logo

trugen jacn

ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIM UYGULAMALARI TÜM DÜNYA’DA PROTESTO EDİLDİ

Almanya’nın Dosseldorf kenti merkezli İslam Toplumu Milli Görüş(İGMG) Teşkilatı tarafından  2 ve 3 Şubat 2019 tarihlerinde 2 gün süre ile   ” DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN DİRENİŞ- İNSANLIK İÇİN DİRİLİŞ ” sloganı ile küresel  çapta düzenlenen  Çin’in işgali altındaki DOğu Türkistan’daki  baskı,zulüm ve soykırım   uygulamaları ile Çin Nazi Kamplarınıda tutuklu milyonlarca Kardeşlerimizin durumunu gündeme getirmek ve bu insanlık dışı uygulamalarının sona erdinilimesi talip edilen protesto gösterileri yapıldı. İMMG Genel Başkanı Sayın Kemal Ergün  Çin’in Dosseldorf Başkonsolosluğu önünde yaptığı açıklamada Çin yönetimi  Doğu Türkistan’da icra etmekle olduğu bu insanlık dışı uygulamalarına bir an önce son vermelidir.Biz İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı(İMGM)Olarak daima Doğu Türkistanmlı mazlum Kardeşlerimizin yanındayız ! çağrısında bulundu. Ã‡in büyükelçilikleri ve konsoloslukları önünde protesto gösterilere düzenlendi.

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)

Çin’in Doğu Türkistan’daki  insan hakları ihlalleri, dünyanın çeşitli ülkelerindeki Çin büyükelçilikleri ve konsoloslukları önünde  yapılan protesto gösterileri ve okunan bildiriyle protesto edildi.

Genel merkezi Almanya’nın Köln kentinde olan İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) teşkilatının “Doğu Türkistan için direniş, insanlık için diriliş” sloganıyla organize ettiği gösterilerde, Çin’in insan hakları ihlalleri protesto edilerek “Uygur Türklerinin yanındayız” mesajı verildi.

Protesto gösterileri, Almanya’nin Berlin,Münih,Düsseldorf  ve Hamburg kentleri ile  Belçika’nın Brüksel, Avustralya’nın Melbourne, ABD’nin  Wasihngton ve New York,  Düsseldorf, Hamburg, Frankfurt,Bosna-Hersek’in Saraybosna, Danimarka’nın Kopenhag, Hollanda’nın Den Haag, Norveç’in Oslo, Avusturya’nın Viyana, İngiltere’nin Londra, Fransa’nın Paris, Lyon, Marsilya, Strazburg, İsviçre’nin Zürih ve İsveç’in Stokholm kentlerinde düzenlendi.

Etkinliklerin yapıldığı gün ayrıca sosyal medyada “#UygurlaraÖzgürlük”, “#DTurkistanaOzgurluk” gibi etiketlerin yanı sıra protestonun yapıldığı ülkenin yerel dilinde açılan etiketlerle çeşitli görseller ve izlenimler paylaşılıyor.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Çin’in Düsseldorf Başkonsolosluğu önünde düzenlenen gösteriye katıldı.

Ergün, okuduğu bildiride, Sincan’daki insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, Müslüman Uygurların yaşadığı acılara, sözde eğitim kamplarına değindi ve dini özgürlüklerin kısıtlanmasını eleştirildi

Ergün, “Doğu Türkistanlı  çocukların ve memurların camilere gitmesi, evde de olsa namaz kılması yasak. Okullara yakın yerlerde cami açılamıyor. Memurların ramazan ayında oruç tutmaları dahi yasaklanmış durumda.” dedi.

“Eşleştir Aile Ol” veya “Kardeş Aile Projesi” denilen bir uygulamayla her Uygur ailesine bir veya birkaç Çin asıllı kişi yerleştirilerek, Uygur Türklerinin Çinlileştirilmesi hedeflendiğine işaret eden Ergün, şunları kaydetti:

İMMG Genel Başkanı Ergün şunları de ifade etti ; “Bu uygulama ile aynı zamanda, Uygurlara Çin geleneklerine ve değerlerine göre yaşama şartı getirilmiştir. Burada mesela yemek yemeye besmele ile başlamak, kadınların başlarını örtmeleri, evde yabancı bir erkeğin bulunmasından rahatsız olmak, içki içmemek gibi Müslümanlara ait kültürel özellikler Çin değerlerine muhalefet olarak kabul edilmektedir. Bu sözde muhalefet suçlarını işleyen Uygurları ise hapis cezası beklemektedir. Zira Uygurların evlerine yerleştirilen Çinli eğitmenler, bu muhalefeti polise bildirmek zorundalar.Zorunlu eğitim kamplarında Çin Komünist Partisi’nin ideolojisinin öğretildiğini ifade eden Ergün, İslam dininin aşağılandığını ve İslam dininin aşağılanmasını kabul etmeyen Uygurlara ise işkence edildiğini vurguladı”

 

 

 

Herhangi bir ihbar sonucunda gözaltına alınıp, kendisinden haber alınamayan binlerce Uygur bulunduğuna işaret eden Ergün, “Gözaltına alınanları takip eden yakınları da tutuklanabilmektedir. Avukat ya da savunma için başka bir hukuki güvence de bulunmamaktadır. Güvenlik birimleri işkenceyi sistematik bir şekilde uygulamaktadır. İdarenin haksız uygulamalarını toplu protesto eden her hareket isyan veya ayaklanma olarak adlandırılmaktadır. Bu protestolara katılanlar idam edilmektedir.” dedi.

Uygurların yüz tanıma ve barkod sistemleri ile takip edilmesi sonucunda seyahat özgürlüklerinin de ellerinden alındığını kaydeden Ergün, “Dindarlığı ile tanınan, aleyhlerine ihbar yapılan kimseler çoğu zaman yargı önüne çıkmadan terörist, ajan, provokatör suçlamaları ile doğrudan infaz edilebilmektedir. Bu uygulamaların hepsi, insan haklarının sistematik bir şekilde ihlal edildiğini göstermektedir.” diye konuştu.

Çin hükümetinden, Uygurların en temel haklarını korumasını talep ettiklerini belirten Ergün, taleplerini şöyle sıraladı:

‘Kardeş Aile Projesi’ iptal edilmeli

“Din ve vicdan özgürlüğünü içeren tüm insan hakları garanti altına alınmalı. Din eğitimi ve ibadetlerin yerine getirilmesindeki engelleme ve kısıtlamalar kaldırılmalı. Memurların ve çocukların din özgürlüklerine saygı gösterilmeli. Toplu ve zorunlu eğitim kampları kapatılmalıdır. Zorunlu ‘Kardeş Aile Projesi’ ve bu projeyle birlikte yürütülen her şeyi paylaşma uygulaması iptal edilmeli. Yüz tanıma ve barkod sistemleri ile insanların takip edilmesi uygulamasına son verilmeli. Sincan’ın demografik yapısı zorunlu göç ve iskan ile bozulmamalı. Bölgede çıkarılan yer altı kaynaklarının gelirleri bölge halkının refahı için kullanılmalı.”

Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere dünyanın önde gelen ülkelerinin Çin hükümetine yaptırım uygulamasını beklediklerini ifade eden Ergün, Çin’in dünyanın önde gelen ekonomik güçlerinden birisi olması sebebiyle bu baskıcı ve insan haklarını ihlal eden politikalarına sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Yağmura rağmen yaklaşık 500 kişinin katıldığı Düsseldorf’daki gösteriye Uygur Türkleri de katılarak destek verdi.

 Berlin’deki Gösteriler 

Almanya’nın başkenti Berlin’de Çin Büyükelçiliği önünde düzenlenen ve yüzlerce kişinin katıldığı gösteride, Almanca, Türkçe ve İngilizce “Uyguların öldürülmesini durdurun”, “Doğu Türkistan’a özgürlük”, “Zulmü durdurun” şeklinde dövizler taşındı.

Türk, “Doğu Türkistan” ve Alman bayraklarının taşındığı gösteride Kuran-ı Kerim okundu ve dualar edildi.

Gösteride okunan bildiride Çin yönetiminin Uygurlara yönelik baskılara son vermesi talep edildi.

Dünya Uygurlar Kurultayı Berlin Temsilcisi Gayyur  Kurban’ın Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki durumu anlatan bir konuşma yaptığı gösteriye çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katıldı.

Almanya’nın Frankfurt kentindeki Çin Başkonsolosluğu önünde düzenlenen gösteriye yaklaşık 350 kişi katıldı.

Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan protesto gösterisinde IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz ile Rhein-Necker-Saar Bölge Başkanı Şerif Aslan konuşma yaptı.

Frankfurt’daki gösteri basın bildirisinin okunmasıyla sona erdi.

Danimarka’daki Gösteriye

Danimarka İslam Toplumu (DİT) tarafından, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın Hellerup semtinde bulunan Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği önünde organize edilen gösteriye, Danimarka’da faaliyet gösteren Türk derneklerinin temsilcilerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.

DİT Başkanı Mustafa İncikli, toplanan kalabalığa konuşma yaparken, basın bildirisi Danca ve Türkçe olarak okundu.

Sloganların atılmadığı gösteride, Uygurlara uyguladığı baskılardan dolayı Çin hükümetini protesto etti.

Yaklaşık 1 saat süren eylem, Çin baskısı altında hayatlarını kaybedenler için yapılan duanın ardından sona erdi.

Avustralya’daki Gösteriler

Avustralya İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) teşkilatları, Melbourne’deki Çin Başkonsolosluğu önünde toplantı.Burada yapılan konuşmalarda, “Doğu Türkistan’ın yalnız olmadığı” hatırlatılarak destek eylemlerinin süreceği ifade edildi.

Çin’e uluslararası alandan tepkiler
  • Çinli insan hakları kuruluşları, Doğu Türkistan’da “yeniden eğitim” gerekçesiyle milyonlarca Uygur’un toplama kamplarında tutulduğunu bir süredir uluslararası toplumun gündemine getirmeye çalışıyordu.
  • BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin Çin’de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu öne sürmüştü.
  • Örgüt temsilcileri, toplantıda yaptıkları sunumlarda, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının 3 milyonu bulduğunu iddia etmişti.
  • İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bir süre önce yayımladığı raporda, son iki yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbiri” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın “siyasi eğitim merkezleri” denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer vermişti.
  • Avrupa Birliği (AB), Çin ile yapılan İnsan Hakları Diyaloğu toplantısında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki “siyasi eğitim merkezleri”nin endişe kaynağı olduğunu vurgulamıştı.
  • Eğitim kamplarının varlığı konusunda yurt dışından gelen sert eleştirilere yanıt veren Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüleri, farklı dönemlerde bu kampların varlığını kesin dille yalanlayan açıklamalarda bulunmuştu. Pekin yönetimi söz konusu kampların “mesleki e ğitim” için kullanıldığını ileri sürüyor.

 Kaynaklar : Ajanslar,DUK Kurumsal  İnternet Sitesi, Gazeteler ve Sosyal medya haberleri

Share
190 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ