logo

trugen jacn

THE NYT: ÇİN UYGURLARI DÖNÜŞÜM VE ASİMİLE İÇİN ONLARI TOPTAN TUTUKLUYOR(3.BÖLÜM)

ABD.merkezli ve dünyanın önde gelen yayın organlarından sayılan The New York Times gazetesinin Pekin Temsilcisi Chris Buckley Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’a giderek bu bölgede  Çin’in “Yeniden Eğitim Kampları” adı altında ülke  genelinde açtığı yüzlerce Toplu Cezalandırma Kamplarını araştırdı ve  inceledi .Bu kamplardan birinde  aylarca kaldıktan sonra kurtulan HotenliAbdusselam Muhammed adlı bir genç ile kampların durumu ve buradaki yaşam hakkında raportaj yapmayı başardı. 08 Eylul 2018&de The New York  Times gazetesinde  yayınlanan  ve Çin Nazi Kampları hakkında çarpıcı bilgilerin  yer aldığı “ÇİN’İN UYGURLARI TOPLUCA TUTUKLAMASININ AMACI  ONLARI DÖNÜŞÜM YOLU İLE ASSİMİLE ETMEK.”  başlığı ile yayınlanan bu raportajin Türkçe çevirisini   Uyghurnet.org okuyucaları için aşağıda yayınlıyoruz. (UYHAM) 

Sorunlu Kent : Hoten

Hoten kenti , görünmez bir düşman tarafından  adeta kuşatılmış gibi  bir şehir görünümü vermektedir.  Güçlendirilmiş polis karakolları ve kontrol noktaları her birkaç yüz metrede bir  sokak ve caddelerin üzerinde yer alıyor. Okullar, ana okulları, benzin istasyonları ve hastaneler dikenli tellerle çevrili ve  adeta bir tecrit kampını andırmaktadır. Gözetleme kameraları dükkanlardan, apartman girişlerinden ve metal direklerden  göze çarpmaktadır.

Bir polis memuru, “Burada  Durum çok gergin,Üç yıldır  Hiç Dinlenemedik.”

Hoten şehir merkezinin nüfusunun  390 bin civarında olduğu belirtiliyor. Kent son on yıl öncesinde büyük bir gelişme ve canlanma göstermiş. Uygur  Müslümanların çoğunluğu  Sünni İslam akidesine bağlılar  nispeten rahat  ve kendi kültürlerine  bağlı kalmışlar,hoşgörü sahibi ve laiktırlar.  Ancak, Orta Doğu ile  son yıllarda gelişen ilişkiler  sonucunda bölgenin artan refahı ile birlikte   dini etkileşimi de beraberinde getirmiş  İslami geleneklere olan ilgiyi  da sıkı şekilde  de artırmıştır. Erkekler uzun sakallar  bırakmaya, kadınlar ise geleneksel Uygur kıyafetlerini terk ederek tesettürlü ve uzun  kıyafetleri tercih etmeye başalamışlar. Şimdi  ise, Çin yönetimi bu değişiklikleri bahane ederek Uygurlara baskı yapmaya başlamışlardır.Bu arada erkeklerin uzun sakallar ile Kadınların tesettürlü ve  hicaplı kıyafetleri gitmiş  ve bütün bunlar  engellenerek yasaklanmıştır.  Sakal ve kıyafetler ile ilgili  olarak halkı sokaklara asılan  afişler  ile onları karşı uyarıyorlar.  Camiler gayet zayıf,bakımsız ve camaatsız  görünüyor.Camilerde ibadet etmek isteyenler kayıt yaptırarak ve Gözetleme kameralarının gözetiminden geçerek  ancak içeri girebiliyor ve   ibadet  edebiliyorlar.

Çin Hükümeti, 05 Temmuz 2009’da  200 kişinin hayatını kaybettiği  başkent Urumçi’deki protesto gösterilerinden sonra yeni Çin Lideri  Xi ve onun  emrindeki bölgesel yöneticiler   Mao’nun devrindeki egemen yönetimini, kitlesel mitingleri,  Uygurların özeleştiri  adındaki  itiraflarını ve muhalifleri ortaya çıkarmak için görevlendirilen “çalışma ekiplerini” hatırlatan yöntemleri benimsemiş görünüyorlar.

Aynı zamanda bölgeyi gözetleme kameraları, programlanmış   yüz ve ses tanıma programları başta  bir dizi ileri  teknoloji aygıtlarla   ülke  genelinde tozlu  kasabala ve köylere kadar bir gözetleme ve konrol etme sistemi kurulmuştur. Resmi rakamlara göre  Uygur bölgesinde  2017’de   yeni  polis alımları , Yeni Yargı sistem ve binaları ile  diğer kolluk kuvvetleri için harcanan  toplam bütce tutarı  yaklaşık 8,5 milyar dolar olup,bu rakamın  bir önceki yıla göre tam tamına 2 katı mertebesindir.

Çin Uygur Toplumu Kutuplaştırmıştır

Çin yönetiminin bu  uygulamalar ve kampanyaları  Uygur toplumunu  kutuplaştırmıştır. Yerel  seviyesindeki uygulayıcıların çoğu, kamplara ve güvenlik kontrol noktalarına çalışan polis memurları ve yetkililer ile  rejime bağlı çalışanların büyük çoğunluğu de azınlık olarak tanımlanan  Uygurlardan oluşuyor. Hoten’de  yaşayan ve günlük hayatları için  hareket eden sıradan Uygurlar, metal dedektörlerden  geçmek, kimlik kartlarını  okutmak veya cep telefonlarını elden geçirip kontrol etmek için birkaç kez Polis’e başvurmakta ve bu kontroller  otomobiller,  otobüs ve diğer toplu taşıma araçlarında dahi  yapılmaktadır

Hotan’daki devriye gezisinde. Bir polis memuru, “Burası  çok gergin,Üç yıldır hiç  dinlenmedik.”diyor. (Resim Ben Dooley / Agence France-Presse – Getty Images)

Hoten’de yaşayan Uygurların  anlattıkları ile  Hükümetin raporları bazen çakışmaktadır. Bölge’de yaşayan  her 10  Uygur aileyi kontrol ve gözetlemek ve  haklarında yönetime rapor sunmak üzere yine yerel Uygurlardan o bölge’de oturan bir kişi kadrolu olarak atanmaktadır. Konut sakinleri, polisin bazen yasak kitaplar için evleri aradığını ve  Kur’ani kerim ve dini kitapları veya onlardan  şüphelendikleri diğer eşyalarını, gizli ön bellekleri duvarlarını ve zeminlerini kontrol etmek için özel ekipman kullanarak arayabiliyor.

Bütün bu tedbirlere ek olarak Çin yönetimi bölgenin yerel Müslüman halkın biyometrik verilerini,kan  ve DNA örnekelerini de topluyor. Eski bir memur ve  bir öğrenci olan iki Uygur,  polis memurlarının seslerini kaydettiklerini, başlarının resimlerini farklı açılardan çektikleri, saç ve kan örneklerini topladıklarını bunun için  polislerin oturdukları  binalarına gösterilmeleri emrini verdiğini açıkladılar. .

Uygur Köyleri Üzerindeki Baskılar

Yönetime “çalışma ekipleri” ne zaman gelip ne zaman gidecekeleri meçhul.Bu ekipler her zaman   köylerde evlerinde yaşayanları  sık sık ziyaret ediyor evleri istediği zaman ve sıklıkla kontrol edebiliyorlar. Ayrıca, Ekipler, köylülerin akrabaları, arkadaşları ve komşuları hakkında kendilerini bilgilendirmelerini istemektedir. Ayrıca ekipler köyde yaşayanların yasak olan çeşitli  yayınlar dini kitaplar  ile köy sakinlerinin genel durum ve  tutumları ile faaliyetlerini araştırmakta bu işlemlerini raporlaştırarak yönetime bildirmektedir.

Çin yönetimince geçen yıl yayınlanan bir raporda, bir köyde bulunan yetkililerin, “dini aşırılıkçılık” ile suçlanan tutuklular için  büyük çaplı bir  kamu mitingi (Toplantısı) düzenledikleri  ve bu   Aşırı Dini Düşünceler taşıyan kişinin köy sakinleri ve kendisinin ailesi ve yakınları tarafından  eleştirilip kınandığı  ve  bu suretle diğer ailelerin de benzer faaliyetlerde bulunmalarının önüne geçilmek  istendiği  anlatılıyor.

Çin Komünist Partisi yayın organı olan bir parti dergisinin  editörü olan Cao Lihai yazısında bu ve benzeri uygulamalarla ilgili olarak şunları ifade etmektedir;    “ İnsanlar bu ve benzeri faaliyetler ile daha çok bilgi sahibi  ve düşünce olarak daha ilerici  olabiliyorlar.Ebeveynler ise bu toplantı ve faaliyetlere çocuklarını de  kendileri gibi bilinçlenmeleri için beraberinde getirmelidir.”  Şeklinde  ifade ediyor.

 

Uygur Kadın Gül : Annem Beni Tekrar Arama,Başımız dertte dedi

Kendisi 20’li yaşlarında bir Uygur olan , sadece soyadıyla tanınmasını isteyen bölge sakini  Gül adındaki  kadın şunları söylüyor ; “ İslam dini itikadına göre giyinen,örtünenler ile dini kitaplar ve yayınları bulunduran  ve Uygur tarihi hakkında kitap okuyanlar hakkında inceleme yapılmakta ve soruşturmaya tabi tutulmaktadır. Ayrıca ÇKP Yerel yetkililer, benim ve ailemin oturduğu evin kapısına  ve  hatta bizim ve onların oturma odalarına güvenlik kameraları yerleştirdiler. Her zaman söylediklerimize ve yaptığımız  işlere ve her şeye ve ne okuduğumuza  özellikle dikkat etmeliyiz.Her hafta evimizi  bir mahalle memuru ziyaret  eder ve   en az iki saat süre ile beni   sorgulardı. Daha sonra ise, yetkililer beni  tam zamanlı 24 saat süreli olarak  bir yeniden eğitim kampına yolladı.”

Toplama kampından serbest bırakıldıktan sonra Çin’den kaçan Bayan Gül, daha sonra başının belada olup olmadığını öğrenmek için  ülkesinde bulunan erkek kardeşiyle bağlantı kurmaya çalıştı. Kardeşi ona  Çin’in sosyal medya platformunu kullanarak   ona  bir cevap olarak  gözyaşları içinde  bir yüz ifadesi resmi gönderdi.

Daha sonra Bayan Gül’ün annesi başka bir mesaj gönderdi: “Lütfen bizi tekrar arama. Başımız belada. ”sözlerini yazdı.

Kaşgar kentindeki ünlü Eyidgah Cami.Caminin önündeki meydan bomboş ve sadece Palis Devriyeleri var.  Bölge’de genelde Müslümanlar yoğun inceleme  ve göz altındadır. Bir uzman, “Gündelik hayatın nabzının neredeyse tamamen Kontrol altında olduğunu” söyledi.  ( Resim : New York Times için Gilles Sabrié’ten Kredi)

Parçalanmış Ve Kırık  Aileler

Çin hükümeti, son yıllarda yüzlerce kişinin ölümüne neden olan saldırılardan  sorumlu olarak suçladığı Dini (İslam) aşırılığına ve ayrılıkçılığa karşı  verdiği  savaşı kazandığını  açıkladı.Ancak,bu ve benezeri  bu tür şiddet ile ilgili bilgiler sansürlendığınden  ve ayrıntı verilmediğinden bu konudaki bilgi ve haberler  eksik  ve inanırlıktan uzak  bulunmaktadır. Ancak  Radikalismle Savaş (Deradikalizasyon) kampanyasının   başladığı 2014’ten beri olayların sayısının bıçakla kesilmiş gibi keskin bir şekilde düştüğü görülmektedir.

Buna karşılık yine  de, Aşılama- Yeniden Eğitim-Beyin Yıkama  programından çıkan birçok kişi, Pekin’e karşı halkın tutumunu daha da  sertleştirdiğini söylüyor.

2017 yılında tutuklanan ve uzun süre  bir Çin Toplama  kampında kalan  Kazak iş adamı Omurbek Eli’nin görüşü şöyle, “ Bu eğitim merkezi adı verilen toplama kampları  Kesinlikle faydasızdır. Sonuç olarak bu kamplardan elde edilmesi  istenen amaçlar tamamen gereksizdir  ve hiçbir fayda sağlayamacaktır.  Bu uygulamalar elde edilmek istenilenlerin  tam tersi   bir durumla   sonuçlanacaktır. Bölge’de yaşayan Müslüman halkın  Çin’e karşı  tutumlarını daha da sertleştirecek ve onların   daha da dirençli bir hale gelmelerini sağlayacaktır.”dedi.

Kamplar Uygur Aile Yapısını   Tahrip Ediyor

Bölgesel ÇKP.yönetimine bağlı bir  “çalışma ekipleri” tarafından online olarak yayınlanan raporlara yansıyan bir  bölüm dikkatı çekiyor ; “Uygur aile fertlerinden birinin kampa konularak  kapatılması ve kaybolması, o aile için  hem duygusal hem de ekonomik açıdan yıkıcı olmaktadır.

Diğer bir raporda ise şu bilgiler yer almaktadır ; “ Ailenin çalışabilen genç erkek bireylerinin Kamplarda hapsedilmesi  Uygur ailelerini tarladaki ürünleri  kendi başlarına hasat edememeleri  sonucunu doğurmaktadır. Çünkü  ailelerin  pek çok genç üyelerinin  Kamplara  alındığını ve ailenin er büyük çocuğunun ailesinin diğer beş çocuğuna bakmak için ayrıldığığını belirtiyor.

Bir başka raporda ise  şunlar yer almaktadır ; “  Hoten yakınlarında bir yetkili , kamplara gönderilenlerin akrabalarının akrabalığı için  yanı  bir birlerini tanımaları ve görüşmelerini sağlamak için  Köy Toplantısı düzenlediğini açıkladı.

Kitlelerin toplu şekilde tutuklanmaları ( internasyonları)  ailelerinin geleceğe dönük ümetlerini söndürmekte, aile üyelerinin akrabalarını  mecburi olarak reddetmesine yol açmaktadır. Ailelerin birliğini ve bütünlüğünü  küçük çocukları ebeveynlerinden ayırmaya zorlayarak kırmaktadır. Bölgenin batısındaki bir  kent  olan Kaşgar’da pek çok ebeveyn tutuklandı ve  bunun üzerine daha büyük “sorunlu” çocuklar ortaya çıktı.Yönetimi bunu önlemek için Eğitim Ve Gözaltı  merkezlerini genişletti   ve  yatılı okulları inşa etmek mecburiyetinde kaldı.

New Orleans kenti merkezli  Loyola Üniversitesi’nde profesör olan  Uygur bölgesi uzmanı olan ve bölgedeki bu tutuklama ve toplama kamplarını yakından  takip eden Rian Thum  şunları  söylüyor ; “Bilinçli ya da bilinçsiz olarak, Sincan’daki yetkililer ailelerin gücünü ÇKP.rejimine karşı alternatif bir otorite kaynağı olarak kabul ediyorlar. Çin yönetiminin tek İstedikleri ÇKP’ne aşırı parti sadakati, bunun dışındakilere asla yer vermiyorlar.”dedi.Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve çocuk

Çocuklar : Anne Seni Çok Özlüyorum

Uygur bölgesinde yaşamakta iken uzun süre Toplama Kampında hapsedildikten sonra serbest  kalan  ve daha sonra yurt dışına çıkmayı başaran Uygur Bayan Gül’un anlattıkları çok daha dramatik ve duygu yüklü idi. Bayan gül  şöyle anlatıyor ; ” Benim de içinde bulunduğu kampın yakınlarında yaşayan ve bu kampa hapsolunan ailelerin  çocukları bazen gece geç saatlerinde Kampın  penceresine  kadar  gizlice süzülerek geliyorlardı.  Bazı çocuklar ise Pencereden  içerideki annelerini çağırıyorlar ve onlara şöyle yalvarıyorlardı;  ” Anneciğim,eve ne zaman geleceksin ?  seni çok özledim.” derdi. Bizler veya Çocukların annesi  sesimizi çıkaramaz ve hiçbir şey diyemezdik çünkü hücre içinde bir kamera vardı.     ( 3.bölümün ve makalenin sonu)

Kaynak www.nytimes.com/2018/08/10/world/asia/china-xinjiang-un-uighurs.html? 

Bu makale The New York Times Gazetesinde  9 Eylül 2018’de ” Çin’de Anti-İslam Gözaltı Kampları” başlığı  altında yayınlanmıştır.

Share
460 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ