UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Komünist Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’in Yarkent kentine bağlı İlişku ilçesinde 28 Temmuz 2014 Ramazan ayının kadir gecesinde bir evde toplanarak Kurani kerim okuyarak ibadet eden Müslüman Uygur Hanım ve çocuklara yönelik saldırıları sonucunda tarihe İlişku katliamı olarak geçen etnik soykırımın 12 yılı Antalya’nın Manavgat ilçesi Saadet Partisi İlçe Başkanlığınca anıldı. Yarkent-İlişku katliamının yıldönümü dolayisiyle bir basın açıklaması yapan Saadet Partisi İlçe Başkanı İlhami Demiral : ” Temmuz Ayı Doğu Türkistan için katliam ayı değildir ve bundan sonra da asla olmayacaktır.” şeklinde konuştu.
Saadet Partisi İlçe Başkanı Demirel : Doğu Türkistanlı Kardeşlerimiz Yalnız Değildir
Saadet Partisi(SP) Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral İşgalci Çin’in Yarkent- İlişku katliamının 12.yıl dönümünü anmak ve Çin’in Doğu Türkistan soykırımını gündeme getirmek amacı ile düzenlediği basın toplantısında Çin’in de İsrail’in de her Ramazan ayında döktükleri Müslüman kanının hesabını vermesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: ” Çin işgal güçleri tarafından ağır silahlarla Müslüman Türklerin hedef alınarak katledilmesinin acısının üzerinden 12 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ hafızalarda ki yerini korumaktadır. İslam ve Türk coğrafyasında yaşanan dramların sonlandırılması için Türkiye’nin revizyonist bir üretim ve genişleme siyasetine geçmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Çin işgal güçlerinin Doğu Türkistan’ın Yarkent kentine bağlı İlişku Kasabasında ağır silahlar ve hava araçları kullanarak gerçekleştirdikleri bölgede 15-14 ve 17.kentlerinin tamamen haritadan silindiğini binlerce yaşlı, kadın ve çocuklardan oluşan binlerce sivil Müslüman Türk’ün şehit edildiğini bildirdi. Türk – islam dünyasında benzer katliamların yaşanmaması için “Yeniden Büyük Türkiye” idealinin ve “Milli Görüş” mefkuresinin devlete politikalarına nüfuz etmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Demiral, İsrail’den daha beter bir soykırım suçunu işleyen işgalci Çin’e karşı güçlü bir tepkinin gösterilerek Doğu Türkistanlıların yalnız olmadığının ilan edilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. Demiral, sözlerini vatanı, inancı ve haysiyeti uğruna şehit edilen tüm müminleri rahmet, minnet ve dualarla andıklarını dile getirerek tamamladı.
28 Temmuz 2014… Ramazan Bayramı’nın ilk günü. Doğu Türkistan’ın kadim şehri Yarkent’in İlişku kasabasında, işgalci Çin rejimi, masum Uygur Türklerine karşı tarihin en vahşi katliamlarından birini gerçekleştirdi.
Başörtüsü yasağı, ev baskınları ve Ramazan boyunca uygulanan ağır baskılar nedeniyle öfkeyle sokağa çıkan halk, barışçıl bir şekilde hak arıyordu. Bir ailenin (çocuklar ve yaşlılar dahil) keyfi öldürülmesi üzerine protestolar başladı. Çin ordusu ve polis güçleri ise tanklar, helikopterler, ağır silahlar ve zırhlı araçlarla karşılık verdi. İlişku ve çevresindeki Elishku, Hangdi, Dongbagh gibi köyler adeta haritadan silindi. Üç yerleşim yeri tamamen yerle bir edildi.
Çin rejimi resmi olarak 96 ölü açıkladığı bu olayda, Uygur kaynaklarına ve tanıklara göre 2.000 ila 5.000 arasında masum sivil (kadınlar, çocuklar, yaşlılar dahil) katledildi. Binlerce kişi keyfi olarak tutuklandı, bölge abluka altına alındı, internet ve iletişim kesildi. Bu Katliamı dünyaya duyurmaya çalışan 22 yaşındaki Ebubekir Rahim gibi yiğitler hapsedildi ve akıbetleri hâlâ bilinmiyor.

Bu katliam, Çin’in Doğu Türkistan’da sistematik soykırım politikasının en kanlı halkalarından biridir. “Terörle mücadele” yalanıyla örtbas edilmeye çalışılan bu vahşet, bağımsız soruşturmaya hâlâ izin verilmemektedir. O gün şehit düşen kardeşlerimizin kanı yerde kalmamıştır ve kalmayacaktır.
12. yılında aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
Onların hatırası, özgürlük ve adalet mücadilemizin en güçlü ilham kaynağıdır.
Unutmadık! Unutmayacağız!
Hesap soracağız!
Doğu Türkistan özgür olana dek susmayacağız!
Şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.
#YarkentKatliamı#DoğuTürkistan#UygurSoykırımı







