logo

trugen jacn

ÇİN, ÇİN YANLISI GAZETECİLERDEN SONRA BU KEZ 42 UYGUR’U DOĞU TÜRKİSTAN’A GÖTÜRDÜ

Haber, yıllarca süren ayrılıktan sonra aileleriyle yeniden bir araya gelen  Uygurların   hasretle bir birlerine sarılışlarını ve bir birlerine karışan gözyaşlarını belgeledi . ÇKP Propaganda medyası  gelen bu Uygur Misafirlerinin Urumçi’nin “daha modern” yeni görünümünü ve lezzetli yerel mutfağının övgülerinin görüntülerini yayınladı. On yıldır bir birlerine hasret Uygurların  bir birleri ile  kucaklaması ve nostaljik bir  şekilde  Çin işgalindeki  anavatanlarına gelişlerini  ve diğerlerini nin övgü dolu propagandaları  dikkatlice analiz edildiğinde,  bu  ÇKP işgal rejiminin bu tertiplerin  aslında Çin’in  Doğu Türkistan’da işlemekte olduğu insanlık suçları ile etnik soykırım uygulamalarına karşı Türkiye başta uluslararası toplum nezdindeki kendi siyasi imajını yeniden kazanmak için tasarlanmış sistematik bir “yumuşak güç” operasyonu olduğunu anlamak zor olmayacaktır.

Uygurların Gizlenemeyen “Uzun Göçleri”

İşgalci Çin’in Ankara Büyükelçeliğince dikkatli bir  şekilde organize edilen Sözde “Sincan Akraba Ziyareti Misyonu” üyeleri topluca Doğu Türkistan’in başkenti  Urumçi’nin Tenritağ  Uluslararası Havalimanı’na vardığında,  ÇKP Bölge Sekreterliğine bağlı  Rejim  kuruluşu Muhacirler Örgütü  yetkilileri  tarafından karşılandı.

Çin’in bu Akraba Ziyareti Gurubu üyelerinden  birinin Annesi olan Reşide  Rahman  ziyaret  ile ilgili olarak Çin Tv.nun Çinli muhaberine : “Oğlum İstanbul’da çalışıyordu ve yoğun işi yüzünden yıllarca geri dönememedi ve bu yüzden oğlumla  yıllardan beri görüşümedik.” şeklindeki  sözleri dikkat çekici idi.

Halbuki işin gerçeği ve doğrusu şu idi : ” Çin işgal rejimi 2017’de uygulamaya koyduğu “Arışılıkla ve Terörcülerle Savaş”kampanyası ile Doğu Türkistan’a dünyaya kapattı ve Uygurların ellerindeki pasaportlarına el koyarak onların dış ülkelere seyahatlarını yasakladı. Ayrıca, Türkiye  başta  26 ülkeyi “Terörizmle bağlantılı ülkeler” olarak tanımlayarak  bu ülkelere  daha önce seyahat eden ve ülkelerine dönen Uygurları  gözaltına alarak Çin tipi toplama kampları ile Çin zindanlarına hapsetti.  Çin işgal rejiminin  Uygurlara yönelik ÇKP devlet destekli terör uygulamaları yüzünden Son  sekiz yıl boyunca, yurtdışındaki Uygurların büyük çoğunluğu memleketlerine  seyahat ve  aile ve yakınları ile  hasret giderme imkanından mahrum edildi. Ancak  Reşide Rahman’ın  8 yıldır kendisini ziyaretten mahrum edilen oğlu için “İş yoğunluğu sebebiyle yıllarca süren Hasretlik ” olarak tanımlaması  Çin’in  bu sözde  “Aile ziyareti” hakkında ki gerçek niyetini açık ve net şekilde ortaya koyduğunu gösteriyor.

Siyasi Misyon:  ÇKP. Birleşik Cephesi’nin  Planı

Bu ziyaretin sıradan bir gezi ya da akrabaları kişisel ziyaret etmesi  olmadığı aşikardır. Bu sözde “Akraba Ziyareti” gezisi  İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu ve  Sözde Özerk Bölge ÇKP. Komitesine bağlı  Birlik Cephesi (Birlik Saf) Bölümü’nün doğrudan gözetiminde düzenlendi ve tamamen siyasi bir misyon amacı taşımaktadır. ÇKP.Birleşik Cephe, Çin Komünist Partisi’nin uzmanlaşmış bir  propaganda organıdır ve diasporada yaşayan Uygurları kontrol ve gözetlemek onların kurdukları STK.ları bir birlerine düşürerek Uygur toplumunun arasına fitne fesat tohumları ekerek  bir birlerine düşürerek parçalamak   ve ÇKP İşgal rejiminin  çıkarlara hizmet etmek görevini yürütmektedir.

Kimliği Basitleştirmek: Yemekleri ve Binaları Gizlemek

Yazıda, Irfan Erkin’in “Götürülen Grup Üyeleri” ile “barbekü ve polo”  ve diğer ile açıklamaları, Çin’in Uygur meselesini “Yemek ve Festival kültürü” olarak tanımlama stratejisinin tipik bir örneğidir. Çin’de insan hakları ihlalleri, dini inançlara yönelik kısıtlamalar ve ulusal kimliğin baskısı uluslararası gündemde olduğu bir dönemde, sorunu “yiyecek” ve “modern binalar” olarak açıklamaya çalışmak, temel bir trajedinin örtbas edilmesinden başka bir şey değildir.

İletişim Ablukasının dolaylı bir  Göstergesi  

Akademi üyesi Aygülsüm Abdulkadir, “Akrabalarla telefonda görüşmenin yüz yüze sarılmak için hâlâ yeterli olmadığını”  ülkesinde yaşayan aile ve  sevdiklerini ancak Çin yönetimi  tarafından organize edilen bir ” Misafir Grupla”  giderildiğini onları görebilmelerinin, Çin’in “akrabalık” duygusunu siyasi bir ödül veya ceza aracı olarak kullandığını gösteriyor.” sözleri ile yorumladı.

Diasporanın Etkisi: Korku ve Umudun Çatışması

Çin’in  bu son  ” Ziyaret eylemleri” diasporada yaşayan  Uygurlar arasında bir dizi tehlikeli  sosyal ve psikolojik etki ve tartışmalara yol açmıştır. Türkiye’deki Uygurlardan gözlerine kestirdikleri bir kısım  insanları özellikle seçerek  Urumçi’yi ziyaret ettirmeleri  iç bölünmelere yol açtı. “Gidenlere” karşı diğer “Gidemeyen”Uygurlar  arasında şüpheler, sürtüşmeler ve tartışmalara yok açtı. Çin yönetiminin bu geziden amacı de Türkiye’de yaşayan  “Gidebilecekler” ile “Gidemeyenler” arasında tartışma ve sürtüşmeler yaratarak  fesat tohumları etmek ve   ” iyi ve kötü “Uygurlar algısı yaratmaktı. Çin bu ziyaret vesilesi ile “Siyasete” karışmayan(Diasporadaki Hak ve Hukuk Arama eylemlerine katılmayan) ruhsuzlar ile diğerleri arasında kalın bir çizgi çizdi ve   Çin işgal rejimine yakın yaşayanların anavatanlarını görme “ayrıcalığına” sahip olmasının kabul edilmesini dayatmak istedi.  Bu ortaya çıkan yeni durum Doğu Türkistan Milli Hareketi konusunda  algı ve bilgi  savaşlarının bir kez daha alevlenmesine Türkiye’de ve  diğer  ülkelerde yaşayan uluslararası  Uygur toplumunda Doğu Türkistan’daki ÇKP baskısının ” yumuşadığı ” yanlış algısının abartılmasına yol açtı.

Sonuç Olarak :

Reşide Rahman’ın anlattıkları 8 yıldır görüşemediği  oğluyla yeniden bir araya gelmenin verdiği sevinç  ve  gerçek bir annelik  duygusunun yansımasıdır. Ancak Çin  yönetiminin bir Annenin oğluna kavuşması sonrası bu anlık duygularını   kaydedip dünyaya yayması  istismar odaklı  niyetini  sahte ve  yalanlarla dolu politikalarını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu  ve benzeri ziyaretler, Çin’in  işgalindeki Uygur bölgesindeki baskı ve zulümlerini sona erdirmek yerine  bölgede işledikleri insanlık suçlarını örtbas etmek için  kullandığı yeni bir arguman olduğu açıktır. Çin’in   bu konuda kendisine yeni bir “maske” yaratma aşamasına geçtiği  gösteriyor. Gerçek  durum ise  Çin’in  böylesi önceden hazırlanmış  kendi hedefine bağlı sahte  seyahat  organizasyonuyla değil, her  bir Uygur’un korkusuz, özgürce ve bağımsız olarak memleketine dönebileceği günleri yaşayabilmeleri ile ancak mümkün olabilecektir.

Share
3166 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.