logo

trugen jacn
29 December 2014
Uncategorized

TAYLAND’DAKİ UYGUR TÜRKLERİNİN DRAMI

Mustafa Gökay

Mustafa GÖKAY

Dünkü yazımda geçmişte adı ne olursa olsun, Türklüğe ve Türk’e ihanetin bir hikâyesini sizlere aktarmış, Devlet yönetimin ne kadar soysuzlaşabileceğini anlatmaya çalışmıştım. Buradan lafı Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza bağlamayı muradetmiştim. Ancak anlatacaklarımın bana ayrılan köşeye sığmayacağı düşüncesiyle devamını bugünkü yazımda getirecektim.
İki gündür ajanslarda gazetelerde 200 den fazla Uygur Türkünün Çin mezaliminden kaçarak Malezya’ya gitmek istedikleri, ancak Tayland’da aç ve sefil bir şekilde ormanlık arazide bulunmalı üzerine Malezya’ya ulaşmadıkları, bunun sonucunda da Çin’e iadelerinin söz konusu olduğu belirtiliyordu.
Ha Çin ha Sovyet Rusya’sı! Kafa aynı olduktan sonra sonuç başından bellidir. 1945 lerde elimizle iade edip, kurşuna dizilişlerini seyrettiğimiz 146 Azeri Türkünün başına gelenler bugün Tayland’ın 200 Uygur Türkünü Çin’e teslim etmesi halinde Onların da başına gelebilecektir.
Ancak bu sefer Türkiye Cumhuriyetini yönetenler, “Milli Şef” ve onun yanındaki soylarını inkâr etmişler olanlar olmadığı için bu soydaşlarımızı Türkiye olarak kabul edebileceğimizi söylediler. Bu dahi çok güzel bir gelişmedir. Dün kendi ellerimizle teslim edip kurşuna dizilişlerini gözü yaşlı seyrettiklerimizin akıbeti, İnşa’allah Uygur Türkü kardeşlerimizin başına gelmez.
Biz ki, biraz insanlık biraz da Dünyaya şirin görünmek adına doğudan da batıdan da gelen herkesi bağrımıza bastık. Yıllardır yemelerini içmelerini barınmalarını sağladık. Her türlü vukuatlarına rağmen sınır dışı etmedik. 200-300 soydaşımız gelmiş, bunu çok görmeyelim. Kabul etmezsek Çin’e iade edilecekler. O andan sonra da başlarına nelerin geleceğini dünkü yazımın okunması halinde anlaşılacaktır.
Rızkı veren Allah C.C. dür. Türkiye gibi ülkelerde aç mezarı yoktur. Belki genç mezarı olabilir. Acından ölenler Batının sömürdüğü Afrika ile Doğu komünistlerinin ülkelerinde görülür. Arap baharı olarak başlayıp Arap katliamına dönüşen Orta-Doğudaki olaylar nedeniyle yerinden yurdundan edilenler, mezalime takat yetiremeyenler soluğu Türkiye’de aldılar. Arap, Kürt, Ezidi demeden hepsini bağrımıza bastık. Bilhassa Halep düşerse daha da geleceklerden söz ediliyor.
Olsun bakalım. Bizim rızık yönüyle bir korkumuz olmamalı. Rızık mukadderdir, ezelde takdir edilmiştir. Fazla ve noksan ihtimali yoktur. Allahü Teâlâ her insanın ve hayvanın rızkını ezelde takdir edip ayırmıştır. İnsanların ve hayvanların ecelleri ve nefeslerinin sayısı belli olduğu gibi, her insanın bedeninin ve ruhunun rızıkları da bellidir. Rızık hiç değişmez. Azalmaz ve çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Kimse kendi rızkını yiyip bitirmeden ölmez. Sığınmacı olsun, ilticacı olsun bizim Memleketimizde rızıkları varsa onları yemeye geleceklerdir. Arada biz de sevap kazanmış oluruz.
KAYNAK  :  Muğla Haber Gazetesi  28.12.2014

Etiketler: » » » » »
Share
1564 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ