logo

trugen jacn

ORTAK AÇIKLAMA: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ!

Sakarya Barosu

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Sakarya Barosu Başkanlığının girişi  öncülüğünde   İl Baro Başkanlıklarının ortak imzaları ile  Çin’in işgalindeki kadim Türk yurdu Doğu Türkistan’da yaşayan Türklere karşı işlediği  insanlık suçları ile etnik soykırım uygulamalarına tepki göstererek kınadı.  Ayrıca; Ortak  açıklamada Çin yönetiminin işlemekte olduğu bu ağır insan hakları ihlallerine bir an  önce son vermesi   çağrı sı yapıldı.  Ortak açıklamada Baro Başkanlıkları olarak Doğu Türkistanlı Kardeşlerimizin temel insan hakları mücadelesinde daima kendilerinin yanında olmayı devam ettirecekleri de özellikle belirtildi.
  Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM) olarak  Sakarya Baro Başkanlığımız başta olmak üzere bu ortak açıklamaya  imzaları ile katkı  sunan ve  değerli ilgi ve duyarlılıklarını  ortaya koyan tüm Baro Başkanlıklarımıza minnet  ve şükranlarımızı arz ederiz.(UYHAM)
71 BARO BAŞKANLIKLARINDAN ORTAK AÇIKLAMA 
1949 Yılından beri Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi altında bulunan Doğu Türkistan’da, insan hakları ihlalleri hayatın tüm alanlarında varlığını artırarak devam ettirmektedir. Çin Hükümeti, özellikle bölgede yaşayan yerleşik halktan kurtulmak için uygulamaya koyduğu ve 2018 yılında uydu görüntüleri ve tanıklıklarla ispatlandıktan sonra kabul ettiği ‘Toplama kamplarını’ suçu ve suçluyu gizlemek suretiyle ‘Meslek Edindirme kursu’ olarak dünyaya kabul ettirmeye çalışmakta, bu şekilde Doğu Türkistanlıları terörizm, ayrımcılık ve aşırılıktan arındıracağını iddia etmektedir. Esasında bu kamplarda insanlığa karşı suç kategorisinde sayılan suçlar işlenmekte olup kamplarda kalan bir çok insandan tekrar haber alınamamaktadır.

Bir milleti ve bir dini inancı ortadan kaldırmaya yönelik sistematik faaliyetlerin varlığı göz önüne alındığında bahse konu fiillerin ‘İnsanlığa Karşı Suçlar’ kapsamında olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Çin Hükümeti’nin ‘Aşırılıkla Mücadele Düzenlemesini kabul ettiği Mart 2017’den bu yana, Doğu Türkistan bölgesinde kamplara kapatılan Uygur Türklerinin sayısı hızla artıyor. Düzenlemeye göre ‘normal’ olmayan sakal bırakmak, peçe veya başörtüsü takmak, namaz kılmak, oruç tutmak, alkol almamak ya da İslam veya Uygur kültürüyle ilgili kitaplar veya yazılar bulundurmak da dahil olmak üzere, dini veya kültürel aidiyetin açık veya hatta özel alanda sergilenmesi ‘aşırılık’ olarak değerlendirilmektedir.

Çalışma veya eğitim amacıyla özellikle Müslüman nüfusun ağırlıklı olduğu ülkelere gitmek ya da Çin dışında yaşayan insanlarla iletişim kurmak da insanları şüpheli konumuna düşüren temel sebepler arasında bulunmaktadır. Erkek-kadın, genç-yaşlı, kentli-taşralı fark etmeksizin herkes, gözaltına alınma tehlikesi altındadır.

Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı ‘Çin: Neredeler? Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki toplu gözaltılar hakkında cevap verme zamanı ‘ adlı raporunda bu ihlaller tanık raporlarıyla ispat edilmiştir. Uluslararası Af Örgütü Doğu Asya Direktörü Nicholas Bequelin’in konuya ilişkin “Çin hükümetinin etnik azınlıkları hedef alan kirli politikalarını sürdürmesine izin verilmemeli. Dünyanın her yerinden hükümetler, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşanan kabus nedeniyle Çin’e hesap sormalıdır” açıklaması da durumun vehametini gözler önüne sermektedir.

Bir millet tamamen inkar edilmekte, ibadet özgürlüğü yok sayılmakta, Türkçe isimler ve yazılar yasaklanmakta, Doğu Türkistan bölgesine kasten Sincan adı verilmektedir. Bu uygulamalar ile millet bilinci yok edilmeye çalışılmaktadır. Bahse konu bölgenin kadim bir Çin toprağı olduğu iddia edilerek bölgenin tarihi ve değerleri yok sayılmaktadır.

Bütün ilgilileri bu noktada sorumluluk almaya, kıymetli vatandaşlarımızı ve sivil toplum kuruluşlarımızı ise konuyu gündemde tutmaya; BM Genel Kurulu olmak üzere uluslararası tüm kurumları, engelleyici yaptırımları derhal gündeme almaya çağırıyor, uluslararası kamuoyunu Doğu Türkistan Uygur halkı için harekete geçmeye davet ediyoruz.

Barolar olarak, Avukatlık mesleğinin ruhu gereği bir haksızlığa sessiz kalmanın da başkaca bir haksızlık olduğunu düşünerek mağdur ve mazlum Doğu Türkistan Uygur Türklerinin yanında olmaya devam edeceğimizi ise kamuoyuna saygıyla beyan ederiz.

 Ortak Bildiriye İmzacı Olan Baro Başkanlıklarının Listesi :   

  1. Adana Barosu
  2. Afyonkarahisar Barosu
  3. Ağrı Barosu
  4. Aksaray Barosu
  5. Amasya Barosu
  6. Ankara Barosu
  7. Ardahan Barosu
  8. Artvin Barosu
  9. Aydın Barosu
  10. Balıkesir Barosu
  11. Batman Barosu
  12. Bartın Barosu
  13. Bilecik Barosu
  14. Bingöl Barosu
  15. Bolu Barosu
  16. Burdur Barosu
  17. Çanakkale Barosu
  18. Çankırı Barosu
  19. Çorum Barosu
  20. Denizli Barosu
  21. Diyarbakır Barosu
  22. Düzce Barosu
  23. Edirne Barosu
  24. Elazığ Barosu
  25. Erzurum Barosu
  26. Eskişehir Barosu
  27. Gaziantep Barosu
  28. Giresun Barosu
  29. Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu
  30. Hakkari Barosu
  31. Hatay Barosu
  32. Iğdır Barosu
  33. Isparta Barosu
  34. İstanbul Barosu
  35. Kahramanmaraş Barosu
  36. Karabük Barosu
  37. Karaman Barosu
  38. Kars Barosu
  39. Kastamonu Barosu
  40. Kayseri Barosu
  41. Kırıkkale Barosu
  42. Kırşehir Barosu
  43. Kilis Barosu
  44.  Kocaeli Barosu
  45. Konya Barosu
  46. Kütahya Barosu
  47. Malatya Barosu
  48. Manisa Barosu
  49. Mersin Barosu
  50. Muğla Barosu
  51. Nevşehir Barosu
  52. Niğde Barosu
  53. Ordu Barosu
  54. Osmaniye Barosu
  55. Rize Barosu
  56. Sakarya Barosu
  57. Samsun Barosu
  58. Siirt Barosu
  59. Sinop Barosu
  60. Sivas Barosu
  61. Şanlıurfa Barosu
  62. Şırnak Barosu
  63. Tekirdağ Barosu
  64. Tokat Barosu
  65. Trabzon Barosu
  66. Tunceli Barosu
  67. Uşak Barosu
  68. Van Barosu
  69. Yalova Barosu
  70. Yozgat Barosu
  71. Zonguldak Barosu
Share
304 Kez Görüntülendi.