logo

trugen jacn

Dr. UYGUROĞLU : ÇİN, DOKTOR ADAYLARINA İLK İŞ OLARAK BEBEK KATLETMEYİ ÖĞRETTİ

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Hamit Göktürk (Münih – Almanya-UYHAM)

Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlı Dr.Nurmuhammed Uyguroğlu Urumçi Tıp Üniversitesi’nde tıp  öğrenimi esnasında şahit olduğu olayları anlattı. Dr.Uyguroğlu Çin’in tıp doktoru adaylarına insan hayatını kurtaramayı değil,ilk iş olarak Uygur anne adaylarının karnındaki bebekeleri nasil öldürerek yok edeceklerinin yol ve yöntemlerini öğrettiklerini açıkladı.
10-12 Kasım 2017 tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentin’de toplanan Dünya Uygur Kurultayı’nın 6. Genel Kurulun’da konuşan Dr. UYguroğlu Çin’in doğum kontral yöntemleri ile anne karnında daha dünya gelmemiş bebekeleri nasıl ve ne şekilde öldürüp yok etmek istediklerini belirterek şöyle konuştu ; ” Çin,  daha 1970’lı yıllardan itibaren  doğum kontrolü ve  aile planlaması adı altında acımasız,vahşet derecesinde ve insanlık dışı yöntemlerle Müslüman Uygur Türklerine karşı etnik soykırım uygulamaya başlamıştı. Çin’de doğum kontrolü için 3 çeşit yöntem uygulanıyordu.Bunlar ise şunlardı ;

1.Doğum kontrol ilaçları(hapı )

2. Spiral (yüksük) takma

3. Turuba ‘Anne rahmindeki bebeği besleyen kordonu kesme) yöntemi idi.

Çin'in kürtaj uygulaması resimleri ile ilgili görsel sonucu

Çin Yönetimi 8-9 Aylık Bebekleri Dahi Öldürttürüyordu
8-9 aylık hamile Uygur anne adaylarını ilkel sağlık merkezlerine zorla getiriyorlardı.Anne karnındaki bebeği nasıl eritileceği ve parçalanarak yok edileceği daha önce teorik olarak öğretiyorlardı. Bazı  Uygur köylerinde bunun uygulamasını yaptırıyordu. 8-9 aylık bebeklerinın kafalarandak bıngıldak bölgesine şırınga ile zehir enjekte ediliyor  ve ölmeleri sağlanıyordu.Ana karnında bu şekilde öldürülen bebeği ise operasyon ile parçalayarak dışarı çıkarılıyordu. Uygurların yaşadığı bölgelerdeki sağlık  Ocaklarının  şartları  çok sağlıksız ve ilkeldi.Bir çok Uygur Anne  bazen öldürülen bebeği ile birlikte hayatını kaybediyordu.Hayatta kalan  Anne ise, zorla çocukları katledildiği için psikolojisi bozuluyor ve akıl hastalığına yakalanıyordu.Durum çok dramatik ve feci idi.

Çin'in Lop Nor'daki Nükleer deneme resimleri ile ilgili görsel sonucu

Çin, Lop Nor Bölgesin’de yaptığı Nükleer Denemelerde on binlerce Uygur Hayatını Kaybetti
Dünya Uygur Kurultayı’nın Almanya’nın Münih kentinde 10-12 Kasım 2017 tarihleri arasında toplanan 6.Genel Kurulu’nda konuşan Dr.Nurmuhammed Uyguroğlu Çin işgal yönetiminin dünya’da insanların hayatını kolaştırmak, hasta insanları tedavi etmek ve daha fazla yaşamalarını sağlamak gibi kutsal görevleri olması gereken doktor adaylarına bunun tam aksine Müslüman Türklerin soylarının yok edilmesi için onların anne karnındaki masum yavrularını nasıl öldüreceklerinin usullerini öğrettiklerini belirterek sözlerini şöyle sonlardırdı ; “ Çin işgal yönetimi yukarıda saydığım bu insanlık dışı acımasız ve vahşi yöntemlerle Müslüman Türklerin anne karnındaki bebeklerini acımasızca katlederken,diğer yandan 1964-1996 yılları arasında Doğu Türkistan’ın Lop Nor bölgesinde Nükleer denemeler de yapmakta idi.Hiç bir önleyici tıbbı tedbir almadan yapılan bu atom denemeleri sonucunda 250 bin kişinin öldüğü ve 750 bin kişinin ise çeşitli hastalıklarına yakalandığı ve zaman içinde hayatlarını kaybettikleri  biz Türkiye’ye geldikten sonra bağımsız insan hakları kuruluşlarınca açıklandı.

Çin'in Lop Nor'daki Nükleer deneme resimleri ile ilgili görsel sonucu

1975 yılların sonlarında Turfan bölgesinde tıp doktoru olarak staj yaparken, kaldığımız yerleşim bölgesine çok yakın yerde hiçbir önlem alınmadan ve uyarı yapılmadan denemeler yapılıyordu.Denemeler sonucu mantar şeklinde göğe yükselen kara bulutlara bakanların gözleri kör olmuştu . Büyük bir çevre felaketi yaşanmıştı.Evler tahrip olmuş ve yüzlerce Uygur enkaz altında kalarak can vermişti. Çocuk ölümleri artmış ve bölgede hastalığa yakalanmayan hemen hemen hiçbir Uygur Türkü kalmamıştı. Bölge’de adı konulamayan ve rakamlarla anılan bir çok hastalık türü meydana geldi.Çin’in nükleer denemelerinden sonra bu çeşit ölümcül hastalıklara yakalanan Uygurlar zamanla hayatlarını kaybettiler. O günleri hayatımın  en netamalı ve kara günleri olarak istirap ve ibretle hatırlıyorum. “şeklinde konuştu.

Share
835 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ