BM.İnsan Hakları Formunda söz alan İsa Küresel delegelerin önünde konuştu ve şunları söyledi : ” Çin yönetimi İşgalindeki Doğu Türkistan’da yaşayan Çinli olmayan Türk Halklarına karışı sistematik soykırım uyguluyor. Bizler DUK ve Uygur diasporası olarak anavatanımızda Çin tarafından sistematik olarak yok edilen kültürel ve sivil alanları yurtdışında nasıl yeniden inşa etmeye çabalıyoruz. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Uygur toplulukları, yaşadıkları ülkelerin demokratik ve inian hakları temelli yasalarından yararlanarak yaşadıkları devletlerde dil okulları, sanatsal girişimler ve etkinlikler gerçekleştirmekteyiz. Uygur diasporası olarak ,demokratik örgütlenme ve sivil kurumlar aracılığıyla kültürümüzü yaşamaya ve genç nesillerimize aktarmaya ve yeniden canlandırmaya gayret gösteriyoruz. Bütün bunların yanında yaşadığımız ülkelerde toplumsal barışı ve hoşgörüyü sağlayarak kültürel zenginliklerin daha da canlanmasına ve arı zenginleştirirken aynı zamanda ulusal mirasımızı da koruyoruz. Çin yönetimi İşgalindeki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar Kazaklar başta olmak üzere tüm Türk halklarına karşı baskı ve zulüm uygulamaktadır. Bu sistematik baskı ve zulümler ve 2107’den beri ise etnik soykırımı ÇKP Yönetiminin aşırı güç kullanarak resmi politika olarak uyguluyor. Terörle ve Aşırılıkla savaş bahanesi ile Türkleri toplu olarak göz altına alıyor ve ülke genelinde kurduğu Çin tipi toplama kamplarında 1-3 milyon arasında tahmin edilen masum halkı esir olarak tutuyor.Uygurları kendi topraklarında azınlık haline getirmeye çalışıyor. ” ve toplu gözaltılar, kültürel silme ve siyasi baskı yoluyla soykırım yapmaya çalışmakla suçladı.

BM. Sesleri Kısılan, Dışlanan ve Siyası Baskı Altındaki Toplulukların Seslerinin Yankılandığı Platform
Dolkun İsa sözlerinin sonunda Çin’in haksız ve hukuksuz tutuklayarak toplama kampları ve zindanlara attığı Uygur aydınları ve entellektüellerin durumunu da gündeme getirerek ” Prof. Dr. Rahile Davut,Doç.Dr. İlham Tohti, Dr. Gülşen Abbas başta olmak üzere yüzlerce önde gelen Uygur entelektüellerinden dramatik durumundan söz etmek istiyorum. Bu Uygur aydın ve entellektüelleri, Bilim insanları ve diğer çeşitli konularda öne çıkmış ve insanlık değerlerine katkı sunmuş kişilerdir. Çin yönetimi bu seçkin Aydınlarımızı insanlık değerlerine yaptıkları bu katkılarını takdir etmek ve ödüllendirmek yerine onları çeşitli cezalara çarptırmıştır. Çin yönetimi Uygurca dil eğitiminin okullardan kaldırmıştır. Doğu Türkistan’da yaşayan Türk halklarının dil ve eğitim haklarının ortadan kaldırılmıştır. Bu uygulamalar ise etnik hafıza, milli tarih ve kimliğin gelecek nesillere aktarımını baltalamak ve engellemektir. BM. sesleri kısılan, engellenen, dışlanan ve baskılanan Toplumların seslerinin yankılandığı özgür bir platformdur. BM başta olmak üzere üye devletleri Uygurların kültürel ve dilsel özgürlükleri korumaya ve “temsil edilmeyen sesleri kısılarak engellenen korkutulan , ayrımcılık veya siyasi baskı olmadan kendi öz vatanlarında huzur içinde yaşayabilmeleri için katkıda bulunabilmesini sağlamaya çağırıyorum. ” Şeklinde konuştu.
DUK eski Başkanı Dolkun İsa Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan Türklerine yönelik sistematik baskı ve zulümleri ile Uygurların Köle/İşçi olarak çalıştırılması başta diğer tüm insan hakları ihlallerini kanıtları ile anlatan ateşli bir konuşma yaptı. Dolkun İsa konuşurken Çin delegasyonunun kendisine müdahale ederek sözünü kesmeye ve susturmaya çalışarak “Az önce söylediğimi tekrarlamak zorundayım. Bu platformdan yararlanmaya çalışan ve Çin Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini zedeleyen bu STK (Dünya Uygur Kurultayını kastediyor) ile ilgili olarak daha önce yaptığım uyarılarımı tekrar etmek istiyorum.” dedi.
Oturum Başkanı Çin Delegesine Müdahale Ediyor
Ancak oturumu yöneten Moderatör/Oturum başkanı, Çin delegesine müdahale ederek DUK.E.Başkanı İsa’nin sözünü kesmemesini ayrıca kendisinden izin almadan konuşmaması konusunda uyardı. Kürsüdeki Dolkun İsa’ya hitaben “Konuşmanıza devam edeniz.” dedi. Bunun üzerine İsa kendisine verilen süre içerisinde genel Kurula hitap etti ve Çin’i Uygurlara yönelik insanlık ve soykırım suçları nedeniyle eleştirerek kınadığı bildirdi.
İşgalci Çin’e Bu Kez BM.Formunda Büyük Bir Hezimete Uğradı
İşgalci Çin yönetimi bu kez Dünya Uygur Kurultayına karşı sürdürdüğü savaşta kafasını bu kez BM. Formunda insanlığın vicdanına çarptı ve büyük bir hezimete uğrayarak uluslararası toplum nezdinde rezil ve rüsva oldu ve gülünç bir duruma düştü. Geçtiğimiz hafta BM. tarafında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Azınlık Sorunları Forumu’nda Dünya Kurultayı eski Başkanı ve Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi Başkanı Dolkun İsa, söz alarak Çin’in Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları ihlallerini dile getirdi ve BM.lerin Doğu Türkistan’daki dramatik durumun düzeltilmesi için daha duyarlı olması çağrısında bulundu.
Uzmanlar Bu Olay BM.Tarihinde Nadir Görülen Olay
Dolkun İsa’nin BM. Formunda Çin delegesi tarafından sözünün kesilmek istenmesi ve karşı müdahalelerini diplomatik kaynaklar ve konunun uzmanları şöyle değerlendirdi : ” Dolkun İsa’nın konuşması sırasında Çin delegasyonunun onun hukuksuz olarak sözünü kesmesi ve susturmaya çalışması, Çin’in insan hakları sicilinin küresel düzeyde bir kez daha incelenmesi gerektiğini ve uygar dünya ile Çin arasındaki derin uçurumu ve gerilimleri bir kez daha ortaya koymuştur. Bu ve benzeri söz kesme ve dışarıdan müdahale ve diplomatik kısıtlamalar BM.tarihinde çokça rastlanan bir olaydır. Ancak, bu kez yaşanan bu olay daha çok güçlülerin hakim olduğu BM platformunda nadir görülen bir olay olarak tarihe geçmiştir. BM.Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden birisi olan Çin delegesine karşı Oturum Başkanı müdahale etmiş ve açık muhalefetini göstererek bu durumu eleştirmiştir.







