logo

trugen jacn

ÇİN, UYGURLARI BİR BİRLERİNE KIRDIRARAK ONLARI TOPTAN YOK EDEBİLİR Mİ ? (1.BÖLÜM )

Mehmet Emin HAZRET 

Çin,Uygurları Baskı ve şantaj ile Bir birlerini Jurnal Etmeye Zorluyor

Son aylarda Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’in Uygur Türklerinin çoğunluğunu oluşturduğu güney vilayetlerindeki Kırsal yerleşim merkezlerinde bulunan  Polis merkezlerinin önünde uzun insan kuyruklar oluşmaya başlamıştır.  Polis Merkezlerinin önündeki insan kuyruğunda bekleyenlerin hepsi Uygurlardan oluşuyor.Bu insanlar işgalci Çin yönetiminin şantaj,tehdit ve zorlaması ile akrabalarını, yakınlarını,  komşu ve tanıdıklarını yönetime jurnallayarak yanı açık bir anlatımla onların Çin yönetimi aleyhindeki söylem ve eylemelerini ihbar ederek karşılığında mükafat almak istemek için bekliyorlar.Bu insanlar yalan ihbarları karşılığı Çin yönetiminin vereceği para ile ancak geçinen ve muhtaç insanlar. Bunların içinde,erkek kadın,yaşlı genç her türden insanlar var. Bu jurnalcıların arasında her gün kuyrukta bekleyenler olduğu gibi, haftada 1-2 kez gelenler de  bulunuyor.  Bu jurnalcıların çoğu bir birlerini tanıyan insanlar olmalarına rağmen, bir birleri ile karşılaştıklarında bir birlerinin yüzlerine pek bakmazlar veya bakamazlar. Polis merkezi önündeki Nöbetçi  Çin polisi sırası gelenin kimliğini alarak bilgisayar’da kayıt eder ve ardından üst araması yaparak onların içeri girmelerine  izin  verir.    İçeri girenleri bir Çinli polis jurnalı  yapacağı yetkilinin yanına kadar eşlik eder. Yetkili Jurnalcı’yı karşısındakini  dışarıdan görünmeyen camın karşısında oturmasını emreder.Jurnalcı Uygur Türkçesini su gibi konuşan Çinli polisin ancak,sesini duyabilir, fakat,  yüzünü ve eşkalini  asla göremez. Jurnalcının ihbarı sesli olarak kayıt altına alınır .Jurnalcıya yaptığı ihbar için para verilip verilmeyeceği ve miktarının ne olacağı daha sonra değerlendirerek kararlaştırılır ve kendisine bildirilir.Ancak,her jurnalcının bu ihbarı için görünmeyen bölüme açılan bir delikten her birine 100 Yuan(Yaklaşık 13 $) para önüne konur ve bu şekilde  ihbarcılığı için  mükafat olarak bir ön ödeme yapılır.
Jurnalcı yaptığı ihbarın aslı olup olmadığına bakılmaksızın sadece komşularını,yakınlarını ve öz akrabalarını ispiyonladığı için 100 Yuan parayı cebine koyar ve  bu para ile evine döner.
Para karşılığı Çin yönetimine ispiyorculuk yapmak sadece fakir ve muhtaç Uygurlar ile sınırlı değilidir. Kendi aralarında sorunu,kin ve nefreti olanlar da  yalan ve asılsız ihibarlar yaparak Çin işgal polisi aracılığı ile onlardan öçlerini almaya çalışırlar. Bazıları ise.daha çok dini ve siyasi konularda  ihbarlar yaparak büyük  miktarda mükafatlar alır.Bunlar  kazandığı bu  para  ile  motosiklet ve hatta araba alanlar dahi var içlerinde. Bu işten zenginleşen Uygurlar az da olsa yok değil. Ama her Uygur ailesinin en azından 1 veya 2 evladı bu Jurnalcıların ihbarları le hapishanedeler. Jurnalcıların arasında da evlatları başkaları tarafından ihbar edildikleri için tutuklanarak hapse atılanlar da mevcut.Bu Jurnalciler ihbar ettiği aileler ile birlikte hapishanedeki evlatlarına birlikte yemek ve giyecek taşıyanların sayısı her gün bir az daha artmaktadır.Burada insanı en derinden düşündürecek olan ise, çaresiz Uygurları ahmak sayan, rüşvete doymayan Çin polis şeflerinin acımasızlığıdır;  “para getirirsen çocuğunu çıkarabiliriz.” sözleri bu yoksul köy anne, babaları umutlandırıyor. Ahırında besleyen 3-5 koyununu satıyor, polis şefine veriyor. Günler geçiyor, aylar geçiyor çocuktan haber yok. Yine gediyor Çini polis şefi önünde eğilip,bükülüp soruyorlar çocuklarının durumunu. ” Çocuğunun suçu ağırmış. Az para ile bu iş bitmiyor” diyor gaddar polis şefi. Ahırdaki inek satılıyor. Yine para az deniyor. Tarla satılıyor, ev satılıyor. Çocuklardan haber yok. Kırsal kesimde yaşayan çok sayıdaki Uygur aileler soyan soğana çevrilmektedir. Bu çaresiz insanların gece yarısında ışıksız odalarında seccade üzerinde oturup Allah’a haykırışlarını bir dinleseniz sizinde yürekleriniz parçalanırdı.

 

Sözde Özerk Bölgesel ÇKP.Teşkilatı “Bölücü,Radikal dinci,ve Terörstleri” ihbar edenlerin kimliklerinin gizli tutulacağını ve ihbar mükafatının yüksek olacağı yolunda bir genelge çıkarmıştır. Ancak, Jurnalcı ve jurnal bulmak konusunda çok sıkıntılar yaşandığı  bildiriliyor. Ancak,kırsal kesimlerde yaptığı her ihbar için 100 Yuen almaya teşvik edilen ve bu işe alışmış ve bunu geçim aracı olarak yapan bazı vicdansızlar bunu bir meslek haline dönüştürmüş bulunmaktadır. Çin işgal yönetimi Uygurların bir birlerini jurnallamasını para,şantaj ve baskı ile açıkça teşvik etmekte ve bunu  bir meslek haline getirebilmek   için  sinsice çalışmaktadır. Günümüzde,  Doğu Türkistan’daki Çin işgal güçlerine ait,Polis,Jandarma ve askerler bu konuda bir haylı rahatlamıştır.     Çin işgal güçleri kırsal kesimilerde Uygurları 24 saat ara ile gözetim ve kontrol etmekte iken.bu işi baskı,şantaj ve para teşviki ile yeni meslek Jurnalcılar aracılığı ile yerine getirmektedir.Yanı Uygurları yine Uygurları kullanarak gözetleyen ve kontrol eden bir sistem  Doğu TÜrkistan’da yavaş yavaş şekillenmektedir.
Çin işgal yönetimi Doğu Türkistan’da bu ve benzeri  yanı “ Uygurları Kendi etini Kendi Yağı ile kavurma” yöntemi ile  benzeri  aşağılık,yüz kızartıcı,onursuzca ve rezil yöntemler icat etmeyi sürdürmektedir. Bu dünya’da şimidiye kadar hiçbir işgalcı ve sömürgeci bir devlet,günümüzde Çinli işgalcıların bu zehirli ve sinsi planlarını aklına getirmemiş ve uygulamamıştır. Nadan,cahil, ileriyi düşünemeyen( gönlükara) sadece parayı kurtarıcı olarak gören bazı Uygurlar Uygur Türklerinin muhteşem ve parlak kültür ve medeniyeti ,asil örf adet ve gelenekleri alicenap ve yüksek ahlakı değerlerine tamamın aykırı yola doğru zorla sevkedilmektedir.
Çinli işgalcılar son 15o yıldır, Uygurları,Uygurların gözü ile nezaret ve onları kullanarak yönetmek,Uygurların dili ile onları mahkum ettirmek ve Uygurları kullanarak onların eli ile kafalarını koparmak vebenzeri yöntemleri kullanarak işgal ve sömürge idaresini sürdürmektedir. Ancak,bugün olduğu gibi, Uygurları Uygurları kullanarak korkutmak, ve Uygurları bir birlerinden bu kadar iğrendirmek hali bu kadar zirve yapmamış ve genelleşmemişti. Günümüzde jurnalcı kötü Uygur ile jurnalcıların mağduru olan iyi Uygur da aynı derecede Çinli işgalcıların fiziki,maddi ve manevi kötülüklerine   maruz bulunmaktadırlar .

Tibet Canisi ve Çin Faşisti ve Uygurların Katili ÇKP.Sekreteri Çin Çüvenggou
Tibetteki insanlık dışı cinayetleri ile ünlenen ve Tibet Canisi olarak anılan Çin faşisti,  Han şövenisti ve Uygurların yeni katili ÇKP.bölgesel Genel sekreteri Çin Cüvenggou’nun Urumçiye  bu göreve atanması bir yıl doldurmuştur. Son bir yıl içinde bu Çin etnik faşisti memleketlerinde iş ve aş bulamadıkları için başkent Urumçi’ye göç ederek sokak satıcılığı ve sokaklarda evlerinde yaptıkları yemekleri satarak geçinen düşük gelirli 450 bin Uygur Türkü bu Kent’ten zorla memleketlerine geri kovulmuştur. Bu sayı Çin’in özenle gizlediği resmi rakamlardır. Urumçi’ye 30 yıl önce göç ederek yerleşen ev,bark ve iş sahibi olan Uygurlar dahi “ Bu kentte Nüfus Kaydın Yok!”  denilerek ve  bu bahane  ile mecburi olarak   30 yıl önce geldikleri  memleketlerine geri göç etmeye zarlanmıştır. Onların öğrenim gören çocuklarının devam ettikleri okullardaki kayıtları silinerek kovulmuş, dükkan,tezgah ve iş yerleri kapatılmıştır. Günümüzde Urumçi’nin toplam nüfusu 4 milyon olarak açıklanmıştır. Urumçi Belediyesinin resmi rakamlarına göre bu rakam 2000 yılında 2 milyor ve 2009 yılında ise, 3,2 milyon idi. Nüfusu çok suratle artmakta olan başkent Urumçi’den Uygur Türkleri kavularak temizlenmektedir. Çin’in Urumçi’den kovduğu Uygurlar kendi emeği ile geçinen,Çinlileri ve kendilerini çok iyi tanıyan .dindar, ülkesini ve Milletini sever,hayırsever, fedakar ve çilekeş Uygurlardan oluşuyordu. Çinli işgalcılar bu durumu çok iyi bildikleri için en ağır ve en sert darbeleri bu Uygurlara yöneltmiş ve vurmuştur. Günümüzde Urumçi’den zorla kovulan Uygur ailelerin tamamının  en az 1 veya 2 evladı hapishanede olup,  çocuğu hapiste olmayan  bir aileye rastlamak mümkün değildir.  Hapsedilmemiş olanlar ise,sürekli gözetim altındadır. Parasından,mütevazi servetinden,işinden ve geçiminden zorla koparılan bu çilekeş Uygurlarımızı jurnalleyen,gözetleyenler ise, yine Uygurlardır. Bu Jurnalcılar hayatlarında kendi köylerinden bir kez olsun  dışarı çıkmamış cahil olarak dünyaya gelen ve cahil olarak  yaşamlarını  sürdüren  yine bu zavallı Uygurlardır.

( 1.BÖLÜMÜN SONU.YAZI DEVAM EDECEK.)

Türkiye Türkçesine Aktaran : Hamit Göktürk

Share
391 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ