Son Dakika



UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Çin işgal yönetimi 2025’in son günlerinde Doğu Türkistan’ın Hoten iline bağlı Çince adı ile kurulan He’an ve Hekan ilçelerinin sadece Çin’in iç asimilasyonuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bölgesel bir yayılmacılık barındırdığını kanıtladı.
Çin yönetiminin Çince adı ile yeniden kurduğu bu yeni idari birimlerin, Keşmir’in Ladahk bölgesiyle çakışması Yeni Delhi’yi tedirgin etti ve teyakkuza geçirdi. Çin’in “sınır düzeltme” kılıfıyla yürüttüğü bu hamle, Hindistan tarafından “yasa dışı işgal” olarak nitelendirilerek protesto edildi.
Çin’in bu yeni soykırım amaçlı adımları , bir yandan Müslüman Uygurları kendi öz topraklarında “yabancı” kılan bir demografik mühendislik çalışması, diğer yandan ise bölgedeki hakimiyetini Çince adlı kurduğu bu yeni İlçeler ile askeri-idari birimlerle perçinleme çabasından başka bir şey değildir. ı
Emperyalist Çin’in bu hamleleri, Batılı demokrası ve temel insan haklarını önceleyen ” Demokrası ve insan hakları” sakızına doladığı ama çözüm üretmediği, İslam dünyasının ise çoğunlukla sessiz kaldığı bir “imankırım” olduğu açıktır.
İmankırım: Çin’in bir milletin dini İnancını ve Milli ruhunu öldürme teşebbüsüdur
İşgalci Çin’in Yer isimlerinin değiştirilmesi, o toprağın tapusunu iptal etme çabasıdır. “Kaşgar” ismi sadece bir şehir adı değil, bir ruhun adıdır.
Yeni kurulan her ilçe, ÇKP’nin bölgeye daha fazla polis gücü, daha fazla gözetim kamerası ve daha fazla “ideolojik eğitim merkezi” (toplama kampı) ve daha fazla etnik Han Çinlisi göçmen yerleştirmesi ve yığması demektir.
İslam alemindeki en büyük mazlum coğrafyalardan biri olan Doğu Türkistan, sadece bir “insan hakları” meselesi değil, bir “iman ve haysiyet” meselesidir.
Kaynak : Baran Dergisi
BENZER HABERLER