logo

trugen jacn

ÜLKELERİN ÇİN’E TESLİM ETTİĞİ SIĞINMACI UYGUR TÜRKLERİNİN BAŞLARINA GELENLER

Avustralya'da Doğu Türkistan için imza kampanyası başlatıldı

Hamit GÖKTÜRK (UYHAM)

Mısır,Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) Endonezya ve Suudi Arabistan gibi Müslüman ülkeler ile Vietnam,Tayland gibi güneydoğu Asya ülkeleri Çin’in ülkelerindeki baskı,zulüm ve soykırım cinayetlerinden canlarını kurtarmak için kaçarak ülkelerine sığınan Uygur Türklerini insanı kurallar ile BM.Sığınmacılar Yüksek Konseyi’nin kararlarına ve itirazlarıına rağmen Çin’in talebi ile kaçtıkları Çin Komünist Rejimine teslim ettikleri yıllardan beri devam ettiriliyor.Bu ülkelerin kendilerine sığınan bu mülteci Uygurları kaçtıkları Çin’e teslim ettikleri gerçeği uluslararası toplumun büyük tepkisini çekiyor ve bu ülkeler sürekli protesto ediliyor.

ÜLKELERİN ÇİN’E TESLİM ETTİĞİ UYGURLAR ORADA NELER YAŞIYOR VE AKİBETLERİ NASIL OLUYOR ?

Uygurların sığındıkları ülkeler tarafından Çin’e teslim edilen sığınmacı Uygurlar ise,Çin yönetimi tarafından teslim alındıktan sonra derhal tutuklanıyorlar. Ardından ise Doğu Türkistan’daki bir Çin tipi Nazi/Toplama kampları veya Çin zindanlarından birine hapsediliyor.Burada ise aylar süren baskı,zulüm ve envaiçeşit Çin işkenceleri yapılarak sorgulanıyorlar. Bir çoğu bu işkenceler sonucu hayatlarını kaybediyor.Hayatta kalanlar ise bu ağır işkenceler sonucu fiziksel yeteneklerini veya akli melekelerini kaybediyorlar. Bu durumda olanları ÇKP’lı işkenceci Katiller onların bakım giderlerinden kurtulmak için hemen ailelerine teslim ediyor.Çinli işgalcılarca yapılan ağır işkenceler sonucu bilinçli olarak sakat bırakılan bu zavallı insanlar bir süre sonra hayatlarını yitiriyorlar.

ÖZBEKİSTAN’İN ÇİN’E TESLİM ETTİĞİ KANADA VATANDAŞI CELİL’İN BAŞINA GELENLER

Aslen Doğu Türkistan’in Kaşgar kentinden, Tebliğci/ Vaiz ve din adamı olan Hüseyincan Celil 1990’lı yılların ortalarında Türkistan Cumhuriyetlerine ve 2001 yılında da Türkiye’ye gelmişti.Buradan da BM.Mülteciler Örgütü aracılığı ile 2002’de Kanada’ya mülteci olarak yerleşmiştir. 2005 yılında Özbek asıllı eşinin Taşkent’te yaşayan ailesini ziyaret için bu ülkeye gelmiştir.

Bişkek’te yaşayan Doğu Türkistanlı Uygur Türkü Hukukçu ve Cemaat erbabı Avukat Tursun İslam bize şunları anlatmıştır ; ” Hüseyincan Celil’in eşi benim yakın akrabamdır.Kendisi önce Bişkek’e gelmişti.Ben kendisine eşiniz babasının yanına Taşkent’e gitsin.Siz gitmeyiniz. Sizin için Özbekistan çok tehlikeli ve sizi tutuklayabilirler sözleri ile kendisini ikaz ettim.Ancak,o,ben Kanada vatandaşıyım.Bana bir şey yapamazlar.şeklinde itiraz etti.Kendisi 1 aylık vize süresinden sonra vizesini tekrar uzatmak için gittiğinde Özbekistan Polisi kendisini tutukladı ve Çin’e teslim etti.” demiştir.

Taşkent’te iken, bir ay olan vizesinin süresini uzatmak için Polise müracaat ettiğinde kendisini tutuklamış ve Çin’e teslim etmiştir. Celil,Doğu Türkistan’da yargılanmış ve önce gecikmeli ölüm cezasına çarptırılmıştır. Daha sonra kendisine yapılan baskılar ve aldatmaya yönelik vaatler ile ifşaatçı olmaya ikna edilmiştir.Bunun üzerine ifşaatçı ve Nedametçi olan Celil, bulunduğu Türkistan Cumhuriyetleri,Türkiye, Suudi Arabistan ve ülkesi Kanada’da yaşayan Doğu Türkistanlılar ve onların kurdukları STK.lar hakkında önemli bilgileri Çin medyasında ifşa etmiştir. Ayrıca,kendisinin de önder olarak yer aldığı bazı oluşum ve hareketler hakkındaki önemli bilgileri ve başka diğer bildiklerini de Çin yönetimine vermiştir. Bunun üzerine gecikmeli idam cezası 20 yıllık hapis cezasına indirgenmiştir. Bunun üzerine kendisi hapiste iken,Çin yönetimi her kentte ÇKP’ye bağımlı din adamları ile sözde aydınların zorla iştirak ettirildikleri özel toplantılarda konuşturulmuştur. Celil,bu konuşmalarında kendisinin bir süre yanlış ve ayrılıkçı fikirler taşıdığını,bu fikirlerine gerçeğe dönüştürmek için yurt dışına çıktığını bir süre de bu uğurda faaliyet gösterdiğini ifade edecek ” Benim düşüncelerim ve diğerlerinin Bağımsız Doğu Türkistan davası yanlış ve Çin’i bölmeye yönelik zararlı faaliyetlerdir.Ben bu yanlış fikirlerimden nedamet ve pişmanlık duyuyorum.Çin yönetiminden bunun için af diliyorum.Bu görüşlerin gerçekleşmesi mümkün değildir.En iyi yönetim ülkemizdeki mevcut ÇKP ‘in rejimidir. Ben yurt dışında de yaşadım.En iyi yönetim ÇKP’nin yönetimidir.Sizler benim yaptığım hataları asla yapmayın ve Çin yönetimine bağlı kalın ve itaat edeniz.” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Celil ayrıca,Çin Tv.ları ile madyasında da konuşturulmuş bu açıklamalarını orada da tekrar etmiştir. Ben Hüseyincan Celil ile ilgili bu bilgileri ÇKP’nin resmi internet sitelerinden aldım.

Türkiye’de ve diğer ülkelerde yaşayan Doğu Türkistanlılarca çok büyük ilgi ve saygı gören maddi olarak desteklenen kendisini Din adamı olarak tanıtan bu şahsın yıllarca savunduğu fikirlerini Çinli işgalcıların hayatının bağışlanacağı yalan va’adı karşılığında inkar etmesi ve yurt dışında yaşayan Doğu Türkistanlılar ile onların Teşkilatları hakkında bildiklerini Çin işgal yönetimine vermesi ve Çin medyasında ifşa etmesi ve en önemlisi de kendisini inkar etmesi bu şahıs için yüz kızartıcı bir tavır ve ibretlik bir durumdur.

SUUDİ YÖNETİMİNİN ÇİN’E TESLİM ETTİĞİ HOTENLİ OSMAN’İN AKİBETİ

Çin’e teslim edilen bu çaresiz Uygurlardan birisi de Hoten kentinden olan Osman adındaki 5 çocuklu bir aile reisidir. Uygur Türkü Osman, geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan yönetimince Çin’e teslim edilmiştir.

Hotenli Osman’in İstanbul’da yaşayan beş çocuk annesi eşi Sudinisa, Çin’in Uygur Bölgesi’nden olup,Türkiye’de sığınmacı olarak gönüllü strgünde yaşayan birçok Müslüman Uygur Türkünden biri.

2018’de Umre ziyareti için gittiği Suudi Arabistan’da tutuklanıp Çin’e gönderilen eşi Osman’ı yaklaşık iki yıldan beri hiç haber alamıyor.

Sudinisa, Doğu Türkistan’daki evine gidemeyeceğini, Çin’in “yeniden eğitim kampı” adını verdiği Çin tipi Toplama Kamplarından birinde hapsolmaktan korkuğunu söylüyor.

BBC’nin Newsnight programı araştırmasında, Suudi Arabistan’ın da aralarında olduğu bazı Orta Doğu ülkelerinde yaşayan Uygur Türklerinin zorla sınır dışı edilip Çin’e geri gönderildiğini tespit etti.

Bugün, Müslüman Uygur Türklerinden ve diğer dinlere mensup azınlıklardan 1 milyondan fazla kişinin Sincan’daki çeşitli kamplarda tutulduklarına inanılıyor.

Yapımcı: Maria Polachowska

Muhabir: Emir Nader

Katkıda bulunanlar: Esra Yalçınalp, Selim Büyükgüner, Osman Kaytazoğ

Kaynak : https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54545188?fbclid=IwAR0_zpAdZEZEkzQtelHSXFTOo_0njeDBKoOE-2-okj-neTeGV9Rpa9Zd_0Q

Yapımcı: Maria Polachowska

Muhabir: Emir Nader

Katkıda bulunanlar: Esra Yalçınalp, Selim Büyükgüner, Osman Kaytazoğ

Share
256 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ