logo

trugen jacn

TOPLAMA KAMPI TANIĞI SAYRAGÜL : ÇİN; KAMPLARIN ADINI DEĞİŞTİREREK DEVAM ETTİRİYOR

 UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’daki bir Çin/Nazi tipi toplama kampında   tutuklulara Çince öğretmesi için görevlendirilen  kamptaki tutuklulara yapılan insanlık dışı uygulamalara dayanamayarak kaçak yollardan Kazakistan’a  sığınan ve halen İsveç’te yaşayan Doğu Türkistanlı Kazak Türkü öğretmen Sayragul Savutbay Kızı Doğu Türkistan gerçeklerini   ve Çin’in insanlık suçlarını her fırsatta dile getirmeye devam ediyor. Sayragul Hanım ABD.merkezli The Diplomat dergisine verdiği bir raportajinda: ”  Çin’in  Toplama Kamplarını kapattığı yolundaki iddialarının gerçek dışı ve uluslararası topluma aldatmak amacı taşıdığın, gerçekte ise  Çin’in Nazi  tipi Toplama  kamplarının “Yeniden Eğitim- Meslek Edindirme Kursu” vebenzeri isimlerle  toplama kampları uygulamalarını sürdürdüğünü açıkladı. 

Çin Toplama Kampları tanığı ve eski öğretmen Sayraful Savutbay kızı’nın anlattıkları şöyle ;

“Geri gönderilseydim kampta ölecektim”

Savuytbay, Mart 2018’de görevinden alındıktan sonra ağır sorgu, işkence ve baskıya maruz kaldığını; ailesinin Kazakistan’da olmasının bahane edilerek bir ila üç yıl daha kamplarda tutulmasının planlandığını söyledi. Kamplarda tanık olduğu insanlık dışı muamelelerin ardından, hayatta kalamayacağını anladığını belirten Sauytbay, çocuklarını son bir kez görmek ya da hayatta kalırsa Çin’in işlediği suçları dünyaya anlatmak için kaçmaya karar verdiğini dile getirdi.

Sahte belgelerle Kazakistan sınırını geçen Sauytbay, burada tutuklandı ve yargılandı. Altı ay ertelenmiş hapis cezasıyla serbest bırakılan Sauytbay, Çin’e iade edilmedi ancak Kazakistan’dan da iltica hakkı alamadı. Kamuoyunun ve sivil toplumun güçlü desteğine rağmen Kazak makamlarının Çin’le ilişkileri öncelediğini savunan Sauytbay, ülke üzerindeki Çin etkisinin “derin ve sistematik” olduğunu ileri sürdü.

Daha sonra ailesiyle birlikte İsveç’e giden Sauytbay, burada iltica hakkı elde etti.

“Kamplar kapatılmadı, gizlendi”

Çin’in kampların kapatıldığı yönündeki açıklamalarını “tamamen yalan” olarak nitelendiren Sauytbay, baskının sadece biçim değiştirdiğini söyledi. Hastaneler, okullar ve fabrikaların fiilen gözaltı ve zorla çalıştırma merkezlerine dönüştürüldüğünü belirten Sauytbay, bu yöntemlerle uydu görüntüleri ve uluslararası gözlemlerin yanıltıldığını ifade etti.

Sauytbay’a göre bugün hâlâ yüz binlerce Türk halklarından insan uzun süreli hapis cezalarıyla cezaevlerinde tutuluyor; milyonlarcası ise kamufle edilmiş kamplarda zorla çalıştırılıyor. Ayrıca bir milyondan fazla çocuğun devlet yatılı okulları ve yetimhaneler adı altında kimliklerinden koparıldığını savundu. Organ toplama iddialarını da yineleyen Sauytbay, her yıl on binlerce gencin bu yolla hayatını kaybettiğini öne sürdü.

“Dünya ilgisini kaybetmedi, gündemi dağıldı”

Doğu Türkistan’ın son yıllarda uluslararası gündemde daha az yer bulmasına rağmen dünyanın ilgisini tamamen kaybetmediğini söyleyen Sauytbay, küresel krizlerin dikkatleri başka yöne çektiğini ifade etti. Çin’in yoğun propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerine rağmen “soykırımın gizlenemeyeceğini” vurguladı.

ABD’nin 2021’de Çin’in eylemlerini resmen “soykırım” olarak tanımasının beşinci yılı geride kalırken, uluslararası toplumun ticari çıkarlar nedeniyle geri adım atmasından endişe duyduğunu belirten Sauytbay, bunun hem mağdur halkların geleceğini hem de küresel güvenliği tehdit ettiğini söyledi.

Uluslararası topluma çağrı

Sauytbay, uluslararası toplumdan Çin’e karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde hesap sorulmasını, yaptırımların artırılmasını ve Doğu Türkistan halklarının kendi kaderini tayin hakkının desteklenmesini istedi. Orta Asya ülkelerine, özellikle Kazakistan’a da çağrıda bulunan Sauytbay, Çin’in nüfuzuna karşı ulusal egemenliğin korunması gerektiğini ve benzer bir trajedinin yaşanmaması için Pekin’e açık şekilde karşı çıkılması gerektiğini söyledi.

tbay,2017 yılında Çin vatandaşıyken devlet tarafından işletilen beş anaokulunun müdürü olan Sauy Kasım 2017’de zorla bir kampa götürüldüğünü ve burada tutuklulara Çince öğretmeye mecbur bırakıldığını aktardı. Kamplardaki atmosferi “son derece gergin ve korkutucu” sözleriyle tanımlayan Sauytbay, herhangi bir direnişin mümkün olmadığını ifade etti.

Share
419 Kez Görüntülendi.