logo

trugen jacn

ÇİN; BM.’DE DUK.E.BAŞKANI İSA’YI KONUŞTURMAMAK GİRİŞİMİNDE AĞIR HEZİMETE UĞRADI

Cenevre'deki Birleşmiş Milletler Azınlık Sorunları Forumu'nda güçlü bir müdahaleyle, Uygur

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

İşgalci Çin, Doğu Türkistan milli hareketinin en üst ve şemsiye kuruluşu Almanya merkezli Dünya Uygur Kurultayı’na karşı  BM.başta uluslararası kurum ve Kuruluşlar nezdinde  sürdürdüğü dışlama, haksız ve asılsız iftira ve  haksız ve  hukuksuz olarak suçlamalarla etkisiz hale getirmek için  yıllardan beri  diplomatik yollar başta olmak üzere tüm yol ve yöntemleri kullanarak  sürdürüyor. Ancak  Çin’in bu haksız ve hukuksuz içi boş iftiraları her zaman  insanlığın   ve uluslararası  toplumun vicdanına tosyalarak  her dafasında büyük hezimetlere ugramaktan utanmıyor ve arlanmıyor,

Dolkun İsa : Çin Uygurları Sistematik  Olarak Yok Etmeye Çalışıyor 

 BM.İnsan Hakları Formunda söz alan İsa Küresel delegelerin önünde konuştu ve şunları söyledi : ”  Çin yönetimi İşgalindeki Doğu Türkistan’da yaşayan Çinli olmayan  Türk Halklarına karışı sistematik soykırım uyguluyor.  Bizler DUK ve  Uygur diasporası olarak anavatanımızda Çin tarafından  sistematik olarak yok edilen kültürel ve sivil alanları yurtdışında nasıl yeniden inşa etmeye çabalıyoruz. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan   Uygur toplulukları, yaşadıkları ülkelerin demokratik ve inian hakları temelli yasalarından yararlanarak  yaşadıkları devletlerde dil okulları, sanatsal girişimler ve etkinlikler gerçekleştirmekteyiz. Uygur diasporası olarak ,demokratik örgütlenme ve sivil kurumlar aracılığıyla kültürümüzü  yaşamaya ve genç nesillerimize aktarmaya ve yeniden canlandırmaya gayret gösteriyoruz. Bütün bunların yanında yaşadığımız ülkelerde toplumsal barışı ve hoşgörüyü sağlayarak kültürel zenginliklerin daha da canlanmasına ve arı zenginleştirirken  aynı zamanda ulusal mirasımızı da koruyoruz. Çin yönetimi İşgalindeki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar  Kazaklar başta olmak üzere tüm Türk halklarına karşı  baskı ve zulüm uygulamaktadır. Bu  sistematik baskı ve zulümler  ve 2107’den beri ise etnik soykırımı ÇKP Yönetiminin aşırı güç kullanarak resmi politika olarak uyguluyor. Terörle ve Aşırılıkla savaş  bahanesi ile Türkleri toplu olarak göz altına alıyor ve ülke genelinde  kurduğu  Çin tipi toplama kamplarında 1-3 milyon arasında tahmin edilen masum halkı esir olarak tutuyor.Uygurları kendi topraklarında azınlık haline getirmeye çalışıyor. ” ve toplu gözaltılar, kültürel silme ve siyasi baskı yoluyla soykırım yapmaya çalışmakla suçladı.

BM. Sesleri Kısılan, Dışlanan ve Siyası Baskı Altındaki  Toplulukların Seslerinin  Yankılandığı   Platform

Dolkun İsa sözlerinin sonunda Çin’in haksız ve hukuksuz  tutuklayarak  toplama kampları ve zindanlara attığı Uygur aydınları ve entellektüellerin durumunu  da gündeme getirerek ” Prof. Dr. Rahile Davut,Doç.Dr. İlham Tohti, Dr. Gülşen Abbas  başta olmak üzere yüzlerce  önde gelen Uygur entelektüellerinden  dramatik durumundan söz etmek istiyorum.  Bu Uygur aydın ve entellektüelleri, Bilim insanları ve diğer çeşitli konularda öne çıkmış  ve insanlık değerlerine katkı sunmuş kişilerdir.  Çin yönetimi bu seçkin Aydınlarımızı  insanlık değerlerine yaptıkları bu katkılarını takdir  etmek ve ödüllendirmek yerine onları çeşitli cezalara çarptırmıştır. Çin yönetimi Uygurca dil eğitiminin okullardan kaldırmıştır. Doğu Türkistan’da  yaşayan Türk halklarının dil ve eğitim haklarının ortadan kaldırılmıştır. Bu uygulamalar ise  etnik hafıza, milli tarih ve kimliğin  gelecek nesillere aktarımını baltalamak ve engellemektir. BM. sesleri kısılan, engellenen, dışlanan ve baskılanan Toplumların seslerinin yankılandığı   özgür  bir platformdur. BM  başta olmak üzere üye devletleri Uygurların kültürel ve dilsel özgürlükleri korumaya ve “temsil edilmeyen  sesleri kısılarak engellenen  korkutulan , ayrımcılık veya siyasi baskı olmadan  kendi öz vatanlarında huzur içinde yaşayabilmeleri için katkıda bulunabilmesini sağlamaya çağırıyorum. ” Şeklinde konuştu.

 Çin Delegesi Sözünü Kesmeye ve Susturmaya çalıştı 

DUK eski Başkanı Dolkun İsa Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan Türklerine yönelik sistematik baskı ve zulümleri ile Uygurların Köle/İşçi olarak çalıştırılması başta diğer tüm insan hakları ihlallerini  kanıtları ile anlatan ateşli bir konuşma yaptı. Dolkun İsa konuşurken Çin delegasyonunun   kendisine  müdahale  ederek  sözünü kesmeye ve susturmaya çalışarak  “Az önce söylediğimi tekrarlamak zorundayım. Bu platformdan yararlanmaya çalışan ve Çin Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini zedeleyen bu STK (Dünya Uygur Kurultayını kastediyor) ile ilgili olarak daha önce yaptığım uyarılarımı tekrar etmek istiyorum.” dedi.

Oturum Başkanı Çin Delegesine Müdahale Ediyor 

Ancak oturumu yöneten Moderatör/Oturum başkanı,  Çin delegesine müdahale ederek  DUK.E.Başkanı İsa’nin sözünü kesmemesini ayrıca kendisinden izin almadan konuşmaması konusunda uyardı. Kürsüdeki Dolkun İsa’ya hitaben “Konuşmanıza devam edeniz.” dedi. Bunun üzerine İsa kendisine verilen süre içerisinde genel Kurula hitap etti ve Çin’i Uygurlara yönelik insanlık ve soykırım suçları nedeniyle eleştirerek kınadığı bildirdi.

İşgalci Çin’e Bu Kez BM.Formunda Büyük Bir Hezimete  Uğradı

İşgalci Çin yönetimi bu kez Dünya Uygur Kurultayına karşı sürdürdüğü  savaşta kafasını bu kez BM. Formunda insanlığın vicdanına çarptı ve büyük bir  hezimete uğrayarak uluslararası toplum nezdinde  rezil ve rüsva oldu ve  gülünç bir duruma düştü. Geçtiğimiz hafta BM. tarafında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen  Birleşmiş Milletler Azınlık Sorunları Forumu’nda Dünya Kurultayı eski Başkanı  ve Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi  Başkanı Dolkun İsa, söz alarak Çin’in Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları ihlallerini dile getirdi ve BM.lerin Doğu Türkistan’daki dramatik durumun  düzeltilmesi için daha  duyarlı olması çağrısında bulundu.

Uzmanlar Bu Olay BM.Tarihinde Nadir Görülen Olay 

Dolkun İsa’nin  BM. Formunda Çin delegesi tarafından sözünün kesilmek istenmesi ve  karşı müdahalelerini diplomatik kaynaklar ve konunun uzmanları şöyle değerlendirdi : ” Dolkun İsa’nın konuşması sırasında Çin delegasyonunun onun hukuksuz olarak sözünü kesmesi ve susturmaya  çalışması, Çin’in insan hakları sicilinin küresel düzeyde  bir kez daha incelenmesi  gerektiğini ve uygar dünya ile Çin arasındaki  derin  uçurumu ve gerilimleri  bir kez daha ortaya koymuştur. Bu ve benzeri söz kesme ve dışarıdan müdahale  ve diplomatik  kısıtlamalar  BM.tarihinde çokça rastlanan bir olaydır.  Ancak,  bu kez  yaşanan bu olay daha çok güçlülerin hakim olduğu BM platformunda nadir görülen bir  olay olarak tarihe geçmiştir. BM.Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden birisi olan  Çin delegesine karşı Oturum Başkanı müdahale etmiş ve açık muhalefetini göstererek bu durumu eleştirmiştir.

Share
2481 Kez Görüntülendi.