Analizde, hakkında soruşturma başlatılan Zhang Youxia ve Liu Zhenli’nin sadece rütbeleriyle değil, kurumsal etkileriyle de öne çıktığı belirtiliyor. Özellikle Zhang Youxia’nın, devrimci asker aileleri geleneğinin temsilcisi ve Xi’den sonra ordudaki en güçlü figür olduğuna dikkat çeken Akçay, Liu Zhenli’nin ise saha deneyimiyle bilinen bir komutan olduğunu vurguluyor. Akçay, bu iki ismin hedef alınmasını, “Bireysel suçlardan ziyade ordu içindeki güç merkezlerinin tasfiyesine yönelik bir hamle” olarak nitelendiriyor. Bu tasfiyelerle birlikte Merkez Askeri Komisyonu’nda Xi Jinping dışında neredeyse tüm “ağır topların” sistem dışına itildiği ve merkezi otoritenin mutlaklaştırıldığı ifade ediliyor.

CASUSLUK İDDİALARI VE SİYASİ HESAPLAŞMA
Zhang Youxia hakkında ortaya atılan “ABD’ye nükleer silah verisi sızdırma” ve casusluk iddialarını da değerlendiren Dr. Akçay, bu suçlamaları inandırıcı bulmadığını belirtiyor. Akçay, bu düzeydeki bir figürün amatör kanallar üzerinden bilgi sızdırmasının olası görünmediğini, bu iddiaların siyasi mücadele bağlamında asıl hedefe ulaşmak için “ikincil aktörler üzerinden dosya inşa etme” yöntemi olabileceğini savunuyor.
“ORDU ZAYIFLAMIYOR, MERKEZİLEŞİYOR”
Batı medyasında sıkça dile getirilen “tasfiyelerin Çin ordusunun savaş kabiliyetini azalttığı” yönündeki yorumlara karşı çıkan Akçay, PLA’nın asıl sorununun bütçe veya teknoloji değil; “komuta bütünlüğü ve siyasal sadakat eksikliği tespitinde bulunuyor. Akçay’a göre Xi Jinping, orduyu zayıflatmıyor; aksine özerk yapıları ve klikleri temizleyerek orduyu liderliğe mutlak bağlı, daha disiplinli bir yapıya dönüştürüyor.
TAYVAN MESELESİ VE ÇİN ORDUSU(PLA) İÇİNDEKİ DİRENÇMakalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, ordunun Tayvan konusundaki tutumuna dair analizler oldu. PLA içinde Tayvan’a askeri müdahale konusunda “isteksiz ve çekingen” grupların bulunduğunu belirten Akçay, bu direncin nedenlerini şöyle sıralıyor:
- Askeri Riskler: Amfibi harekat ve lojistik konusundaki belirsizlikler.
- Ekonomik Çıkarlar: Ordunun doğrudan veya dolaylı ticari varlıklarının savaş durumunda riske girmesi.
- Başarısızlık Korkusu: Olası bir başarısızlığın komuta kademesi için fiziksel tasfiye anlamına gelmesi.
Dr. Nurettin Akçay, Xi Jinping’in Tayvan’ı sadece stratejik bir hedef değil, rejim meşruiyeti meselesi olarak gördüğünü ve mevcut tasfiyelerin bu “askeri-siyasal direnci kırmaya” yönelik olduğunu vurguluyor.
DAHA RİSK ALMAYA YATKIN BİR ORDU
Akçay analizini, sürecin sonunda Çin ordusunun daha az özerk, daha az pazarlıkçı ancak çok daha merkezi bir komuta zincirine sahip olacağı öngörüsüyle tamamlıyor. Bu durumun, Çin’in dış politikada “daha öngörülebilir değil, daha kararlı ve risk almaya yatkın bir askeri aktöre” dönüşmesi anlamına gelebileceği belirtiliyor.

Dr. Nurettin Akçay Kimdir ?
Nurettin Akçay, Van-Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tarih bölümünden mezun olduktan sonra yine aynı üniversitenin Cumhuriyet Tarihi ana bilim dalında yüksek lisansını ve 2021 yılında Çin’in Shanghai Üniversitesi Küresel Çalışmalar bölümünde “A Comparative Study of Public Diplomacy between China and Turkey (2002-2012)” başlıklı teziyle doktorasını tamamlamıştır. 2022-2023 yılları arasında doktora sonrası çalışmalarını Şanghay Üniversitesi’nde devam ettirmiştir. 2024 yılından itibaren Dr. Öğretim Görevlisi olarak çalışmalarına Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde devam etmektedir. Uzmanlık alanları arasında; Çin-Türkiye İlişkileri, Çin’in Ortadoğu Politikası, Çin Dış Politikası ve Kamu Diplomasisi bulunmaktadır.
Kaynak : Karar gazetesi 27.01.2026










