRKİSTAN

Caner ÇİFTÇİ

Kandaşımız ve Soydaşımız olan Uygur Türkleri’nin yaşadığı Türkistan,Çin’in batısındaki bu özerk bölge Batı Avrupa kadar bir yüzölçümüne sahip olup, 1.828.418 km2’lik çok büyük bir alanı kaplamaktadır.MS.742/840 Yılları arasında Moğolistan,Rusya,Kazakistan ve Çin topraklarında hüküm süren Uygur Kağanlığının mensupları, Uygur Türkleri halen Çin Halk Cumhuriyeti’nce  ‘Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ adı verilen bölgede yaşamaktadırlar.Çin Hükümeti tarafından ”Doğu Türkistan” ifadesinin kullanılması, ayrılıkçılık Pan-Türkizm korkusundan yasaklanmıştır. Bölge zaman zaman Çin hâkimiyetine girip çıkmış,hatta 1932 ve 1944 yıllarında kısa süreli ‘Birinci ve İkinci Türkistan Cumhuriyetleri’ kurulmuştur.Asya’nın merkezinde yer alan bu kadim Türk yurdu’nun 1877 yılındaki Çin-Mançu istilasından sonra,1884’te “Yeni Toprak” anlamına gelen “ŞİNCANG” olarak değiştirilmiş ve 1949 yılında Komünist Çin işgalinden sonra 1 Ekim 1955 tarihinde “Şincang Uygur Özerk Bölgesi” adı ile bu günkü statüsü kazandırılmıştır.  Çeşitli makalelerde,Asya’nın kalbi olarak nitelendirilen Doğu Türkistan jeopolitik ve jeostratejik konumu, fiziki coğrafyası,tarihi geçmişi, etnik yapısı, kültürel değerleri ve dini inançları ile Türk İslam dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Asya coğrafyası ve Doğu Türkistan, Türk hayat ve kültür varlığının,Türk tarihinin büyük ve asli önemindedir.Ayrıca Türk’ün kanayan yaralarından biridir.Uygur Türkleri tarihimizde adı bilinen en eski Türk topluluklarından biridir.Kendilerine has bir alfabeleri olup,medeni bir topluluktur.”Uygur” kelimesinden esinlenerek Türkçe’de medeni sözcüğünü karşılamak üzere başta “Uygur” daha sonra,“Uygar”türetilmiştir.Uygurca,Uygur Türkleri’nin ilk kez yerleşik düzene geçen Türk halkı olmaları yönüyle, medeni, gelişkin ve işlenmiş bir dil özelliği taşır.

Batısında Çin,Kuzey doğusunda Moğolistan, güneyde Pakistan, Hindistan ve Tibet, batısında Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Afganistan, Kuzeyinde Rusya ile komşudur. Orta Asya’nın tam ortasında olması ve batı’ya açılan bir köprü niteliği taşıması,tarih boyunca stratejik ve jeopolitik önemini korumuştur.Doğu Türkistan’ın,Emperyalist Çin,tarafından 69 yıldır, maruz kaldığı baskı ve zulüm politikalarına karşı,İslam aleminde ve Batı dünyasında bir karşılık bulmuyor. Çin tarafından İnsan hakları ihlal ediliyor,Din özgürlüğü kısıtlanıyor, Eğitim ve Öğrenim hakları da ellerinden alınıyor.Tarihten bu yana Çinliler yayılmacı stratejileriyle defalarca Çin Seddi’nden çıkarak, biz Türkler’e karşı saldırılar düzenlemişlerse de bizlerin sert direnişi ve pes etmeyişi karşısında her defasında bozguna uğramışlardır. Çinli’ler biz Türkler’in korkusundan Çin Seddi’ni inşa etmişlerdir.Türkistan’a ilk Çin istilası, 1759 yılında olmuştur.Daha sonraki süreçlerde Müslüman Türkler işgalci Çinliler’i ülkelerinden çıkarmışlar ve bağımsız devletlerini kurmuşlardır.İkinci büyük Çin istilası 1876 yılında Çin’li General Zu Zang Tang’ın komutasındaki 150 bin kişilik Çin ordusunun saldırması ile meydana gelmiştir.Bu istila, İngiliz Bankaları’nın mali desteği Emperyalist Çarlık Rusya’sının büyük ölçüdeki silah desteği sayesinde olmuştur.Uygur Türkler’i 1759’dan bu yana dini ve milli kimliklerini korumak amacıyla canla başla mücadele vermektedir ki,bunun en net örneğini bugün Doğu Türkistan’da artan Çin’in baskısı ve müdahalesiyle görebiliriz.Çin Komünist Partisi eski Genel Sekreteri ve Çin Eski Cumhurbaşkanı Jian Zemin;Çin’in 200 milyon Çinli’yi Türkistan’a yerleştirmek istediğini açıklamıştı.Çin yönetimi; 200 milyon Çinli’yi,Türkistan’a göç ettirerek, Müslüman çoğunluğun etnik ve kültürel kimliğini yok edip,bugün bölgede bulunan Müslüman Uygur Türkler’ini azınlık haline getirmeye çalışıyor.

İslam Alemi;Suriye’de savaş,Mısır’da siyasi kaos ve katliamlar, Arakan’da Budist çetelerin terör’ü ile zor günler yaşarken,Çin işgali ve zulmü altında baskı’ya tutulan,Uygur Türkler’i ise sessizliğin gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir.Doğu Türkistan için,Birleşmiş Milletler’e yapılan tüm başvurular geri çevrilmektedir.25-30 milyon arasında Uygur Türkler’i günümüz itibariyle,Çin’in sert müdahale ve baskılarına maruz kalırken,Basın ve Medya organları da bu zulm’e sessiz kalmaktadır.Uygur Türkleri’ne karşı yapılan zulm’e,baskılar’a ve sert müdahaleler’e sesini çıkaramayan İslam Devletler’i bu yaşanılanlardan Din’en sorumludur.Ayrıca,Türkiye ve Dünya’daki STK’lar ve İnsan Hakları Örgütleri’nin,Doğu
Türkistan’daki Çin zulmü’nü,gündemde tutması insani ve vicdani bir sorumluluktur.Haklı davalar;haklı ve meşru yöntemlerle savunulur.

Türkistan’ın Jeopolitik  Konumu ve Enerji Rezervleri Bakımından  Önemi

Türkistan coğrafyası yerlaltı ve yerüstü zenginlikleri ile de meşhur bir ülke’dir; petrol, volfram (silah sanayisinde kullanılan önemli bir maden), altın, gümüş, platin,kömür(2.2 trilyon ton)ve uranyum gibi stratejik ham maddelere sahip bir ülkedir.Çin genelinde 148 çeşit madenin 124’ünün çıkarıldığı Türkistan,Çin’in petrol ve doğal gaz alanındaki en stratejik kaynağı bölgesi haline gelmiştir. Nitekim Çin’in petrol rezervlerinin %25’ini,doğal gaz rezervlerinin ise %28’ini barındırmaktadır.Bu oranlar Japonya’da çıkan Fuji Sankei Business Gazetesi’nin  07.09.2004 tarihli sayısında açıklanmıştır. Türkistan’ın petrol rezervleri,İran ve Irak’ın rezervlerinin 10 katıdır.910 bin km²’lik alanda petrol tespit edilmiştir.Her yıl 10 milyon ton petrol Çin’e taşınmaktadır.Buna rağmen Petrol, Çin’den daha pahalıdır.Tarım Havzası (petrol rezervi 74 milyar varil), Karamay Bölgesi(yılda 1.286.000 ton petrol çıkarılmakta),Kumul-Turfan Bölgesi(petrol rezervi 75 milyon ton) Taklamakan Çölü (petrol rezervi 50 milyar ton) önemli petrol alanlarıdır.Türkistan 17.4 trilyon metreküp doğal gaz rezervlerine sahip bulunmakta ve 30 bölgesinden doğal gaz çıkarılmaktadır. Özellikle Cungarya ve Tarım havzaları doğal gaz bakımından oldukça zengindir.Ekonomik imkânları yeterli olmasına rağmen,Çin’in emperyalist politikaları ile uzun süredir devam eden ve son zamanlarda hızlandırılan göç ve asimile politikaları nedeniyle,Çin’li  nüfusun hızla artması Türkistan’da açlık ve sefalete yol açmış,işsizlik çoğalmış ve yoksulluk hat safhaya ulaşmıştır.Çin yıllık millî gelirinin %40’ını Türkistan’dan temin ediyor.Bütün yeraltı ve yerüstü zenginlikleri Çin’e aktarılmaktadır.Çin’in Batı ile ticaretini engelleyen,5000 km uzunluğundaki Taklamakan Çölü ve Çin Seddi,Çin’in dışarısı ile bağlantısını koparmakla beraber,ülkeyi ekonomik krize de sokuyordu.Bu nedenle,Çin Doğu Türkistan’ı işgal altında  tutuyor.Çin gibi büyük bir sanayiye sahip olan ülkenin işçi gücü ile enerji kaynağının Doğu Türkistan’da bulunması; Çin’i endüstriyelleşen toplumlar üzerinde bir bölgesel güç merkezi haline getiriyor.

11 Eylül saldırıların ardından Müslümanlar üzerindeki dinî baskılar büyük oranda arttığı için, Uygur Türkleri’ne anarşi damgası vurularak gençler yargısız infaz edilmişlerdir.Çin terörist olarak algıladıkları,11-12 yaşındaki çocukları ilkel hapishanelere atmışlardır.Okullara 200 metreden yakın olan camiler,Kur’ân kursları, edreseler kapatılarak dinî kitaplar
yakılmış,âlimler ve Uygur aydınları tutuklanarak katledilmişlerdir.2014 yılında Kaşgar vilayetinde,Çin tarafından 148 büyük operasyon yapılmıştır.Fikir ve ifade özgürlüğü eyleminde 30 bin Uygur genci tutuklanıp,işkenceye ve idam’a götürülmüştür.Çin Hükümeti; Doğu Türkistan’daki güvenlik güçlerine, muhtar, mahalle komitelerine Doğu Türkistan genelinde sokakta istediği kişiyi durdurma, arama, tutuklama, baskın yapma ve öldürme yetkisi vermiştir.Türkistan’da,Çin istilasından bu yana 60 milyon Uygur Türk’ü hayatını kaybetmiştir ki,bu rakam Bosna,Irak,Afganistan,Suriye,Arakan ve Filistin’de ölenlerin on katıdır.Özellikle 5 Temmuz olayları (2009) sonrasında yüzlerce Uygur Türkleri’nin ölmesinde Amerika’nın etkisi olduğu,bölgedeki enerji kaynakları üzerinde strateji ürettiği Çin yönetiminde sürekli olarak açıklandı.Çin’in ve ABD’nin sömürü stratejileri ile hedef seçtikleri ülkelere müdahalede bulunmaları,Müslümanları’ı zor şartlar altında bırakarak her geçen gün bu emperyalist politikalar daha da hızla artıyor.

Bugünler’de medya ve basın’da çıkan asparagas,asılsız görüntü ve haberler’in asıl amacı meselenin haklı zeminini kaybettirmektedir ve insanlar üzerinde psikolojik baskı uygulayarak kışkırtmaktır.Çin,devlet politikası olarak etnik veya dini bir hareketi veya oluşumu hissettiğinde en katı şekilde güvenlik politikalarını devreye sokmaktadır.Uygurlar dışında Çin’in iç kesimlerinde Dunganlar(Çin’li müslümanlar) vardır.Çin,dunganlar’a karşı herhangi bir tehdit hissetmiyor.Uygurlara,sadece milliyetçilik ve dini konular üzerinden sahip çıkılması,sorunun Dünya’nın duymasını zorlaştıracak ve zayıf bir hak arayışı olacaktır.Milli konular anıldıkça etnik baskı,Din’i konular hatırlandıkça dini baskı artmaktadır.Diplomasi yolu ile bu sorun muhakkak çözümlenmelidir.Asırlık sorunların çözümü,gündelik tepkiler’le olmaz.Türkistan için bizim izleyeceğimiz stratejiler;STK ve kamuoyu ile birlikte hareket edilmelidir.Bu da yetmiyorsa,gerekli yüksek makamlara dilekçe gönderilmeli,Devlet’in bu sorunu diplomasi ve hukuk içinde çözmeleri için başvurulmalıdır. Uygurların temel insan hakları ve kültürel korunmaları esasında,Birleşmiş Milletler’e gidilse de cevap gelmemiştir.Bu durum şunu göstermektedir;Emperyalistler’in daima kurulu bir düzenleri ve bu düzene ayak uyduracak şakşakçıları vardır.Dünden bugün’e Türkistan’a ve Uygur Türkleri’ne en çok sahip çıkan ülke yine TÜRKİYE’dir.Uygurlar’a verilen vatandaşlık hakları,Ülkemiz’de açtıkları restaurantlar ve kafeler bunlara birer örnektir.

Türkiye dışında hiçbir İslam Devlet’i veya Türk Devlet’i Türkistan için,Türkiye kadar mücadele etmemiştir.Çin’den Türkiye’ye ithalat ve yatırım son yıllarda artmışken,Türkiye’nin Çin’de veya Türkistan’daki yatırımları istisnaidir.Aynı dilin şivelerini konuşan Türk ve Uygurlar’ın faydasına olacak olan bölge’de yatırım yapılması,Çin’in izlediği ekonomik açık politika ile Türkiye’nin bölge’ye ilgisi ile mümkündür.Türk işadamlarının,Türkistan’a veya Çin’in diğer bölgelerinde yapacağı yatırımlar ve yaratacağı istihdam imkânı,Uygurlar’ın da lehine sonuçlanacaktır.Türkiye-Çin ilişkilerinin istikbali için önce,Uygurlar’ın korunması mühimdir, önemlidir.Dünya’ya karşı,hedef ve stratejiler galeyena kapılarak değil,diplomasi yoluyla ulaşılır.

İlgili resim

KAYNAKÇALAR :

  1. Esaretteki Türk İslam Ülkesi, Doğu Türkistan, Can Turan, Türkistan, Bilgi notu,
  2. Özdağ Muzaffer, Türkiye ve Türk Dünyası Jeopolitiği,
  3. Togan Z, V, “Türkistan” İsmi, Sınırları ve Yüzölçümü, Hakkında, Yeni Türkistan’dan Seçilmiş Makaleler,
  4. Prof.Dr.Yücel Uğurlu ”Hayaller ve gerçekler arasında Doğu Türkistan”,
  5. http://www.iuhrdf.org/tr/2017/08/28/turkiye-cin-iliskileri-ve-dogu-turkistan-meselesi/http://www.uyghurnet.org/54526-2/

Kaynak(Alıntı) :  https://diplomatikstrateji.com/bolgeler/asya/cin-emperyalizmiturkistan/

Share
782 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ