Çinli Yetkili, Uygur  Sığınmacı  Tohti’ye  Kendilerine Casusluk Yapması İçin Baskı Yaptı   

İşgalcı Çin’in en son Paris’teki Sınır Ötesi baskılama olayı 15 Ocak 2026’da meydana geldi. Kendisinin Çin işgalindeki Doğu Türkistan’in başkenti Urumçi’de sözde Uygur Özerk Bölgesi Yönetiminin bir yetkili olduğunu iddia eden bir  kişi   37 yaşındaki Abdurahman Tohti’yi  telefondan arayarak kendisine Fransa’daki Uygur topluluğunun faaliyetlerini izlemesi için baskı yapmaya çalıştı.Tohti kendisini arayan Çinli yetkilinin Kendisinden   Paris’te faaliyet gösteren Avrupa Uygur Enstitüsü (Institut Ouïghour d’Europe) faaliyetleri izlemesini istediğini  bildirdi. Enstitü, Uygur haklarını savunmak, Uygur dilini ve kültürünü korumak ve Avrupa genelindeki Uygur diasporasını desteklemek için çalışıyor. Enstitünün 20 Ocak’ta Paris’teki yeni genel merkezinin açılış törenini yapması planlanmıştı. Enstitüyü kuran önde gelen Uygur akademisyen Dr. Dilnur Reyhan, Çin Büyükelçiliği’nin törene davet edilen yerel Fransız yetkililerine de katılmamaları için baskı yaptığı biliniyor. Tohti, kendisini arayan İşgal yönetimi sorumlusu  kişinin  kendisinin Paris’teki hayatı hakkında detaylı bilgi sahibi olduğunu ve kendisi hakkında birçok kişiyle görüştüğünü iddia ettiğini söyledi. Arayan kişi Tohti’ye, “Bana aileniz için çok çaresiz olduğunuzu söylediler, bu yüzden size yardım etmek isteyebileceğinizi düşündüm. Ailenizle konuşmanıza, hatta yurtdışında onlarla yeniden bir araya gelmenize yardımcı olabilirim” dediğini aktardı.

Tohti en son  2013’te ülkesinden  ayrıldı ve o zamandan beri Fransa’da yaşıyor ancak   hukuki  statüsü 2022’den beri  belirsiz durumda. Tohti Çin işgal rejiminin Doğu Türkistan’da başlattığı “Aşırılık ve Tetörcülerle Savaş” . Çin hükümetinin bölgedeki baskıcı “Sert Vuruş Kampanyası” nın başlangıcı olan 2016’dan beri ailesiyle hiçbir teması yok. Haziran 2025’te, babasının, annesinin, karısının ve kız kardeşinin “etnik nefret ve etnik ayrımcılığı kışkırtmak” suçundan 20 ila 25 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldığına dair güvenilir bilgi edindi; bu, Sincan yetkililerinin Uygur kimliğinin barışçıl ifadesini cezalandırmak için kullandığı belirsiz bir suç . Tohti’nin, on yıldır devlet tarafından işletilen yetimhanelerde tutulduğuna inanılan iki çocuğu ve diğer üç kardeşi hakkında hala hiçbir bilgisi yok .

Çinli Yetkili  Uygur Aktivist Turgun’a Eylemlerine Son Vermesi için Tehdit Etti

2bolay ise yine 19 Ocak 2026’de Paris’te meydana geldi. Tohti’yi de arayan   yine aynı kişi  yine Paris’te yaşayan Uygur İnsan Hakları Aktivisti ‘ 42 yaşındaki  Mirkamil Tungun’u arayarak Uygurların  temel insanı hakları için yaptığı eylemlere derhal son vermesini talep etti.   İşgalci Çin’in telefonla yaptığı bu sınır ötesi baskı olayına hazırlıklı olan 42 yaşındaki Mirkamil Turgun  Çinli yetkili ile aralarındaki konuşmalarının tamamını kayıt altına alarak onun sosyal medyada paylaştı. 

Mirkamil Turgun, 2005 yılında öğrenci olarak Fransa’ya geldi ve 2008 Pekin Olimpiyatları’ndan hemen sonra  Doğu Türkistan’in Kaşgar şehrinde film çektiği için Çinli yetkililer tarafından gözaltına alınıp sorguya çekildikten sonra bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.  Turgun bir Uygur müzisyen ve Filim yapımcısı  ve Uygur insan hakları aktivisti olarak daha sonra Fransa’ya gelmeyi başardı ve  sığınma talebinde bulundu. 19 Ocak’ta onu arayan adam, aktivizmini yeniden gözden geçirmesi için onu ikna etmeye çalışarak : ” Sen bize yönelik eylemlerinde artık dibe vurdun.  Sen eylemlerinden vaz geçersen tüm siyasi baskılardan kurtulup ülkene geri dönmene  izin verebiliriz. Senin yıllarca hasret kaldığın  anne babanı görmene izin vermemizi arzu eder misin? Böyle bir planın var mı?” dediğini aktardı. 

Turgun  kayıt altına aldığı  bu konuşmaları  sosyal medyada  yayınladıktan sonra   şu bilgileri de paylaştı : Çinli yetkilinin  daha önce  benden Paris’teki Uygurlar hakkında bilgi  vermemi isterken ailemi  teklifi kabul etmemi eylemlerimi sonlandırmamı  aktivizmi bırakıp hükümete uymamı  onları ağlatarak zorla söylettiğini aktardı. Çinli Yetkilinin ailesiyle iletişimi yeniden kurma teklifini reddettiğini, çünkü ” Çin’in bu psikolojik işkencesine dayanamadığını ve bu işkenceye   son vermek istediğini  de belirtti.  

Uygur Araştırmacısı Uluyol : Çin  Fransa’daki Uygurların susturmaya çalışıyor

İnsan Hakları Gözlemevi’nin Uygur Türkü Araştırmacısı  Yalkun Uluyol  Çin’in Fransa’da yaşayan Uygud sığınmacılara yönelik sınır aşan baskılarına tepki gösterdi ve şöyle konuştu : ” Çin hükümeti, Fransa’da yaşayan ve Uygurların temel insanı hakları için çalışan  Uygurlara bu ve benzeri baskı ve şantajlar yaparak eleştirel  onların seslerini baskı, yıldırma ve gözetim yoluyla susturmaya çalışıyor. Fransız yetkililer, bu olayları tam olarak soruşturarak ve uygun önlemleri alarak Uygurların Pekin’in yıldırma ve gözetimine karşı direnmelerine daha iyi yardımcı olmalıdır. Fransız yetkililer, Çin hükümetini Fransa’daki her türlü uluslararası baskıya son vermeye zorlamak için gerekli tüm önlemleri almaları gerekir. Fransa,  Çin’in Uygurlara yönelik bu sınır aşan baskı olayını  yaklaşan G7 Zirvesi’ndeki liderlik rolünü, Çin’in istismarcı taktiklerine karşı koordineli bir yanıt geliştirmek için kullanmalıdır.” sözleri ile değerlendirdi.