logo

trugen jacn

TÜRKLER – ÇİNLİLER VE DİJİTAL GELECEK (1.BÖLÜM)

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Ahmet KURT( Başkent Sanat Ve Eğitim Derneği Başkanı)

Çinliler Ve Devleti
Çin toplum ve devlet olarak çok köklü bir geçmişe sahiptir. Sürekli üzerinde yaşadığı coğrafya parçasının dışına çıkmaması kapalı bir toplum yapısının oluşmasına zemin hazırlamıştır.
M.Ö 8. Yüzyılda ilk kısımlarının yapıldığı bilinen Çin Seddi’nin 1644 yılında bittiği belirtilmektedir. Bu set korunma amaçlı yapılmış olması kadar dışarıya karşı da sınır görevi üstlenmiş, çok güçlü ve uygun şartlar oluşmadan Çin dışarı açılamamıştır. Kapalı bir sistem uygulayan ve büyük nüfus yoğunluğuna sahip olan Çin ucuz işçilik sayesinde küresel sermayenin dikkatini çekmiştir.
Her ne hikmetse kapitalizmin beyninde olan sermaye Komünist Çin’e akmaya başlamış, daha ucuz maliyet daha büyük kazanç bu vahşiliğin iştahını kabartmıştır. Batı kaynaklı birçok firma akın ederek Çin’i üretim ve teknoloji merkezi haline getirmiştir. Kontrolü batılı sermayede olan bu teknolojik yeni üste Çin devleti de payına düşeni almıştır.
Çin’in seçilmesinde başka unsurları da göz önünde bulundurmak mümkündür.

Bunlara da kısaca bakacak olursak;
a-) ABD dünya üzerinde eskisi kadar kabul görmüyor. İnsanların büyük tepkisi oluşmaya başladı.
b-) Avrupa her ne kadar insani değerler ortaya koysa da sömürgecilikten kalma bir sabıkaları var.
c-) Totaliter rejimlerde kontrol daha kolaydır. Kontrol etmeniz gereken insan sayısı azdır.
d-) Dünyanın enerji kaynaklarına daha yakın olması.
Bu hususlar ilk akla gelenler.
Yakın zamana kadar neredeyse nüfusundan başka dikkat çeken yönü olmayan Çin önceleri ucuz işçilik, düşük kaliteli ürün, ardından “Bir Kuşak Bir Yol” projesi ile dünya gündemini meşgul etmeye başladı. En son “Korona Virüs” ile de merkez haline geldi.

Çin ve Küresel Krallık

Küresel kraliyet sermayesi tarafından neden ve niçin bu topluluğun seçildiği daha değişik açılardan da incelenebilir. Özellikle sosyolojik yapısı dikkatle irdelenmelidir.

Orhun Abidelerinde bu milletin (Çin’in) ;
“Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş”, “ Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için aldatıcı olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için,” ifadeleri ile Çin toplumunun sosyolojik yapısı asırlar önce kaybolmasın diye taşlara yontulmuştur.

Sinsi, kapalı, gizli, gerektiğinde hiç bir ahlaki kural tanımadan hareket etmek gibi özellik genlerinde vardır. Bunu da her fırsatta gösterdiklerine en büyük şahit tarihtir. Geçmişinde büyük hedefler ortaya koyarak o hedeflere ulaşma gayesi olmayan bir topluluğun kısa sürede dünyaya yön verecek bir vizyona bürünmesi bu kadar kolay olamaz. Yüzyılların izi birdenbire silinip farklı bir topluluk meydana getirmek sosyal yönden çok zor olsa gerektir.

O halde aklımıza şu soruların gelmesi de normaldir. Nasıl oldu da bu pısırık, uyuşuk, yılışık siyasetin ufku akıl almaz biçimde açıldı. Hangi düşü gördüler, hangi çağrıya kulak verdiler. Ellerini kim tuttu. Yollarını kimler açtı. Açlık ve sefalet içerisinde kıvranan toplumu hangi güç harekete geçirdi. Hangi şartlar değişti, hangi eğitim faktöründen etkilendiler.

Özellikle iki kutuplu dünyanın dağılması yeni arayış ve planların da gelişmesini hızlandırdı. Kontrol edilebilir, fazla dikkat çekmeyen bir coğrafya inceden ve zamana yayılarak harekete geçirilmeliydi.
Bu hususta çok derin tecrübelere sahip Küresel krallık tarihin değişik zaman dilimlerinde seçtiği farklı ülkeleri merkez haline getirmişti. Zamanla yaşadıkları ülkelerden farklı nedenlerle ayrılma ihtiyacı duymuşlardır.
Daha önceden alt yapısı hazırlanan yatırımlarla kısa zaman içerisinde Çin küresel sermaye desteği ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tedarikçisi pozisyonuna getirilmiştir. Yüzyıllardır kendi kabuğunda hapsolan devlet sinsi bir yayılma politikası ile bütün dünyaya kök salmaya başlamıştır. Engeller, duvarlar, sermaye hatta yönetim biçimi bile dikkate alınmadan bütün kapılar açmıştır. Kimse bu aklın ve açılımın Çin devlet aklı olduğuna beni inandıramaz. (1.bölümün sonu,yazı devam edecek)

Share
307 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ