logo

trugen jacn
30 Mart 2014

HER KALEM BİR MEŞALE,HER KÜRSÜ BİR MEKTEP VE HER AİLE BİR KURGANDIR !

           M.Azat

            Biz Uygurlar  olarak,  cehaletin karanlığından daha kurtulamadık. Aydınlığa çıkmamız için daha ne kadar yol almamız gerektiğini tahmin etmek çok zor görünmekte.

           Asırlardır, yolda olan  ve yürümekten yorulan bu milletin bir kısım üyeleri karanlıkta yaşamaya alıştı. Bunlar aydınlığa çıktıklarında  gözleri bozulmakta, karanlıkta alıştığı belli belirsiz gölgeleri fark etmek şansından tamamen ayrılma endişesinden   dolayı korkmakta.

     Milletimizin bir kısım mensupları aydınlığa çıkmak için yüzlerce guruplara bölünüp çeşitli yönlere gitmek zorunda kaldılar. Gece karanlığında uzaktan gördükleri ışıkların, aslında terk edilmiş mezarlıklardaki açığa çıkmış  insan  kemiklerinin  dönüşmüş fosfor olduğunun farkına vardı. Kendi aralarındaki nedamet merkezli suçlamalar ve   hararetli tartışmalar,bölünmüş olan gurupların daha da  saçılarak gurupçuklara  bölünmesi sonucunu ortaya çıkardı.

        Milletimizdeki bu bölünme ve dağılmalar, bitkilerde zuhur etse idi, dünya yeşilliklere  bürünmüş olurdu.Ama,insanlardaki,özelde biz Uygurlar  arasındaki  bu parçalanma, insani ruhumuzu çölleştirmekten başka hiçbir fayda getirmedi. Gücümüzün,mesaimizin  ve zamanımızın yersiz ve boş yere harcanması ,Milletimizin umutlular Ordusunun sayısını azalttı ve UMUTSUZLAR takımının çoğalmasına sebep oldu.

        Kör için Dünya, tanın hiç atmadığı, dünyanın  hiçbir zaman aydınlanmayacağı sonsuz bir gecedir. Gece demek,karanlık demek, ümitsizlik ve esaret  demektir.

      Cahaletin karanlığından,  Marifetin aydınlığına  çıkmamız için tekrar birlikte saf tutmamız ve tek bir ordu olmamız gerekmektedir.

         Bir Rus Efsanesinde ; Danko adlı bir halk kahramanı,kavmini  aydınlığa çıkarabilmek için kalbini  meşale   yaparak  halkına yolbaşçılık yapar. Karanlık Tayga ormanlarında aç, susuz ve yorgunluktan bitap düşmüş bir Kavim,gece karanlığında Danko’nun meşaleye dönen yüreğinin aydınlığında , çorak ve verimsiz sazlıklar arasında ilerler ve sonunda aydınlığa kavuşurlar. Bu esnada Danko yorgunluktan bitap  düşerek yıkılmıştır.Onun Kavmi ise,uzaktan berrak suları ve dallarında parlayan envayi çeşit  mevyaları  fark eder ve  “Hurra” sesleri ile ileriye doğru atılırlar.Bu esnada Danko, kurtuluşa doğru koşan binlerce  halkının ayakları altında ezilerek ölmüştür. Yolbaşçısını   ayakları altında ezerek öldüren kavmi  ise, sonunda aydınlığa ve hayata tekrar  kavuşmuştur.

      Bizde de böylesi  Danko’lar mevcuttur.Biz bunların bazılarını bizlere meşale görevi yapan kalbi  ile birlikte onu ayaklarımız altında ezerek öldürdük. Bazılarını ise, ayaklarımızın altına aldık,ezmeye çalışıyoruz. Onlar ölmemiş olsa de can çekişmekteler.  Gelecekte ortaya çıkacak Danko’lar da bu durumu görerek  öne çıkma düşüncesinde   tereddüt etmekteler.

         Karanlığın zülmetinden Milletini korumak isteyenlerin, Milletinden kendisini müdafaa etmeye mecbur kalmasından daha büyük bir  felaket  var  midir ?

         Hiç kimseyi suçlamaya dilim varmıyor. Ben ancak, bizi bu karanlığa mahkum eden cehaleti lanetleyebilirim. Çünkü,insan bilmediği  ve anlamadığı nesnelerin düşmanıdır. Suç, bizim aklımızı ve mantığımızı kör eden cehalettedir.

        Allah Taala  biz kullarını  saf ve günahsız yaratmıştır. Dünya’da  bizi kışkırtmaya hazır bekleyen  karanlık ve cehalet, sonunda bizi yuttu.Tekrar saf ve  günahsız halımıza dönmek için  karanlık ve cehalet  duvarını yıkmamız  ve aydınlığa çıkmamız gerekiyor.

         Aydınlık, hayat demektir.

        Ama, Aydınlık ne tarafta ? ve Nerede ?

        Kur’an-i Kerim “OKU” ayeti ile nazil olmaya başladı.

       Onun için ben, ilk önce “OKUMUŞ”lara hitap edeceğim !

   Ey kalem sahipleri ! elinizdeki kalem(eğer kıymetini bilirseniz !) bir meşaledir ! Onu derhal yakınız !

       Onun ışığı ilk önce sizi ve sizin kalbinizi  aydınlatsın !

      Ulaşmaya çalıştığınız Hedef, aydınlık  ve  açık  olsun !

Share
919 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ