logo

trugen jacn

UYGUR TÜRKLERİNİN BİTMEYEN ÇİLESİ : EVLERE SÜREKLİ GECE BASKINLARI VE GÖZALTILAR

1 aylık Uygur bebek Enes Abdullah geri gönderme merkezine alındı: Çin'e iade edilebilir

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Soykırımcı ÇKP Faşizminin işgalindeki  Doğu Türkistan’daki baskı, zulüm, etnik soykırım ve diğer tüm insanlık suçlarından kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerinin  Türkiye’de de çilesi bir türlü bitmiyor.  Mayıs/2017’de Çin ile imzalanan Suçluların Karşılıklı İadesi Antlaşması her  ne kadar TBMM’de  onaylanmamış olsa da pratikte uygulanmaya devam ediyor. Türkiye’de yaşayan Uygurlar sürekli olarak   İşgalci Çin’in  alçakça  iftiraları ve sahte suç dosyaları gerekçe gösterilerek evlerinden  gece  polis baskınları ile ile  göz altına alınıyor ve Geri Gönderme Merkezi (GGM) adı verilen gözaltı merkezlerinde aylarca ve hatta yıllarca tutuluyor. Şimdiye kadar bu şekilde  tutuklanan Uygurların sayısının binlerce olduğu öne sürülüyor

İki Çocuğuyla Zalim Çin’e İade Edilen Zinnetgül Tursun Cezaevinde!

Haziran/2019’da  Çin pasaportu ile Türkiye’de oturma İzin Belgesi sahibi   Uygur Türkü Zinnetgül Tursun ve 2 küçük kız çocuğunun bir algı operasyonu ile  Tacikistan üzerinden Çin’e iade edilmesinden sonra  şimdiye kadar hiç bir Uygur Türkü Çin’e  teslim edilmedi.  Ancak, sürekli olarak Çin’in düzmece suç dosyaları  ile evlerine  polis baskınlar düzenliyor ve aileler toptan göz altına alınıyor. En son benzer bir  tutuklanma   olayı 24 Aralık 2025’te İstanbul’da yaşandı.  İçişleri Bakanlığına bağlı  İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğünün talebi ile İstanbul  Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce  24 Aralık gecesi,  Küçükçekmece İlçesi Sefaköy’de oturan Doğu Türkistanlı Uygur Türkü bir ailenin evine operasyon düzenlendi. Operasyonda, aralarında henüz 1 aylık bir bebeğin de bulunduğu  bir aileden dört kişi gözaltına alındı. Haklarında idari gözetim ve sınır dışı kararı verilen anne ile 1 aylık bebek, Çin’e deport edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Emniyetteki sorgulamanın ardından  serbest bırakılan aile hakkında,  haklarında hiç bir suç isnadı veya gerekçe gösterilmeksizin idari gözetim süresinin uzatılması kararı verilerek serbest bırakılmadı. Bunun üzerine  Aile   Avukatları aracılığı ile Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz  dilekçesi sunmuş bulunuyor.

İşin en garip ve dramatik yönü şu : Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında Bölge idare Mahkemesi bu şekilde  idari gözaltına alınan ve Çin’e kendi rızaları ile  dönmelerini kabul eden  bir belge imzalatılan bir Uygur  ailenin  itiraz dilekçesini ” Uygurların Çin’de Can güvenlikleri olduğu   teslim edildikleri taktirde baskı ve zulme maruz kalmayacakları” şeklinde hüküm vermişti.  2 Hafta önce gözaltına alınan ve halen İzmir’de bir GGM.’de tutuklu bulunan 1 aylık Uygur bebek Enes Abdullah Annesi ve diğer  ailenin  2  üyesi Çin’e iade  tehlikesi  ile karşı karşıya  olduğu öne sürülüyor. Bu konuda Karar Gazetesi Muhabirin  Feyza Nur Çalıkoğlu’nun bugün yayınlanan haber yorumunu aşağıda sunuyor ve  Doğu Türkistanl messelesi konusunda her zaman duyarlılık gösteren  ve Uygur sığınmacıların  bu dramatik durumunu gündeme taşıyan Karar Gazetesine ve Muhabirine  çok çok teşekkür ederiz.(UYHAM)

 Feyza Nur Çalıkoğlu 
 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece İstanbul’da yaşayan Uygur Türkü bir ailenin evine polis tarafından operasyon düzenlendi. Operasyonda Merziye Penirdin, Bilal Erkin, Müeyesser Ali ve Abdullah Pehirdin gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında henüz1 aylık bir bebek de bulunuyor. 1 haftadır geri gönderme merkezinde tutulan anne ve Müyesser bebeği Enes Abdallah Çin’e deport edilme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı.

ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIK DURUMU ENDİŞE VERİCİ

KARAR’a konuşan Müeyesser Ali’nin avukatı, özellikle anne ve 30 günlük bebeğin sağlık durumunun endişe verici olduğunu söyledi. Aile bireylerinin Türkiye’de geçerli ve aktif oturum izinlerine sahip olduğu, uzun süredir Türkiye’de yaşadıkları ve çocuklarının da burada doğup büyüdüğü belirtilirken, gözaltı sırasında kendilerine herhangi bir resmi gerekçe bildirilmediği ifade edildi. Gözaltına alınanlardan Müeyesser Ali ile Abdullah Pehirdin’in tek böbrekle yaşadığı, buna rağmen sağlık durumlarının göz önünde bulundurulmadığı ileri sürüldü.

Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nden İzmir’e sevk sürecinde, yaşı 1, 3 ve 6 olan üç çocuğun sağlık koşullarının bozulması üzerine çocukların aile yakınlarına teslim edildiği belirtildi. İzmir Geri Gönderme Merkezi’ne ise yalnızca Müeyesser Ali ile 1 aylık bebeğinin gönderildiği ifade edildi.

Sınır dışı ve idari gözetim kararının, herhangi bir yeni ve somut gerekçe gösterilmeksizin uzatıldığı belirtildi. Avukat, bu sürecin emniyette ifade verip serbest bırakılan göçmenlerin dahi otomatik biçimde geri gönderme merkezlerine sevk edilmesi şeklinde işlediğini, müvekkili ile bebeğinin de bu uygulama kapsamında idari gözetim altında tutulduğunu ifade etti. Sevkin ardından İzmir İl Göç İdaresi, idari gözetimin yeniden uzatılmasına karar verdi. Bunun üzerine avukat, söz konusu karara karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz başvurusunda bulundu. Avukatın aktardığına göre, başvuru dün öğle saatleri itibarıyla UYAP sistemine kaydedildi ve dosya şu anda tensip aşamasında bulunuyor. Mahkeme tarafından henüz bir karar verilmiş değil. Normal koşullarda bu tür başvuruların 1 ila 2 hafta içinde sonuçlandığı ifade ediliyor.

SERBEST BIRAKMA YETKİSİ MAHKEMEYLE SINIRLI DEĞİL

Avukat, idari gözetimin sona erdirilmesi için mutlaka mahkeme kararının beklenmesinin gerekmediğine dikkat çekti. Mevzuata göre Göç İdaresi’nin, mahkeme kararı olmaksızın da kişileri serbest bırakma yetkisi bulunuyor. Ancak uygulamada bu yetkinin nadiren kullanıldığı, serbest bırakmaların çoğunlukla mahkeme kararlarının ardından gerçekleştiği belirtiliyor. İdarenin kendiliğinden serbest bırakma oranının yaklaşık yüzde 30 civarında olduğu ifade ediliyor.

11 YILLIK İKAMET VE UZUN DÖNEM OTURMA İZNİ

Ailenin avukatı, dosyaya ailenin yaklaşık 11 yıldır Türkiye’de yaşadığı, uzun dönem ikamet iznine sahip olduğu, çocukların Türkiye’de doğduğu ve eğitim gördüğüne ilişkin bilgilerin sunulduğunu aktardı. Kira sözleşmeleri ile yerleşik bir hayatı ortaya koyan belgelerin de başvuruya eklendiği belirtildi.

ÇİN’E SINIR DIŞI HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL

Avukat, ailenin Çin’e geri gönderilmesinin hem fiilen hem de hukuken mümkün olmadığını vurguladı. Çin Halk Cumhuriyeti’nde Uygur Türklerine yönelik yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerinin uluslararası raporlarla belgelendiğini belirten avukat, bu nedenle sınır dışı kararlarının geri göndermeme ilkesine açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Bu koşullar altında idari gözetimde tutulmanın da hukuki bir anlam taşımadığını söyledi.

Kaynak : https://www.karar.com/guncel-haberler/1-aylik-uygur-bebek-enes-abdullah-geri-gonderme-merkezine-alindi-cine-2019508

 

Share
2048 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.