logo

trugen jacn

TÜRK DÜNYASI ŞEHİRLERİNDE GÖNÜL YOLCULUĞU : PİRLER KENTİ(PİRANE) YARKENT

Fotoğraf açıklaması yok.

Prof. Dr. Selahattin AVŞAROĞLU 

Bugün Doğu Türkistan’ın mahzun ve mazlum toprakları içinde yer alan Yarkent, Kaşgar ve Hoten gibi önemli Türk şehirlerine yakın bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarih boyunca İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan Yarkent şehri, doğu ile batı arasında kurulan büyük ticaret ve kültür yollarının önemli başlangıçlarından biridir Çöl yollarından geçen kervanlar yalnızca ipek, baharat ya da değerli eşyalar taşımamış; aynı zamanda ilim, kültür, sanat ve estetiğe şahitlik etmişlerdir.

Bugün Yarkent bölgesinde yaklaşık bir milyon nüfus yaşamaktadır. Bu nüfusun önemli sayılacak oranı Uygur Türklerinden oluşmaktadır. Bu durum, günümüzün Çin baskı ve soykırımına rağmen Uygur Türklerinin direndiğini, var oluş mücadelesi verdiğini ve özünü yaşamak için ayakta durmaya çalıştığının en büyük kanıtıdır. Uygur Türklerinin yüzyıllar boyunca meydana gelen kültürel birikimi, Yarkent’in ruhunu şekillendiren önemli unsurlardan biri olmuştur. Geleneksel çarşılar, el sanatları, ahşap işlemeciliği, halk müziği, gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında Yarkent şehri, Uygur Türklerinin yaşam biçimlerine dönük örnek bir şehir olarak tarihe not düşmektedir.

Yarkent denildiğinde akla ilk gelen dönemlerden biri hiç şüphesiz Yarkent Hanlığıdır. XVI. yüzyılda kurulan bu hanlık, Doğu Türkistan’daki Türk devlet geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle Abdürreşid Han döneminde şehir, yalnızca siyasi açıdan değil; ilim, sanat ve kültür açısından önemli gelişmelere şahit olmuştur. Medreseleri, âlimleri, şairleri ve tasavvuf geleneğiyle Yarkent, uzun yıllar boyunca Türkistan’ın önemli kültür merkezlerinden biri olarak kendini muhafaza etmiştir.

Şehrin ekonomik ve geçim kaynakları ise tarih boyunca tarım, hayvancılık ve ticaret olmuştur. Özellikle pamuk üretimi, meyvecilik ve el sanatları bölgesel olarak temel geçim kaynakları arasında yer almaktadır. İpek Yolu döneminde olduğu gibi bugün de Yarkent, Türkistan’da önemini korumaktadır. Ancak Yarkent’i önemli kılan yalnızca tarihi yapıların ya da binanın konumu değildir. Bu şehir aynı zamanda Türk milletinin ortak hafızasında yaşayan büyük medeniyet duraklarından biridir. Çünkü Doğu Türkistan şehirleri yalnızca taş ve topraktan ibaret değil, ilmin ve bilimin, değerler ve kültürün, Türklük ve örfünün yegane ve en saf haliyle yaşandığı topraklardır.

Bugün Doğu Türkistan denildiğinde yalnızca tarih değil, aynı zamanda Uygur Türklerinin kültürel kimliklerini, dillerini ve tarihî miraslarını koruma mücadelesi de akla geliyor. Modern dünyanın hızlı değişimi içerisinde kadim kültürlerin korunması meselesi artık yalnızca bölge değil; aynı zamanda insanlığın meselesidir. Orada bir tarih yatmakta, bir medeniyet; bir coğrafya, Türk Milletinin bir parçası olan Uygurların öz-varlığı yatmaktadır. Bu toprakların varlığı ve büyüklüğü Türkiye’mizin 2 katından daha fazladır. Toplam Uygur Türkü nüfusu 35 milyon üzeridir. Varın gerisini siz düşünün…

Türkistan Coğrafyası bugün büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçmektedir. Bir tarafta küreselleşme, ekonomik dönüşümler ve teknolojik gelişmeler; diğer tarafta ise kültürel kimliklerin korunmasına dikkat çekilmektedir. 19. Asır gibi kanlı savaşlar ve dünya harbi, büyük göçler olmasa da daha sinsi ve tehlikeli asimilasyon uygulamaları ve soykırım uygulanmaktadır.

Umudumuz ve hayalimiz o yöndedir ki bir gün mutlaka Doğu Türkistan özgür olacaktır. Uygur kardeşlerimiz kendi öz yurdunda yine tarihe not düşecekler, bilimin ve ilmin ışığında dünyaya güzellikler sergileyeceklerdir. Bunun için yer gök dua etmektedir. Çünkü dünya barbarlıktan nemalandığı vakitlerde Uygur Türkü soydaşlarımız medeniyet üretiyorlardı. Bu medeniyet, şehirlerine, tarım alet ve makinalarına, insan davranışı ve konforuna yansıyor idi.

Hülasa Uygur Türkü soydaşlarımız birçok alanda tarihe not düşmüşlerdir. Ve… bizler Yarkent’e baktıkça bunu daha iyi anlıyoruz ki bazı şehirler yalnızca geçmişin hatırası değil aynı zamanda bir milletin özünü dünyaya en saf ve temiz haliyle yansıtarak çektiği serencamı aktaran tercüman görevindedir.

Rabbim Doğu Türkistan’ın özgürlüğünü kolay eylesin. Bizlere de Korkut Ata’nın dediği gibi Oğuz’un uykusunun ağırlığını hafif eylesin. Tez elden kalkıp Karadağlarda, Maveraünnehir’de, Horasan illerinde, Tanrı Dağları, Ötüken ve Doğu Türkistan’da toylar nasip eylesin.    Amin…

Share
95 Kez Görüntülendi.