logo

trugen jacn

MUHACERETTİKİ UYGUR KIZINDAN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ANNESİNE ” İLK VE SON MEKTUP “

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Rana Aybala YAŞAR- Norveç  

Ben sana hiç mektup yazamadım Anneciğim,
Çünkü sana beni anlatmak için ne mektuplara nede kelimelere ihtiyacım vardı,
Gözlerimden anlardın her şeyi,
” Çünkü Ben anneyim” derdin hep,
‘Sende anne olunca anlarsın’…

Bugün sana mektup yazdım Anneciğim,
İlk ve son mektubum,
Son mektubum ya,
Şimdi üzülürsün diye göndermeye cür’atım yetmiyor,
Ama mecburum Anneciğim,
Çünkü artık o gözlerde farklı ışıklar göreceksin,
Anlayamazsın belki de  Kimse anlamaz,
Bir tek bana bu  ATEŞ’i’ veren Rabbim  ancak anlar …

Bu ateş beni kül etmeden,
Umut ışıklarım sönüp gitmeden,
Annelerin,  Dağ gibi babaların göz yaşları kurumadan
Ben söndürmeliyim zalimin ocağını,
Belki erkenden kül olurum, toprağa karışırım,
Belki erkenden sönüp gideceğim, bir mezar taşım bile olmaz,
Ama olsun,
O çok özlediğim Dedemin yanına giderken anlatacaklarım olsun, Buna da şükürler olsun Yarab …

Beni hep korurdun Anneciğim,  Hatırlarmısın bilemem,
Ben küçükken ayağıma diken girdi diye perişan olmuştun,
Arkanı dönerken sanma ki o uçurum gözlerindeki yaşları görmedim…

Beni hep korumak istemiştin,
‘Ne zaman canın istese geri dön, sen hep baba ocağının prensesi’sin’, demiştin bir gün seni aradığımda,
Tam da hayat beni yormuş iken söylemiştin bunları,
‘Çünkü Anneciğimdin ‘
Yine tekrar etmiştin o sihirli sözlerini,
Ama bu defa yanılmıştın Anneciğim…

Hani bazen oluyor ya şöyle,
‘Çok istersen olmuyor’ dedikleri,
Bizimkisi de böyle bir dert Anneciğim ,
Olmazları başarmak gibi bir şey işte,
Ama bu yol cefa yoludur,  Kurban ister, ter ister,
Yeri geldi mi kan, dahası  CAN  ister.
Bizde zamanı gelince kanımızı, canımızı vermeye yeminliyiz,
Benim kanım da, canım da sensin Anneciğim ,  Sizlersiniz…

Bilirim bu mektubumu okuyup bitirmeden göz yaşların bitecek,
Ama Anneciğim  ne olur yaşlarını sakla,
Gün gelir zaferimiz gerçekleşir, mutluluk yaşı dökersin,
Bizler de  çok ağladık,
Yaşlarımızdan seller oldu,
Ama yüreğimizdeki ateş hala cayır cayır vede KOR gibi …

Sana son mektubumu gönderiyorum  Anneciğim,
Ağlatmak için değil, artık büyüdüğümü söylemek için,
Artık benim de o izi  silinmez  ” KERVAN ” içinde olduğumu söylemek için,
Sana zaferlerden haber vermek için,
” Zafer için erken ” dediğini duymuş gibiyim,
Ama unutma ki yüreğinde  Koskocaman sevgi besleyene zafer çok yakındır,
Sen ona ister Anne sevgisi de, ister aşk de,
Ama  Allah’ın  en büyük nimeti  öz vatanında yaşadığın sevgidir ve ben bu sevgi için yanıp tutuşuyorum…

Belki artık yanına gelemem Anneciğim ,
Anneler günün çiçeksiz geçer belki,
Ama şunu bilesin ki zafer günü dünyanın en güzel çiçeğini alıp sana geleceğim,
O gül kokulu ellerine ‘özgürlük’ çiçeğini verdiğimde kızınla gurur duyacaksın  Anneciğim !

***********************************************

Babam için de mektup yazacaktım ama babam bana dayanamaz,
Bakma onun kartal bakışlarına,
Dışarıda dağ gibi ama kızı için titreyen yürekleri dayanamaz,
Mektubumu okursun Babacığıma…

O güzel ellerinizden öperim Anneciğim,
Bakmayın büyüdüğüme,
Beni eski halimle hatırlayın lütfen,
Baba ocağının o küçük prensesini  !

Babasının dizlerine  başını koymuş, Annesi de pamuk saçlarını  hafif okşayarak kızı için ‘Elley’ söylüyormuş…

” Zaman işte  böyle dar imiş, elley balam elley,
Dert içinde boğuldun  Balam elley balam ELLEY ‘…

 

Share
322 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ