logo

trugen jacn

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ŞEHİT M. YAZICIOĞLU VE DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI

Satır içi resim 1

Hamit Göktürk 

Türk Milletinin gerçek sevdalısı, yiğit insan,Türklüğün ümid kaynağı iken, şüpheli bir Helikopter kazasında şehit edilen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 10. yıldönümünde kendisi ile ilgili anılarımı ve özellikle merhumun Doğu Türkistan ilgi ve sevgisini,Doğu Türkistan davasının en sıkıntılı ve zor zamanlarında gösterdiği cesur, yiğetçe ve mertce himayesini ve hizmetlerini siz değerli okuyucularımuzla paylaşmak istedim.Vefatı yıl dönümünde merhumu rahmet ve minnetle anıyor ve Yaradanımızın iki cihan’in güneşi serveri kainat efendimiz (SAV) Hazretlerine komşu eylemesini niyaz ediyorum.

Kendisini İlk Kez Görmem

1977 yılının yaz ayları idi. CHP. Haziran ayındaki genel seçimlerde en çok oy almış ve Ecevit azınlık hükümetini yeni kurmuştu. Bu durumdan dolayı Komünistler, Marksistler Mao’nun uşakları Çinci Komünistler adeta azmıştı. Aşırı solun destekçisi ve tam bir komünist ağzı ile “Toprak İşleyenin-Su Kullananın” sözleri ile aşırı solcu ve Komünistler ile aynı ağzı kullanan Solcu Ecevit’in aşırı solcu ve saldırgan Bakanları bu Türkiye ve Türklük düşmanlarını adeta koruyor himaye ediyor ve onları saldırılarına adeta teşvik ediyordu. Marksistler Mao Uşağı Çinci Komünistler azgın bir şekilde saldırıyor ve her gün birkaç Ülkücü ve Milliyetçi gence şehit ediyordu. O zaman Ülkü Ocakları genel Başkanı olan Sayın Muhsin Yazıcıoğlu bir akşam üzeri  Ankara’da Cebeci’deki Site öğrenci Yurduna bir ziyarette bulundu. Yurt Başkanlarımız bizleri Yurdu’un Konferans salonuna topladı .Genel başkan Yazıcıoğlu daha sonra salona geldi ve bizleri selamladıktan sonra bir haylı uzunca bir konşma yaptı . Dünya Türklüğünden uzun uzun söz etti,Daha sonra Ülkücülük ve Milliyetçiliği anlattı ve ülkemizin içinde bulunduğu tehlikeli gidişat ve bunun sebep ve sonuçları üzerinde durdu.Tahriklere kapılmamazı ve hiç kimsenin kendi başına her hangi bir kişisel girişimde bulunmamasını Okul ve Yurt Başkanlarımızın talimatlarına titizlikle uyulmasını talep etti.

Ertesi günü Ankara Ün.Ziraat Fakültesinde Komünistlerce şehit edilen bir Kardeşemizin cenazesinin Dış kapı hastanesinden alınacağını ve cenaze namazı kılındıktan sonda defnedileceğini ve dersi olmayanların mutlaka bu cenaze törenine katılmamızı öğütledi. Sözlerini “Allah Yardımcımız Olsun.” Cümleleri ile sonlandırdı. Kendisini ilk kez yüz yüze dinlemiştik. Sözleri gayet mutedil.içten ve samimi idi. Tahrikkar  ve kışkırtıcı asla değildi. Sözleri bizi özellikle beni çok derinden etkilemişti.

Doğu Türkistanlıları TBMM:’de Kabul edişi ve Özel Toplantı Düzenlemesi

Şimdiki Dünya Uygur Kurultayı Başkanı olan Dolkun İsa Türkiye’den Almanya’ya gideli birkaç yıl olmuştu.Kendisi Türkiye’de iken, Türkiye’de yaşayan Uygur yüksek öğrenim gençliği ile birlikte Almanya,Kazakistan,Kırgizistan,Suudi Arabiistan ve diğer ülkelerdeki bazı Uygur gençlerinin birlikte ortaklaşa kurdukları Dünya Uygur Gençleri Kurultayı adında teşkilat kurmuştu. Bu oluşum Aralık 1999 yılının Aralık ayında olağan Kurultay için Türkistan Cumhuriyetlerindeki Doğu Türkistan Teşkilatlarının başkanları ile bazı aydın ve önderlerini bu Kurultaya üye gençleri Türkiye’ye davet etmişti. Yaklaşık 50 civarıında davetli ve delege İstanbul’a geldiler.Çalıştığımız Vakıf’ta bunları karşıladık ve ertesi günü Tarancı Kardeşlerin kiraladığı otobüsle Ankara’ya götürdük. Otellere yerleştik. Genel Kurul Ankara’da Türk Ocakları genel Merkezi’nin Konferans Salonunda gerçekleştirildi ve seçimler yapıldı. Seçimde Dolkun İsa Dünya Uygur Gençleri Kurultayı’nın Genel Başkanı olarak seçildi. Yeni seçilen Yönetim kurulu’nun öncülüğünde Anıtkabir’e giderek Atatürk’e dua ederek manevi huzurunda saygılarımızı sunduk.

O yıllarda Mesut Yılmaz’ın başbakanlığındaki Koalisyon Hükümetinin Türk tarihinin yüz karası niteliğindeki “DOĞU TÜRKİSTAN’IN XİNJİANG UYGUR OTONOM BÖLGESİ ADI İLE ÇİN’İN AYRILMAZ BİR TOPRAK PARÇASI…” cümleleri ile başlayan lanetlı 36 sayılı gizli genelgesi yürürlükte idi. Ankara’da Medfun Doğu Türkistan Milli Liderlerinden Mehmet Emin Buğra’nın Cebeci Asrı Mezarlığındaki kabrini ziyaret etmek istedik. Gittiğimiz her yere en az 2 otobüs polis bizi takip ve kontrol ediyordu.Kurultayı Yöneticileri Siyasi Partilerden görüşmek için randevu talep ettiler. Sadece MHP.genel Başkanı Sayın Dr.Devlet Bahçeli ile BBP.Genel başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu randevu talebine olumlu cevap verdiler. Diğer partiler Doğu Türkistanlıları kabul etmekten ve görüşmekten özellikle kaçındılar randevu vermediler.

O yıllarda Doğu Türkistan’daki Çin zulmü günümüzdeki kadar aşırı ve faşizan derecesinde değildi. Ama,Mesut Yılmaz Koalisyon Hükümetinin 36 sayılı genelgesi demoklesın kılıcı gibi Doğu Türkistan Kurum ve Kuruluşlarının başında adeta sallanıyordu. Gökbayrak sahnelerden indiriliyor ve anayasa ve yasalarımız çiğnererek bazı hoş olmayan ama içimizi hala acıtan baskı ve muamelelerle faaliyetlerimiz bazı idari tedbirlerle engellenmeye çalışılıyordu. Doğu Türkistan davası açısından çok sıkıntı günler idi.

MHP genel başkanı Sayın Dr.Devlet Bahçeli Balgat’taki MHP genel Merkezi’nde kalabalık bir Doğu Türkistan heyetini kabul etti ve Heyete moral ve ilham verici sözler ile çok önemli tavsiye ve telkinlerde bulundular ve Heyete   ikramlarda bulunarak uğurladılar.

BBP.Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ertesi günü en az 100 kişiden oluşan Türkiye’den ve dünyanın bir çok ülkesinden gelen Doğu Türkistan gurubunu TBMM.’de kabul etti. İlk önce Meclis Lokantasında bizlere öğle yemeği ikram etti.Daha sonra BBP.Meclis Gurubu Toplantı Salonunda Yardımcıları,Milletvekilleri ve Parti ileri gelenlerinden oluşan kalabalık bir Parti heyetinin huzurunda kabul etti. Her kes ile kucaklaşarak ve tek tek el sıkışarak görüştü. Daha sonra Gurup Toplatı salonu Kürsüsünden Doğu Türkistanlıları hoş geldiniz diyerek selamladı. Böyle sıkıntının zirvede olduğu ve adeta Doğu Türkistan meselesinden vebalı gibi siyasetçe kaçıldığı bir süreçte bizleri Türiye Cumhureyeti Devletinin kalbi sayılan TBMM.’de kabul etmesi biz Doğu Türkistanlılar için fevkelade bir olay ve çok önemli idi.Ayrıca.Sovyet esaretinden kurtulalı daha birkaç yıl olan Kazakistan ve Kırgizistan başta diğer demokrasi yoksunu ve geleneği olmayan ülkelerden gelen kardeşlerimiz için olağanüstü ve çok önemli idi. Onlar TBMM ve TBMM.BBP.Gurup Toplantı Salonu ve Genel başkan Muhsin Yazıcıoğlu isimlerini duyunca adeta şoke oldular. Hayatlarında ilk kez bir Parlamento binasını ziyaret ediyor ve Komünist Partisi’nden başka bir siyasi Parti’nın genel başkanı ve yönetileri tarafından kabul ediliyorlardı. BBP.Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu Selamlama faslından sonra yine her zaman olduğu gibi anlaşılır, sade olağan şekilde ve aynı zamanda çok etkili bir şekilde Türkiye’nin ve Türk dünyasının genel durumunu özetledi. Merhum Liderimiz İsa Yusuf Alptekin’i gençliğinde dinlediğini ve kendisinin anlatımı ile Doğu Türkistan’ı ve onun davasını yakından tanıdığını ifade ederek kendisine rahmet ve minnet ile andığını ifade etti. Maşum genelge’den bahsetti.Devlet yönetimlerinde böyle yanlış uygulamaların doğal olduğunu yeise kapılmamamızı ileride bu ve benzer yanlışlıkların ortadan kalkacağını belirten ferahlık verici, ilham ve ümit veren sözlerle teselli etti. Genel Başkan Yazıcıoğlu konuşurken,Doğu Türkistanlıların çoğu kendilerine gösterilen bu ilgiden ve verilen değerden ve söylenen ümit verici ve tesilli edici sözlerden dolayı duygulanarak göz yaşlarına boğuldular. Daha sonra her ülkeden birer temsilciyi kürsüye davet ederek söz verdi.Kazakistan’dan gelen o zaman Uygur İttifak Cemiyeti Başkanı E. Albay Kahraman Hocamberdiev ile Kırgizistan’dan gelen Uygur Demokrasi ve Hukuk Hareketi Başkanı Av.Tursun İslam Uygurca olarak birer konuşma yaptılar. Onlar Türkiye Cumhuriyeti devletimiz ile kendilerine minnet şükranlarını sundular.Bunların konuşmalarını aktarılması yolundaki teklifleri geri çevirdi ve Türkçe’den Türkçe’ye tercüme olmaz sözleri salondan büyük alkış aldı. Kendisinin bütün konuşmaları anladığın heyete de kendi konuşmasının da anlaşılıp anlaşılmadığı sordu.Uygur Türkleri hep bir ağızdan konuşmasını tamamen anladıklarını alkışlarla ifade ettiler. Daha sonra bizleri an’anevi Türk Töresi ile TBMM.Kapısına kadar giderek uğurladı. Bu çok önemli ve tarihi hadise aradan yıllar geçse de özellikle Türkistan Cumhuriyetlerinde yaşayan Uygur Türkleri arasında unutulmaz ve büyük tarihi hadise ve bir menkibe olarak hala hatırlanmaktadır .

Satır içi resim 1

 

Doğu Türkistan Milili Kurultayı Başkanı Enver Can’i Ankara’da Kabul Ediyor .

2000 yılının Nisan ayında Çin devlet başkanı Jiang Zemin Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunuyordu. Yüzlerce kişinin zulüm ve işkence ile katledilmesi ve binlerece kişinin tutuklanması ile sonuçlanan İşgalcı Çin’in 05 Şubat 1997 Gulca katliamının kanı kurumamış ve zulmün ve katliamın acı hatıraları ile Annelerin gözyaşı ve feryatları daha dinmemişti. Doğu Türkistanlıların Ülkelerindeki İşgalcı Çin yönetiminin bu insanlık dışı katliamı ile etnik ve irkçı temelli baskı,zulüm ve asimilasyon uygulamalarını anayasa ve yasalarımızdan doğan ifade özgürlüğü,toplanma ve barışçıl gösterilen yapma hakları idarece engelleniyordu. Terörle Mücadele Müdürü bizzat Vakfı ziyaret ( !) etti. İstanbul’da ise benim de içinde bulunduğum birkaç kişi tutuklandık. Güvenlik Şubesindeki Bir Başkomiserin hakkımdaki şahitliği (Akşam benimle  ev telefonu ile kendisinin konuştuğunu beyan etmesi ) ile ben daha sonra serbest kaldım. Ancak diğer arkadaşlar Çin devlet başkanı Ülkemizi terk edene kadar Emniyet Müdürlüğünde tutuklu olarak Misafir edildiler. Doğu Türkistan Vakfı adeta resmi sivil polis kuşatması altında idi. Bir günde tam 9 ekip bizi ziyaret etti. İlçe Emniyeti’nden başlayarak Güvenlik.,Terörle mücadele başta bütün birim ekipleri bizi ziyaret ediyor ve nazikçe sorguluyorlardı. Bir ara bağlı bulunduğumuz İlçe Emniyet Müdürü bizzat kalabalık maiyeti ile birlikte bizi ziyaret etti ve bizzat kendisi her yeri kontrol ederek ayrıldı.

Yeri gelmişken şu çarpıcı olayı de anlatmadan geçemiyeceğim; Çalıştığım Vakıf’a akşama doğru 9. Sivil ekip ziyaretimize geldiler. Amir olduğunu tahmin ettiğim Orta yaşlı Bir bey    Polis Memuru  odama geldi bir hayli oturdu. Amaç,bizi kontrol etmek her hangi bir protesto eylem veya girişimimizi engellemekti. Çay ikramımızı geri çevirdi. Bir ara bu Amir,”Kardeş Doğu Türkistan’da Durum Nasıl ? “ sorusunu sorma gafletinde bulundu. Akşama kadar gelenlerin sorgu sualları ile baskısından adeta bunalmıştım. Bu soruyu her türlü akibeti göze alarak şöyle cevapladım ;  ” Sayın Amir bey,Doğu Türkistan’da durumun ne kadar kötü olduğu sizin burayı 9 kez ziyaret etmenizden belli değil mi ?”dedim.Amir bey bana tekrar anlamadım Nasııl yanı ? diye tekrar sordu. Bu kez ben kendisine Çin Pekin’den sizlere emir veriyor ve bizleri kendi devletimizin memurları siz Türk kardeşlerimizin eli ile baskı yapıyor ve tehdit ediyor.Öyle değil mi ? ”  dedim. Amir Bey yüzüme ters ters baktı ve adeta donakaldı ve bana aynen şunu söyledi ; “Kardeş bize sen çok ağır konuştun.Ama bu benim suçum değil. Biz devlet memuruyuz ve emredileni yaparız.sözleri ile karşılık verdi. Bir az hiddet ve biraz da üzüntü ile ekibini aldı ve odamı  hızla terk etti.

Durum Türkiye’de bu kadar hassas ve sıkıntılı  bir durumda iken,Doğu Türkistan Milli Kurultayı Başkanı Enver Can,İstanbul’da bir protesto veya tepki eyleminin mümkün olamayacağını anlayarak Ankara’ya gitti ve derhal BBP.Genel merkezi’nden randevu talibinde bulundu.Sayın Genel başkan ertesi günü hemen kendisini kabul etti.TBMM.Makamında gazetecileri kabul etti ve Kurultayı Başkanı Enver Can ile birlikte Doğu Türkistan’da mevut durum hakkında açıklamalar yaptı. Daha sonra BBP.Milletvekillerine talimat vererek onların dokunulmazlıklarını Doğu Türkistan davası için kullanmalarını sağladı. Enver Can başkanlığındaki Doğu Türkistanlı gurup,Milletvekillerinin himayesinde ve onlarla birlikte Polis engelini aşarak Gazi Osman Paşa semtindeki Çin Büyükelçiliğine siyah çelenk bırakarak Çin’in Doğu Türkistan Türklerine karşı uyguladıkları baskı zulmünü protesto etmeyi başardılar.

Daha sonrakı ayalarda BBP.İstanbul İl Teşkilatına talimat vererek İstanbul’da da Çin’i protesto mitingi düzenlemesini sağladı.Yanlış hatırlamıyorsam bu Mitinge Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır Bey de Ankara’dan gelerek bizzat katılmış ve bir konuşma yapmıştı.

Yukarıdaki bizzat yaşadığımız anılarımızdan da anlaşılacağı üzere BBP.Genel Başakanı merhum Şehit Muhsin Yazıcıoğlu Doğu Türkistan davasının çok sıkıntılı ve zorlu dönemelerinde cesurca,mertçe ve yiğitçe sahip çıkmış ve Doğu Türkistanlı Kardeşlerini daima desteklemiş ve himaye etmiştir.Onun yetiştirdiği kadrolar ve daha sonraki ve şimdiki Sayın Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici Beyefendi de her vesile ve platformda merhum Genel Başkanımızın bu cesur,yiğit ve gözüpek yolunu ve davranışını takip etmektedir.

Mesut Yılmaz Koalısyon Hükümetinin 1998 tarih ve 36 sayılı yüz karası Doğu Türkistan gizli genelgesi merhum Genel Başkanımızın 1999 yılı Aralık ayında TBMM.’de Doğu Türkistanlıları kabulü esnasında sarfettikleri şekilde 15 Aralık 2009 tarihinde o zamanki  Hükümetimiz tarafından bir başka genelge ile yürürlükten kaldırmıştır.Şehit Genel Başkanımızın şehadetinden 9 ay sonra bu lanetli genelge iptal edilmiştir. Kendisinin bu hikmetli sözleri vefatından sonra tecelli etmiştir.

Uygur Türklerinde bir ata sözü vardır ; “ Bayga yar bolmak her kişinin İşi – Yoksulga yar bolmak ER kişinin işi” Yanı Müktedir’e yar olmak,herkesin işi – Mazlum’a dost olmak ise ER kişinin işidir.

Merhum genel Başkanımız mazlum ve mağdur Doğu Türkistanlı Kardeş ve soydaşlarına en sıkıntılı ve zor zamanlarında sahip çıkarak onların yanında yiğitçe durarak ve onları daima himaye ederek yiğit ve Cesur bir Er Kişi olduğunu göstermiştir.

Onun aziz ruhu, şimdi Doğu Türkistan Türklerinin var olma ve Müslüman Türk olarak ayakta Kalabilme mücadelesi verdiği şu karanlık günlerde Çin zindanlarındaki masum Kardeşlerimizin,Bacılarımızın, Alimlerimizin duasındadır.

Bugün en az 2 milyor Müslüman Uygur,Kazak,Kırgiz ve diğer Türklerin Çin Nazi Kamplarında yavaş yavaş envaiçeşit Çin işkenceleri ile sessizce ve sinsice toptan yok edilmeye çalışıldığı bu karanlık günlerde Doğu Türkistan Türkleri  Şehit Cennetmekan Genel başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu gibi yiğit Liderlere  çok çok muhtaçtırlar.Satır içi resim 1

Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.

Kaynak : Alperen Dergisi Mart 2018 

Share
1078 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ