logo

trugen jacn

ÇİN,UYGUR MÜSLÜMANLARA CENAZE NAMAZI YASAĞINI TÜM ACIMASIZLIĞI İLE SÜRDÜRÜYOR

HALİS ÖZDEMİR yazdı: "Gıyabi Cenaze Namazı ve Türkiye- Pakistan- S. Arabistan Anlaşması"

Halis ÖZDEMİR( Gazeteci-Yazar ve Tv. Programcısı)

Cenaze namazına iştirak farz-ı kifayedir. Yani bir bölgenin ahalisi cenaze namazına iştirak ederse iştirak edememiş olanın üzerinden sorumluluk düşer. Cenaze namazına iştirak ile de dünya hayatını ikmal etmiş, ahiret yolculuğuna çıkmış olan bir yakını bir arkadaşı belki dostu ya da tanıdığı bir insanın cenaze namazına katılır ve helallik vererek ahiret yolcusunu son  yolculuğuna uğurlar.

Bu normal olanıdır.

Bir de giyabi cenaze namazı kılınır!

Ahiret yolculuğuna çıkmış olan kişinin bulunduğu yere ulaşma veya vefat haberinin geç alınması ile sevenleri tarafından geç de olsa ahiret yolcusuna son görev ifa dedilir.

Son zamanlarda Türkiye’de muhacir olarak yaşayan Uygur kardeşlerimiz gıyabi cenaze namazı kılmakta ve yakınları ile helalleşmeye fırsat olarak görmektedirler.

Zaman zaman gıyabi cenaze namazlarına ben de katılırım. Uygur kardeşlerimin yakınları ile bir bakıma gurbette veda anlamına gelen cenaze namazlarında yanlarında olmaya çalışırım.

Bu hafta da böyle bir cenaze namazına iştirak ettim.

Doğu Türkistan muhaciri akademisyen Doç. Dr. Mağfiret Abdülveli Bozlar hanımefendinin kardeşinin gıyabi cenaze namazına katıldım.

Acı üstüne acı!

Mağfiret hanım dua istediği mesajında; “kardeşim Muhammet Emin ve ailemden on yıldır haber alamıyordum. Dün haber aldım, kardeşim bir yıl önce ahiret yolculuğuna çıkmış. Gıyabi cenaze namazı Üsküdar’da bulunan Abdülhamit Han Üniversitesi Camisinde cuma namazı sonrası kılınacak!

Düşünebiliyor musunuz? Ailenizden yıllarca haber alamıyorsunuz! Bir haber alıyorsunuz o da bir yıl önce vefat eden kardeşinizle ilgili.

Allah sabırlar versin.

Allah, siz değerli okurlarımın ve mazlum Doğu Türkistan, Filistin ve Arakan’lı kardeşlerimizin ahirete göçenlerine rahmet eylesin mekanları cennet olsun.

Doğu Türkistan’lı kardeşlerimizin ahiret yolcularıyla vedalaşması da hüzün yüklü. Allah sabırlar versin.

Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde Doğu Türkistan’a giden bir grup gazeteci ile ilgili oldukça sert bir yazı yazmıştım ki bu yazının mürekkebi kurumadan Diyanet Akademisi yöneticisi olduğu ifade edilen bir şahsın açıklamaları yayınlandı ve maalesef Doğu Türkistan’lı kardeşlerimizi üzerken Komünist Çin yönetimini sevindirir mahiyette oldu.

Bu şahsın açıklamalarını tevil ederek hafifletmeye çalışanlar da olmadı değil! Ancak güneş balçıkla kapatılmaz! Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi üzmeye kimsenin hakkı yoktur! Açıklamalar kimin işine yarıyor ona bakmak gerekir. Hele bu gibi açıklamaları yapanın bir bakıma devlet görevlisi olması hele hele bir de diyanet mensubu olması en hafif ifade ile ayıptır günahtır!

Daha önce de sözde İslam alimleri denilen bir grup Çin yönetimi tarafından Çin’de gezdirilmiş, ağırlanmışlar ve onlar da Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımı inkara yeltenmişlerdi de ben ağızlarının payını vermiştim.

Doğrusu Komünist Çin’in yaptıklarına mı, bizim çaresizliğimize mi, onların zulmünü görmezlikten gelen sözde gazeteci sözde İslam alimi geçinenlere mi! Kime üzüleceğimize doğrusu şaşırdık!

Beyler zulme rıza zulümdür!

Zulmü görmezlikten gelmek zalime yardım etmektir. Ahiret var ahiret! Ne diyelim?

Dünya sessiz,

İslam aleminin üzerine ölü toprağı serilmiş!

Türkiye?

Türkiye’yi de hep birlikte görüyoruz!

  Ve; “Müminler Kardeştir.”     Vesselam

Kaynak : Bursa Arena Gazetesi

Share
5960 Kez Görüntülendi.