logo

trugen jacn
20 April 2020

ÇİN’İN KAZAKİSTAN’A MEDYA ÜZERİNDEN SALDIRI BAŞLATMASININ ESAS AMACI ORTA ASYA Mİ

Kazakistan’da yayınlanan Kazak Times internet portalında çok dikkat çekici bir haber analız yer alıyor. Kazakça ve ingilizce yayınlanan bu makalede Çin’in geçtiğimiz hafta ÇKP güdümlü nesmi internet sitesi Sohu.com. üzerinden “Kazakistan Çin’e dönüyor !” başlığı ile başlattığı internet saldırısı bütün ayrııntıları ile analız eden ve Orta Asya Ülkeleri ile Çin arasında güncel yeni ilişkiler hakkında genç bir araştırmacı, uzman Eldes Orda’nın bir analizi aşağıda bilgilerinize sunulmuş bulunuyor. Yazının öneminin yanında atılan başlığı ise daha dikkat çekici ve çarpıcı bulunuyor .

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (UYHAM)

Son yıllarda, Orta Asya bölgesi büyük güçler arasındaki çatışmada giderek daha önemli hale gelmiştir. Bu bağlamda, bölgedeki siyasi süreç daha sık ve sürekli gündeme gelmektedir. Küresel güçlerin Orta Asya’ya yönelik dış politika ve stratejilerinde bir takım değişiklikler olmuştur. Bu, değişiklikler ise, bölgedeki devletler ile Uygur bölgesi (Sincan) dahil olmak üzere otonom bölgeler için yeni zorluklar yaratmıştır.

Son on yılda (2009-2019), Çinli Liderler kendi içlerindeki alternatif güçlere (muhaliflere) karşı toplu saldırılar başlattılar. ÇKP İçindeki bu alternatif güçler şunlardı ;

1- Çin’de demokratik, yasal reform arayan güçler

2- Dinsel aktif gruplar (Hıristiyan ve Müslüman güçler);

3- Büyük finans sahipleri,onların yönettiği ticari ilişkiler( piyasalar) ile bölgesel finansal güçler (Şanghay, Hong Kong)

4- Merkezi Çin’e bağlı (birleşik) Özerk ulusal eyaletler ( Uygur bölgesi(Sincan) ve Tibet ve diğerleri

ÇKP içindeki bu “Temizlik” sırasında Çin makamları Agatyalılara izin verdiler. ÇKP’ye olan memnuniyetsizlik azalmadı ve Komünist Partisine karşı güven ve aktivizm daha da zayıfladı. Bu durum ayni zamanda Çin’in önceki dönemlerde yürüttüğü dış politikasını da etkiledi. Uluslararası örgütler Çin’e baskı yapmaya başladılar. İç politikada ve ekonomik faaliyetlerde Çin birçok zorlukla karşı karşıya kaldı.

Asıl sorun ise, iktidardaki ÇKP.’ne karşı Çin halkının hoşnuzsuzluğu ve tepkisi idi. ÇKP yönetimi Çin halkının öfke ve tepkilerini gidermek için Orta Asya ülkelerine karşı medya üzerinden saldırısı başlattı. Çünkü “Orta Asya” Çinli Milliyetçiler için sonsuz ve kullanılabilir bir konu idi. Ne kadar söylerseniz ya da yazarsanız yazın, bu hiç bitmeyen bir konudur. Buharın içindeki blizzard bitmiştir. Çinli milliyetçiler ile hükümet karşıtı muhalif güçler birlikte de Orta Asya’ya odaklanıyor. Çin Halkının esas ana odağı iktidar partisi (ÇKP) üzerinde olsaydı, iç politikada birçok tepki ve protestolar meydana gelebilirdi. ÇKP.yönetimi İnsanları Parti hakkında düşünmemesi için bu kolay yola kanalize etti. Bunun için Çin’in en popüler yayınları ve sosyal ağlarını derhal harekete geçirerek konuyu daha çok yabancılar yanı Orta Asya üzerine yönelterek bu ülkeler ve halklar üzerine odaklandırdı. Bu yöntem ise Dünyanın birçok ülkesinde insanların dikkatini başkaları üzerine yönlendirmek ve iç tepkileri böylece dış ülkelere yönelik saldırganlığa yönlendirmek çok iyi bilinen en iyi ve kolay bir uygulamadır. Ancak bu, Çin’in Orta Asya ile ilgilenmediği anlamına gelmez. Bu yeni durum Çin’in Orta Asya’yı çok hassas bir tarihsel temayla değil, yeni bir konseptle ve tamamen yeni bir formatla etkilemek istiyor. Bu yeni yöntem Çin’in Orta Asya ile ilgilenmediği anlamına gelmez.

2.bir diğer husus ise, Çin’in çok büyük bir bilgi veritabanına sahip olmasıdır. Bilginin gücü Çin Komünist Partisi iktidarının kaderini belirlemek için ana araç haline gelmiştir. Bu yüzden Çin, dünyanın birçok ülkesinde ortak olarak kullanılan sosyal ağları yasaklamıştır. Yurt dışından gelen her türlü bilgiler Çin tarafından filtreleniyor.

Bu arada bilmediğimiz başka bir sorun daha vardır.Bu da Çin’in İçsel bilgi mekanizmasının saklanmasındaki beceri ve ustalığıdır. Başka bir deyişle, Çin sadece dış bilgileri filtrelemekle kalmaz, aynı zamanda iç bilgilerin içeriğini de izler. Yerel medyadaki bazı gazeteciler veya medya organları iç politika ve iktidardaki boşluklar hakkında daha fazla konuşmaya başlarsa, yeni mekanizma derhal onları durduracak ve kamuoyunun dikkatini başka bir konuya yönlendirecektir.

Çin’deki insanların dikkatini çeken ve siyasi güç hakkında fazla düşünmeyen konular şunlardır ;

* Film oyuncularının kişisel hayatı;

* Karısının gözünü makyajlayan ( çimen koyan) şarkıcılar;

* Fahişelerin teması;

* İlaçların reklamı;

* Moğolistan eve ne zaman dönecek?

* Orta Asya’yı ne zaman Ana Vatana ‘Çin’e) ekleyeceğiz;

* Rusya çökecek mi?

* Tayvan’a karşı ne zaman bir savaş başlatacağız;

* Vahşi ve iğrenç Japon işgalciler (1937-1945);

* Cengiz Han’ın soyadı Çince Ne Olmalıdır ?

* Çin’in eyaletlerinde idari reform gerekli mi dir ?

* Ulusal azınlıkların özerk bölgesinin ortadan kaldırılması

Bu ve buna benzer konu başlıklarının alt kısmnın sonu yoktur ve uzayıp gitmektedir. Ancak, Çin yönetimi bu konuyu halka tanıtarak çoğu insanın bilgilendirilme şeklini değiştirmektedir.

Türkiye’de de gündem belirlenmesinde buna benzer bir yaklaşım vardır. Bunların başında Kırım meselesi, diğeri Filistin ve Suriye meseleleridır.

Bu sorunlar Türk halkının bilgilenme zevklerini sürekli olarak bozuyor ve gerçekten tartışılması gereken bariz sorunu görmezden gelmesini sağlıyor.

Çin’in Kazikastan üzerinden “Orta Asya’ya saldırısının” veya komşu ülkelere yönelik saldırısının ardında garip bir iç zayıflık olduğu açıktır. Bunlaı şöyle sıralıyabiliriz ;

= İç sosyal dengesizlikler

= ekonomik kayıplar,

= başarısız devlet planları ve partiye güvensizlik.

Bu yaralı sorunlar ÇKP’ye göre dahili bilgilerde tartışılmamalıdır. Eğer “Orta Asya” nın sonsuz ve dipsiz konusu insanlara tanıtılırsa, halkın dikkati yetkililere değil, dışarıya odaklanacaktır. Bu da sıkışık ve yaralı haldeki Çin Komünist Partisinin rahat bir nefes alması için iyi bir yöntemdir ve ÇKP’ye olan toplumsal hoşnutsuzluk ve tepkileri bir süreliğine geciktirebilir. Çin Halkını “Orta Asya Ülkelerinin petrol ve gaz açısından çok zengin bir coğrafya olduğu ” konusunda ikna edebilir,Halkı yatıştırmak ve tepkileri geciktermek ve sorunları zamana yayarak yok etme yöntemi ne kadar yozlaşmış veya diktatör yönetim olursa olsun, Çin Komünist Partinin iktidaradan düşmemesi ve herhangi bir sosyal veya yasal reform yapmamasını temin edebilecektir. Çünkü popülist bir Komünist Parti. Üçüncüsü, on yıllık dış diplomasisi sırasında (2009-2019) Çin, Orta Asya ve Afganistan üzerinden kendisine yöneltildiğini iddia ettiği bazı tehditleri ele almış ve bu algıyı sürekli gündemde tutmuştur. Bunun yanında ÇKP yönetimi Taliban dini güçleri ile bir anlaşmaya varmış olup,diğer yandan Terör Örgütü ve DAEŞ ile müzakere edebiliyor.

Çin yönetimi diğer yandan Orta Asya’ ülkeleri halklarında oluşan dini ve manevi değerlerin canlanması sonucu bu ülke halklarının Kardeş Uygur halkı (Sincan bölgesi) üzerindeki etkisini aldığı tedbirler ve baskılar sonucu zayıflattı. Tarihten beri var olan ortak bölgesel kültürel değerlerinin ilişkilerin gelişmesini engelleyerek Türk haalkları arasındaki entegrasyonu yok etti. Çin, bu ortak kültürel ilişki ve entergasyonunun nasıl durdurulacağı mekanizmasına tamamen hakim oldu. Çin’e göre Pan-İslamcılık ve pan-Türkizm’in asla bir yolu yoktur ve hiç bir zaman olmamalıdır.

Çin Orta Asya’daki bu faaliyetleriniden sonra bu kez Afganistan’a yeni bir oyuncu olarak girmeye başladı. Afganistan Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya için değersizdi ve bu ülkeden elde edeceği somut hiç bir kârı yoktu. Ancak.buna rağmen ABD. Orta Asya ve Afganistan’da yeni Pan-İslamizm ve yeni Pan-Turkizm’in gelişmesini istiyor ve bölgede önemli bir oyuncu olmak istiyordu. Ancak, Çin bu fikirlere tamamen karşı idi. Buna karşılık kendisi bu bölgelerde emperyalist ve yayılmacı bir politika yürütmek istiyordu. Çin’in son canlı bir örneği Kazakistan toprağı olan Zeysu bölgesini Kazakistan’dan talep etmesi oldu. Çin kasıtlı olarak elde ettiği ve kışkırttığı bazı Uygurlar ile Müslüman Çinli Ttunganlar üzerinden “Zhetysu bizim ( Çin’in) toprağımızdır” gibi kasıtlı olarak sloganlar söyletiyor ve Orta Asya’ya olan ilgisi ve gizli niyetini açıkça ortaya koyuyordu.

Uygurlar, Tüm Türklerin Atasıdır Sloganı

Diğer taraftan Çin basın ve medya yolu ile Türk Halkları arasında ayırıştırıcı yayınlarla fesat sokuyor ve Türk halklarını bir birlerine karşı kışkırtıyor ve bir birlerinee karşı üstünlük mücadelesine kasten sevkediyor. Biz bu slogan sözleri Uygurların veya Dunganların ” Mikro ulusal şovenizmi” olarak görüyoruz, ancak Çin’in siyasi mekanizmasının arkasında pek şeyi yeterince fark edemiyoruz. Bu sloganlar Uygurları ve Dunganları Kazakistan’dakı on yıllarca süren Kardeşlik bağlarını zayıflattı. Bu marjinal guruplar Çinlilerin bu sinsi isteklerini adeta cennette taşıdılar.

Sınır Aşan Sular ve Paylaşım Mücadelesi

Çin bu kez Orta Asya’daki iç nehirlerin çoğuna hakim oldu. Pamir, Tanrı dağları (Tien Shan) ve Altay dağlarındaki iç ve dış nehirleri kendince yönlendirdi. Bu durum ise Çin’in bölgedeki çıkar politikası ile doğrudan doğruya ilişkilidir. Konu, Çin’in bölgedeki sınır aşan nehirler konusunda geliştirdiği yeni politikaları ve bundaki kurnazca yeteneği ile yakından ilgilidir. Çin Orta Asya ülkeleri ile bir sınır anlaşması imzalamış olsa da, henüz sınır aşan nehirlerinin ortak kullanımı ve gelişimi konusunda hiç bir anlaşma imzalamamıştır. Ancak buna rağmen, Çinliler ana sınır nehirlerine tamamen hakim oldular. Yani, birçok kişi bu duruma kafalarını sallayarak hayıflandı ve şimdi böyle bir anlaşmanın imzalamanın ne kadar önemli olduğunun farkına varmış oldular. İlginç olan husus de şudur ; Uygur bölgesindeki ( Sincan’daki ) iç nehirlerin gelişimi, çöl ve kumlu toprakların tamamen açık olacağı anlamına gelir. Başka bir deyişle, bölge bir kez daha merkezi Çin’den getirilen Etnik Çinli göçmenlerle dolup taşmaktadır. Kentlerdeki içme suyu sorunu çözülürse, bu kez bölge sınırlarında yaşayanaların sınır demografik özellikleri Çinliler lehine artacaktır. Bu durum ise , Çin’in Orta Asya’yı istila edeceğini yüksek sesle bağırması anlamına gelmektedir. Bu durum bile, bölgedeki mevcut potansiyeli zorlamaya yetecektir.

Çin’in Geliştirdiği Yeni Kavramlar ve İlgi Alanları

Çinli siyasi ve teknoloji uzmanları Orta Asya’daki etkilerini daha da artırmak için yeni kavramlar ve ilgi alanları geliştiriyorlar.

Çin, Zeysan örneğinde anlatmaya çalışıtığımız daha önce bahsettiğimiz arazi ilhakı iddialarının hiç bir tarihsel bir temeli olmadığını ve tamamen bir ham hayaldan ibaret olduğunu çok iyi biliyor.

Çin, Çıkarlarının yeni bir konsepte veya yeni bir formata entegre edilmesi için şu iki alanda güçlü bir şekilde gelişmesini sürdürmektedir .Bu ise ;

Ekonomi ve Güvenlik : Diğer bir deyişle, Orta Asya ülkeleri ABD-Rusya-Çin üçlüsü arasında yeni bir ekonomik ve yeni güvenlik çatışmasının merkezi olacak. Çin, “Bu bölge bir zamanlar benimdi, bu toprak Qing İmparatorluğu’nun bir kalıntısı” diyorsa, bu kez hem Rusya hem de ABD, Qing İmparatorluğu tarafından imzalanan ve eşit olmayan anlaşmalar ve belgeler yayınlayacaktır. Bu, Çin’in sadece toprak istemediği, aynı zamanda mevcut bölgesini kaybettiğini çok iyi görecektir.Bu durum ise Çin’in ulusal çıkarlarına asla uygun ve hatta karlı değildir. Bu yüzden Çin, tarihte yanlış bir kavram için Orta Asya’ya giremez.

Çin’in Artık Geçmişe Değil,Geleceğe İhtiyacı Vardır

Çin’in artık sadece gelecek için yeni bir şeylere ihtiyacı vardır. Bölgedeki güvenlik ve bölgedeki ekonomik çıkarlar Çin’in önceliliğidir.

Şimdi ne yapmalı:

1- İlk olarak, Çin’in hiç bir bilimsel yanı olmayan sinofobiden (Çin Korkusundan) kurtulmamız gerekiyor. Kanıtler veya belirli bir bilimsel temele dayanan bir bilişim merkezi kurmak gereklidir.

2- İkincisi, Orta Asya ülkeleri arasındaki iç nehirler ve göller sorununu en kısa sürede çözmek ve bölgedeki su tüketiminin Çin’e bağımlılığını önlemekgerekir.

2- Üçüncüsü, Almatı-Bişkek-Taşkent arasında geniş bir ekonomik bölge oluşturulmalı Çin’ın Urumçi-Kaşgar üzerinden oluşturulan ekonomik koridoru bu yeni bölge üzerinden engellenmelidir.

4- Dördüncüsü, Orta Asya’da yeni bir bölgesel pan-Türkizmin oluşumu ortaya konulmalıdır.

5- Beşinci olarak, Orta Asya devleteleri arasında ortak bir ekonomik birlik ve kullanılacak ortak para birimi oluşturulması

6- Altıncı, yeni bir Orta Asya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü oluşturulması;

7- Yedinci, Orta Asya’da “Türk – İslamı” nın gelişimi için çalışılmalı,Aşırı dini güçlerin faaliyetleri ve oluşumu yasaklanması (Taliban, Daesh ve diğerleri)

8- Sekizinci, bölgenin jeostratejik konumuna göre siyasi, kültürel ve sosyal reformların radikal bir şekilde ve ivedi olarak uygulanması, Orta Asya ülkeleri arasındaki ayrımcılığın ortadan kaldırılması;

9- Dokuzuncu, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan arasında ortak bir askeri ittifak kurulması, Çin sınırına bir savunma koridoru oluşturulması;

10- Onuncu, Orta Asya Gençlik Birliği’nin oluşturulması, nitelikli Türk-Turan liderlerinin bir akarsu misalı vucuda getirilmesi

11- Onbirinci, Orta Asya’daki Çin’deki alternatif kuvvetlerin payını artırmak, yani bölgedeki devlerin dengesini korumak;

12- Onikinci, ortak bir Orta Asya haber ajansının kurulması, bilişim üzerinden yapılan yanlış haber ve bilgi saldırılarına karşı ortak bir savunma mekanizması kurulması

13- Bu sadece Kazakistan veya Kırgızistan’ın ulusal bir sorunu değil, bir bütün olarak Orta Asya için bölgesel bir güvenlik sorunudur. Bu nedenle, Orta Asya’nın tamamı birlikte çalışacaksa yük daha hafif olacaktır.

Kaynak :https://qazaqtimes.com/article/76845 (Yazar Eldes Orda)

Etiketler: » » » » » » » » » » »
Share
574 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ