logo

trugen jacn

TÜRK OCAKLARI ÇERKEZKÖY TEMSİLCİSİ CANDAŞ : ÇİN, EN VAHŞİ SOYKIRIMI YAPMAKTADIR !

12 Ocak 2019 Cumartesi günü Tekirdağ’in Çerkezkay İlçesi Türk Ocakları Temsilcisi Burak Candaş ile Şairler ve Yazarlar Derneği Temsilcisi Şair-Yazar Gulay Sormageç tarafıından ortaklaşa düzenlenen “İnsanlığın sustuğu yer DOĞU TÜRKİSTAN” Şiir Etkinliği öncesi Çerkezköy Belediyesi binası önünde bir Basın açıklaması yapıldı. Basın Açıklaması Türk Ocaklı idealist gençler tarafından açılan Albayrağımızın ikizi Doğu Türkistan’in ay yıldızlı Kök bayrağı önünde Türk Ocakları Çerkezköy Temsilcisi Sayın Burak Candaş tarafından okundu. Doğu Türkistan’daki Çin baskı,zulmü ile dini ve etnik soykırım uygulamaları ile Çin devlet terörü içerikli cinayetler ve Çin Nazi Kamplarında tutulan milyonlarca suçsuz Müslüman Türk Kardeşlerimizin dramatik durumunun dile getirildiği basın açıklamasının tam metni şöyle ;Doğu Türkistan Müslümanları unutulmadı

“BU YÜZYILIN EN ZALİM AYNI ZAMANDA EN SİSTEMLİ SOYKIRIMI”

Yaşadığımız 21.yüz yılda  Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da, son yıllarda gittikçe şiddetini arttıran insan hakları ihlalleri ve bu yüzyılın en zalim, aynı zamanda sistemli soykırımı  yaşanmaktadır. Doğu Türkistan 1949’da Rusların yardım ve yataklığı sonucunda Çin Komünist Partisi yönetimince işgal edilmiştir. 1955’te Çin tarzı otonom bölgeleye çevrilen Doğu Türkistan sonu gelmez yasak zulüm ve işkencenin uygulandığı bir sömürge bölgesine dönüştürülmüştür. Türkistan ve Türk adlarının yasaklanmasıyla başlayan zulüm on yıl süren Kültür Devrimi dönemindeki akıl almaz, sistemli zulüm ve Çinlileştirme, Mao’nun ölümüyle kısmi olarak son bulmuştur. Daha sonra 1994’lerde günümüze dek Çin Yönetimi Uygur Türklerine yönelik en sistematik en acımasız eğitim, kültür, ekonomi ve sosyal politikaları uygulanmıştır. Bu uygulamalardan bazıları, İslamiyet’in kamusal ve özel alanlardan çıkartılması, din öğretiminin resmi ve özel olarak yasaklanması, Uygur Türkçesi’nin özerk bölgedeki resmi dil statüsünün iptal edilmesi ve Çincenin dayatılması, Çince konuşmayan ve yazamayanların işten çıkarılması. Doğu Türkistan sınırlarındaki evlenme çağına gelmiş, 16-12 yaşlarında Uygur kızlarının devlet zoruyla Çin’in doğusundaki sanayi bölgelerine köle işçi olarak götürülmekte ve Türklerin yurt içine ve yurt dışına seyahatleri yasaklanmıştır.  Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava

“UYGUR TÜRKLERİ NEFES ALAMAZ HALE GELMİŞTİR”

Çin Komünist Parti yetkilisi tarafından bölgede uygulanan “Izgara Tarzı Toplum Yönetimi” stratejisi, bölgeyi tam bir polis ve şiddet devletine çevirdiğini dile getiren Candaş, ” Uygur Türkleri nefes alamaz hale gelmiştir. Yasaklara uymayanlar, yeterli derecede uyumlu olmadığına kanaat getirenler, son on yıl içinde yurt dışına gidip gelenler, yurt dışı ile her hangi bir şekilde bağlantısı olanlar aile geçmişinde Çin karşıtı eylem veya söylemlerde bulunanlar Yeniden Eğitim Merkezleri denilen Çin tarzı Nazi Kamplarına gönderiliyor. Birleşmiş milletler ırk ayrımcılığının kaldırılması komisyonu başta olmak üzere en güvenilir kaynaklar, günümüzde Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur Türkü nüfusunun en az yüzde 10’unun kamplara kapatıldığını belirtmektedir” sözlerine yer verdi.

Fotoğraf açıklaması yok.

“TOPLUMU BU KONUDA DUYARLI DAVRANMAYA DAVET EDİYORUZ”

Özellikle genç erkekler öldürülmeye, tıbbi deneye tabi tutulma ve iç organlarının çalışması gibi vahşi cezalandırmalara maruz kaldıklarını dile getiren Candaş, “Tutuklular, İslam’ı reddetmeye, kendilerini ve sevdiklerini durmaksızın eleştirmeye, hakaret etmeye ve partiyi ve Çinliliği yüksek sesle övmeye zorlanıyor. İtaatsizlik edenlere ise saatlerce ayakta durma, tecrit etme, yemek vermeme, demirden elbise giydirme, kafasını buzlu suya sokma gibi işkenceler uygulanmaktadır. İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre Nisan 2017’den beri kaybolan veya “Çin Nazi Kamplarında” tutulan tanınmış Uygur Türkü aydınlarından 231’inin bilgilerine ulaşılmıştır. Bunların içinde tutuklu iken ölen veya öldürülen bilim insanlarının olduğu da bildirilmiştir. Çin’in Doğu Türkistan’da uzun süredir terörizm ve dini aşırılık bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve yeniden eğitim kampları adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasa dışı bir şekilde göz altında tuttuğu bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakma çağrısında bulunuyor başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya, konuyu gündeme getirmeye ve çözüm üretmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Kaynak ;  www.cerkezkoyhaber.com.tr/haber/56405/dogu-turkistan-muslumanlari-unutulmadi.html.

( Haber : Hilal ÇARIKÇI)

Share
175 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ