logo

trugen jacn
01 Temmuz 2015

ÇİN ZİYARETİNDEKİ SAYIN HDP MİLLETVEKİLLERİNE ÖNERİLERİMİZ ;

M.E.Hazret

 

Mehmet Emin HAZRET

Çin yönetimi ,HDP den 18 kişilik bir heyeti Çine davet etti. 29 Haziran başlayan ziyaretın  10 Temmuz’a kadar devam edeceği söyleniyor.Heyetin  özellikle Doğu Türkistan’da Ramazan engel ve yasaklarının sıkı şekilde uygulandığı ve  dini ve etnik gerginliklerin  tavan yaptığı bir sırada  başkent Urumçi’ye davet edilmelerini de   çok anlamlı buluyorum.

HDP seçim bildirisi ve seçim propaganda kampanyasında  “Ezilenlerin sesi  ” söylemi öne çıkan bir  genel sloganı idi. HDP,bu sloganla  seçim barajından  aşarak 80 Milletvekili ile  parlamentoya girdi. Günümüzde Doğu Türkistan’da Çin işgalı altında varlık mücadelesi vermekte olan Uygur Türkleri   dünyada ezilen toplumlar içinde  en mağdur ve mazlum olanlardan biridir. Bu sebeple  Çin’de ziyarette bulunan HDP Heyeti’nin  Çin’in demir yumruğu altında ezilen Müslüman  Uygurlara sahip çıkacağını, en azından onların  yaşamlarını ve sorunlarını  bizzat yerinde göreceklerdir. Türkiye’de demokratik ortam’da yetişen, ifade hakkı ve  özgürlüğünü  sorunsuzca kullanan sayın Parlamenterlerin  gördüklerini  ve Müslüman Uygurların  dramatik durumlarının iyileştirilmesi için  Çin’e   bir şeyler ifade edeceğini beklemek en azından Vatandaşlık ve kardeşlik  ve insanlık hakkımız olduğunu düşünüyoruz. ” Mazlumların Sesi ve  Hamisi” olduğunu her fırsatta ifade eden   sayın Milletvekillerimiz bu önerilerimizi yerine getirebildikleri takdirde mazlum  Uygur Türklerini  sevindirecek ve hayır dualarını almış olacaklardır. sempatisini kazanacaktır.

1.- Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi  şehri’nin nüfusu resmi rakamlara göre  3.5 milyon kişidir. Çin  resmi kaynaklarında Urumçi nüfusuna kayıtlı Uygur sayısının  450-500 bin  kişi civarında olduğu söyleniyor. Sözde Uygur özerk bölgesinin başkenti olan Urumçi’de neden Uygur nüfusunun bu denli az olmasının nedenlerini lütfen bir araştırınız. Eğer mümkünse Çinli, yetkililerden bunun nedenlerini lütfen bir sorunuz ve izahat talep ediniz. Mensubu olduğunuz HDP. genel seçiminde Diyarbakır’dan 10, Milletvekili ve 12 milyon insanın yaşadığı İstanbul’dan ise, 11 millet vekili çıkartmıştır. Anlaşılıyor ki, Türk kökenli vatandaşlar  Kürt kökenli vatandaşların yoğunlukla yaşadığı  güney doğuya  değil, Kürt kökenli vatandaşlar  Türk kökenli vatandaşların  yoğun yaşadığı batıya göç etmişlerdir. Urumçi’de ise bu şehirde doğup, büyüyen, Urumçi nüfusuna kayıtlı olamadan bu şehirden sürülerek kırsallarda hayatını kaybeden yüz binlerce Uygur Türkü  mevcuttur.Şu Ramazan öncesi bile Urumçi  nüfusuna kayıtlı olamayan   Müslüman Uygur Türkleri  Çin Polislerince   zorla ve cebri olarak  kamyon, Trenlere,Otobüs ve ne bulurlarsa o nakil araçlarına doldurularak   doğup büyüdükleri memleketleri olan Urumçi’den uzaklaştırıldılar. Bunlar, ülkemizde Suriye’den Irak’tan ve Kobani’den gelen mülteci kardeşlerimiz gibi kendi vatanlarında evsiz, barksız,işsiz ve ekmeksiz olarak  yokluğa ve sefalete  mahkum edildiler.  Uygurlar için Urumçi nüfusuna kayıtlı olmak için, anne-babası’nın, kendinin Urumçi’de doğmuş olması ve yaşaması  bile  kafi değildir.  Urumçi’de yaşamak için Çin yönetiminden ABD,’deki Yeşil Kart gibi bir belge  almak mecburiyetindedir.  Uygurlar için  bu belgeye sahip olmak ve Urumçi nüfusuna kayıt olabilmek, ABD.’nın her yıl küresel çapta dağıttığı Greencard(Yeşil kart) almaktan daha zordur.

2.- 1949 yılının sonunda Çin’de iktidara gelen Mao Liderlilğindeki ÇKP.yönetiminin sözde”Çin Halk Kurtuluş Ordusu”   Doğu Türkistan’a ayak bastığında, Urumçi’nin 150 kilometre batısındaki Manas  İlçesi dahil ,Sovyet sınırına kadar olan tüm batı bölgesi  Gulca merkezli Doğu Türkistan Cumhuriyeti hükümeti tarafından kurtarılmış idi ve bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti Hükümeti tarafından yönetiliyordu. O bölgelerde  yerleşik  etnik Çinliler çok azdı.  Şu anda Doğu Türkistan’ın batı bölgelerinde nüfusu bir milyondan aşan onlarca Çin (Uygurların yaşamadığı ,alınmadığı ve yaşamasına izin verilmediği ) özel Çin  şehirleri inşa edilmiştir.  Türkiye’nin Kürt kökenli Kardeşlerimizin yaşadığı   Türkiye’nin Güneydoğu bölgelerinde Kürt Kardeşlerimiz ,Uygur Kardeşlerimiz gibi,  yurtlarından çıkarıp Kürt’ süz Türk etnik şehirleri kurulmadığına göre ve bu düşünce de kimsenin aklından geçmediğine göre Sayın HDP’lı TBMM.Üyeleri Parlamenterlerimiz Türkiye’yi örnek göstererek bu uygulamanın  niçin  yapıldığını ve    nedenlerini sormalarının  Uygur Türkü Kardeşlerimiz açısından çok önemli addediyorum.

3.Şu  anda Urumçi ceza evinde, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş bir Uygur aydını çile doldurmaktadır. Dr. İlham Tohtı Pekin Milletler Üniversitesi öğretim üyesi  ve Uygurlaine(Uygurbiz) web.sitesinin  sahibi ve sorumlusu idi. Bu Uygur  Aydınını Çin yönetiminden talebi şu idi ;

       – Çin  Halk Cumhuriyeti’nin yürürlükteki anayası ve Uygur Özerk Bölgesi yasalarında  Uygur Türklerine verilen hakların  uygulamalarda verilmesi

      – Bu talepler doğrultusunda medya’ya demeçler verdiği ve dile getirdiği ve kendi sitesinde yazılar yazarak   yanı Çin yasalarında ,Çin Vatandaşlarına tanınan ifade özgürlüğü kapsamında Uygur Türklerini  kağıt üzerinde belirtilen etnik, dini ve kültürel haklarının  pratikte de uygulanmasını  istiyordu.

 – Bu taleplerini  yazdığı yazılar ile dile getiriyor ve medya organlarına de yansıtıyordu. Çin devletinin kendi çıkardığı  Çin Ana yasası ve Özerk yasasının uygulanması hakkında  görüşlerini açıkladığı  ve beyanlarda bulundu.

– Bu sorunları  gündeme getiren yazılar yazdığı için 15 Ocak 2014’de Pekin’deki evinde  tedavi için Doğu Türkistan’dan yanına gelen 70 yaşındaki hasta Annesi Nasiphan Hanım ile birlikite eşi ve küçük çocuklarının  gözü önün  tartaklandı ve insani olmayan bir şekilde ve onur kırıcı bir tarzda yere yatırılarak elleri arkadan kelepçelenerek tutuklandı.

  – Urumçi’ye getirelen Dr.Tohtı 18-23 eylül tarihinde Urumçi mahkemesince “ Vatanı parçalamak ve Bölücülük “  suçlaması ile müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    – Bugün Türkiye’de  ifade, söz ve yazılarından dolayı her hangi bir Kürt aydını ceza evinde değildir. HDP heyeti İlham Tohti konusunu dile getirirse “ Ezilenlerin Hamisi” olduğunu bir kez daha kanıtlamış   ve Uygur Türklerinin  sempatisini  ve minnet duygularına mazhar olacaktır. Çünkü, Dr.  İlham Tohti, aşağılanan,horlanan ve ezilen Müslüman Uygur Türklerinin Çin’deki yegane sesi olmuştur. Bu hizmetlerinden dolayı  bir çok uluslar arası sivil toplum kuruluşlarının  ödülüne layık görülmüştür.

4.Uygurlara  reva görülen baskıları,etnik ayırımcılık ve dışlanmışlığını   bir kaç cümleyle twitter de  dile getiren Çinli aydın ve insan hakları savunucusu avukat  Fu ji Çiang (浦志强) bölücülükle suçlanarak Mayıs /2014’den beri tutukludur ve Mahkemesi sürmeketedir.  Bu Çinli  aydın,Uygur Türklerinin hakkını ve insanı meselelerine parmak bastığı için 10 yıl belki daha fazala süreli hapis cezasına çarptırılacağı  söyleniyor. Çin’in uzun geçmişinde ve   tarihinde ve bugünkü 1.5 milyar Çinli içinde “Uygur bölücülerle aynı safta olduğu” iddiası ile tutuklanarak yargılanan tek Çinlidir F ujiçiang.  Türkiye’de  ise, bazı Kürt örgütlerini kuran ve bu oluşumların beyin takımı içinde yer alan  ancak,Kürtçe bilmeyen onlarca  Kürt aktivistleri bulunmaktadır. Bugün HDP de  kürtçe bilmeyen ve etnik olarak Kürt kökenli olmadıklarını ifade eden  bir çok Türk kökenli ancak, Kürtlerin haklarını  savunduğunu belirten  Türk aydınları de vardır. Bu parlamenterelerimizin bu ifadelere Türk halkı tarafından normal ve insanı olarak karşılanmaktadır.  Dışlananve dışlanan  Uygurlar için bir  vicdan sahibi Çinli   Avukat çıkıp iki cümle söz söylemesi Çin devletini neden bu kadar korkutuyor? Bunun nedenlerinin öğrenilmesini çok önemsiyorum.

5.Doğu Türkistan’da Ramazan ayında  Çin yönetimi  özel bir genelge ile Devlet memurları,aileleri ve yakınları ile  Öğrenciler, Öğretmenler ve  devletten maaş alarak çalışan tüm Müslümanların oruç tutması yasaklanmıştır. Hoten Vilayetine bağlı Niye İlçesinde Ramazan’ın ilk gününde Uygurlar arasında zorla içki(Bira)  içme yarışması düzenlenmıştır.  Bütün bu  organizasyona ait  resim ve görüntüler  Çin’ in resmi “Tengritağ “ internet portalında  yayınlanarak  İslam dini  aleyhinde propaganda malzemesi olarak kullanılmıştır.  Lop  İlçesinde  şu Ramazan günlerinde Polis’ten Cami’ye giriş belgesi almayanlar ibadet için Cami’ye sokulmamaktadırlar.  Aksu İli’ne bağlı  Kumbas kenetinde  izinsiz doğan  bebeklerin ailelerinden  50-80 bin Yuan(8,5- 13,5 bin $)  arasında para cezası tahsil edilmektedir. Bu para cezasını ödeyemeyen  ailelerin evlerine ve sahip oldukları bütün taşınmazlarına el konulmaktadır. Buna karşılık Doğu Türkistan’a Çin’in içlerinden, on binlerce  Çinli göçmen getirilip yerleştirilmektedir. Yanı Müslüman Uygurların çoğalması engellenirken,Uygurların tarihi topraklarına etnik Çinli göçmeneler yerleştirilerek demografik assimilabyon ve acık bir ifade ile soykırım uygulanmaktadır.  Kuçar ve Kargalık  İlçelerinde  Ramazan ayında hacca gitmiş mütedeyyin  ve takva sahibi Müslüman Uygur Bakkallara zorla içki ve sigara sattırılmaktadır.

         Ben Çin yönetiminin günümüzde Doğu Türkistan’da uyguladığı hak ve hukuk ihlallerinden birkaç örnek sunmak istedim.Çin yönetimi elbette ki bütün bu uygulamalarını sizlerden özenle gizleyip saklayacaktır .Bu konularda sizlerin bilgi sahibi olmanızı önemsedim ve bunları öneri şeklinde bilgilerinize sunmaya çalıştım.

       Mümkün olduğu taktirde görüşmelerinizde bu konuları bir insanlık,kardeşlik ve dindaşlık hak ve hukuku açısından sizi misafir olarak ağırlayan Çinli yetkililere hatırlatma imkanı bulursanız ve bu insanı sorunlara  eğilebilirseniz biz mazlüm Uygur Türkleri olarak çok  sevinmiş olacağız ve sizlere de ebediyen teşekkür edeceğiz.

        Şunu da hatırlatmak istiyorum ki, Çin’deki mevcut rejim,sosyalıst bir rejim hiç değildir.Şimdiki rejim,sosyalist maskesinin altına gizlenmiş,Han şövenizmi ile Hitler Faşisizmine rahmet okutacak  derecede insanlık dişi bir dikta ve karanlık rejimdir.Çin’deki mevcut sistem,  yolsuzluk, rüşvet Ve baskı, zulümle   ayakta kalabilen bir sistemdir.  Çin yönetimi Rüşveti sadece Çin sınırları içinde değil, uluslar arası diplomaside de  kullanmaktadır.  HDP Heyetine de aşırı “  konuk severlik” ile yaklaşacağı kesindir. Hiç tahmin edilmeyen   çeşitli ikramlar ve hediyelerle karşılaşabilirsiniz.  Bu gönül kazanma girişiminin arkasında çok iğrenç amaçların yattığını  Çin tarihini, Çin devlet yapısı ve yönetim stratejisini  bilmeyenlerin anlayabilmesi  çok zordur.Bu konuda çok dikkatli olmanızı tavsiye ediyorum.

           Siz değerli Vekillerimizin Çin ziyareti’nin sağlıklı ve başarılı geçmesini diliyorum.

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
1962 Kez Görüntülendi.