logo

trugen jacn

BRİTANYA VE ÇİN KONSORSİYOMU’NUN “BİR KUŞAK-BİR YOL ” CİNAYETLERİ

Ömür ÇELİKDÖNMEZ ( Twitter:@oc32oc39 )

Öncelikle şunu sormak gerekiyor; İngiltere Atlantik ittifakı ABD ile birlikte hareket ediyor mu? İngiltere’nin eski kolonisi ABD ile arasında rekabet yok mu? Çin’in ‘One Belt One Road-Bir Kuşak, Bir Yol’ projesi; Avrupa pazarlarında Londra’yı bırakarak, Hamburg ve Venedik limanlarını Atlas okyanusuna çıkış kapısı olarak kullanmaya mı yönelik? Bu nedenle mi ABD-Çin arasındaki rekabette eski İngiliz sömürgeleri ile batıya yakın güçlerin, Atlantik ittifakı ile ortak hareket ettikleri görüntüsü ortaya çıkıyor? İngiltere; OBOR adı verilen ve Orta Koridor olarak tanımlanan Yeni İpek Yolu’nun gerçekleştirilmesi ile ilgili toplantı ve protokollere bu sebepten mi imza atmadı? Fransa ile birlikte Hindistan, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Asya ülkeler de ilgili projeye katılmayarak imzalamamışlardı. ‘One Belt One Road-Bir Kuşak, Bir Yol’ projesinde yer almadı diye İngiltere’nin, People’s Republic of China (Çin) ile arası gerçekten kötü mü? Yoksa tüm bu görüntüler sanal bir yalan mı?

Evet, tüm bunlar iki ülke arasındaki işbirliğini, ittifakı perdelemenin ustaca yöntemi. Çünkü İngiltere’nin Hiç te Çin ile arasında ciddi bir sorun yok. Tam tersi, İngiltere, Çin’i ekonomik ortak olarak kabul etmiştir. İngiltere Ödemeler Dengesi 2016 Pembe kitabına göre Çin, İngiltere’nin altıncı en büyük ihracat pazarı ve üçüncü en büyük ithalat kaynağıdır. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliği potansiyeli, iki ekonominin birbirini karşılıklı bağımlılık çerçevesinde tamamladığı dikkate alındığında, kazan-kazan işbirliği ışığında gelişme göstermektedir. Hükümetler arasında enerji, yüksek hızlı tren gibi farklı alanları kapsayan anlaşmalar ve iş sözleşmeleri imzalanmıştır. Brexit, Çin ile İngiltere arasında ekonomik ilişkilerde serbest ticaret için yeni bir dönem başlatacaktır. İngiltere, AB’ye göre daha serbest bir piyasa halini alacaktır. Çin için İngiltere’nin AB’den çekilmesi büyük bir fırsat yaratabilir.(1)

İngiltere Maliye Bakanı George Osborne’un 2015’te Çin ziyareti sırasında İngiltere’nin güneybatısında Çin ortaklığı ile yapılması planlanan nükleer santral projesi için İngiliz hükümetinin 2 milyar sterlinlik garanti vereceği açıklanmış, dahası İngiliz ve Çin borsalarındaki hisselerin her iki borsada işlem görmesi için fizibilite çalışmalarına başlanması kararlaştırılmıştı. İngiltere’nin en önemli hedeflerinden biri de uluslararası finans merkezleri arasında ilk sıralarda yer alan Londra’yı Çin’in para birimi Renminbi cinsiden işlemlerde uluslararası bir merkez haline getirmek. Örneğin yakın zamanda uluslararası medyada her iki ülkenin Çin hazine tahvillerinin Renminbi cinsiden Londra’da piyasa sürülmesini planlandığı belirtiliyor. Sormadan olmaz, İngiltere; Çin ile ilişkilerini nasıl gizleyebiliyor?

Cevap, Londra merkezli Open Europe’un Yardımcı Direktörü Raoul Ruparel’den geliyor; “İngiltere; resmi ticaret anlaşmalarından ziyade yatırım köprüleri kurarak, Londra’nın Renminbi( Çin Halk Parası)  merkezi olmasını hedefliyor.”(2) Ne anladınız? Kasım 2016’da İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararının ardından İngiliz hükümeti serbest ticaret anlaşmasının da içerecek şekilde Çin ekonomisi ile ilişkilerini güçlendiren siyasi adımlar attı. İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond, ülkesinin Çin ekonomisi ile ilişkilerini geliştirmek amacıyla Çin Devlet Başkanı Yardımcısı Ma Kai’yi makamında ağırladığında, İngiltere Başbakanı May, “Birleşik Krallık ve Çin arasında ilişkilerimizde altın çağa adım atarken, iki ülke arasındaki yatırım ve ticaretin gelişmesinden heyecan duyuyorum” demişti. (3)

Çin’in 40 milyar dolar vermeyi taahhüt ettiği İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması projesiyle, 65 ülkede “refah kuşağı” oluşacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, İpek Yolunun yeniden canlandırılmasına ilişkin, “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve “21. Yüzyıl Deniz Üzerindeki İpek Yolu” olarak gündeme getirdiği “Bir Kuşak Bir Yol” projesi, Doğu Asya ile Avrupa ekonomilerini birbirine bağlıyor. Proje, hattın 65 ülkeden geçmesini içeriyor ve ülkelerin toplam ekonomi büyüklüğü 21 trilyon doları buluyor. İngiliz finans sektörünün gizli iştirakçisi olduğu proje çerçevesinde, Tarihi İpek Yolu güzergâhında bulunan bütün ülkeleri, bu projede yer alamaya davet eden Çin, Asya, Afrika ve Avrupa’yı kapsayan büyük yatırımlar hedefliyor. Çin, bu proje için 2014 yılında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Fonu’nu kurdu ve bu fona 40 milyar dolar kaynak ayırdı. Projeye destek için de Kasım 2014’te 100 milyar dolar yatırımla Asya Altyapı Yatırım Bankası’nı kurdu. Türkiye de bu bankada kurucu üye.(4)

OBOR (One Belt One Road-Bir Kuşak, Bir Yol ), Çin’in kurguladığı, 2013 yılında lanse ettiği, koordine ettiği ve fonladığı milyarlarca dolarlık bir projenin çok ötesinde stratejik bir atılım. İki ayağı var. Biri İpek Yolu Ekonomik Kuşağı, İkincisi Deniz İpek Yolu.“Kuşak (Belt)” kavramı ile Orta Çin’den başlayıp, Orta Asya üzerinden Moskova, Rotterdam ve Venedik’e uzanan karayolu, demiryolu, petrol ve gaz boru hatları ve diğer altyapı projelerinden oluşan bir kara ulaştırma ağının tamamı kastediliyor. Tek bir rota yerine Asya-Avrupa yönünde kara köprülerinden oluşan koridorlar planlandı; Çin-Moğolistan-Rusya, Çin-Merkez ve Batı Asya, Çin-Hindi Çini Yarımadası, Çin-Pakistan, Çin-Bangladeş-Hindistan-Myanmar gibi. Türkiye, bu koridorlar içinde yer alan ve “Orta Koridor” olarak adlandırılan Çin-Merkez ve Batı Asya Koridoru üzerinde bulunuyor. Diğer yandan “Yol (Road)” kavramı ile denizyolu kastediliyor.

Bu kapsamda güney ve güney doğu Asya’dan Doğu Afrika ve Akdeniz’in kuzeyine kadar uzanan deniz bölgesinde planlanmış limanlar ve diğer kıyı yapıları ağı mevcut. Türkiye’nin içinde yer aldığı orta koridora yapılacak yatırımlar toplamının 8 trilyon doları, sadece ulaştırma alt yapısı için 40 milyar doları bulması bekleniyor.(5) Çin belki de ABD’nin izin verdiği ölçüde sahneye adım atıyordur. Neden mi? Pasifik Okyanusu’na kıyısı bulunan ülkelerin ticaret bakanları, Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) ticaret anlaşmasını ABD olmadan sürdürme konusunda mutabık kaldı. Japonya, ABD, Avustralya, Brunei, Kanada, Şili, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, Peru, Singapur ve Vietnam tarafından Şubat 2016’da imzalanan TPP Anlaşması, Pasifik Okyanusu’na kıyısı bulunan 12 ülke arasındaki ticari sınırlamaların kaldırmasını ve serbest ticaretin kolaylaştırılmasını öngörüyordu. ABD, ocak ayında Başkan Donald Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesiyle anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı.

Bunun Türkçesi ‘ABD Pasifik’i Çine bıraktı’ demek. O nedenle Türkiye Çin işbirliğini fazla abartmamak lazım. Ortak para birimi, İpek yolu vs. gibi projeleri Türkiye’ye mâl etmek için aceleye gerek yok. ABD’nin Türkiye’yi Çin’in kucağına atması nasıl olur ne getirir getirir ne götürür, iyi düşünülmeli!(6) Sözü uzatmaya gerek yok! Britanya ve Çin konsorsiyumu, Myanmar ve Kuzey Irak’tan Katalanya’ya fay hatlarını tetikledi. Amaç, OBOR (One Belt One Road-Bir Kuşak, Bir Yol-) yani İpek Yolu projesini kontrol etmek, pürüzleri temizlemek. Myanmar’da öldürülen Müslümanlar, ABD’ de yaşanan bar ve otel cinayetleri, Avrupa Başkentlerinin metrolarında patlayan bombalar, öldürülen yüzlerce insan bu kontrol mekanizmasının eseri.

Bakınız:
1- Dr. Özlem Zerrin Keyvan/ Brexit Sonrası Çin-İngiltere İlişkileri/ 23 Mayıs 2017/ https://ankasam.org/brexit-sonrasi-cin-ingiltere-iliskileri/
2- http://aa.com.tr/tr/dunya/ingiltere-cin-iliskileri-altin-donemini-yasiyor/448519
3- http://www.trthaber.com/haber/ekonomi/birlesik-krallik-ve-cin-iliskileri-altin-cagini-yasayacak-281842.html
4- http://www.dw.com/tr/modern-ipek-yolu-projesi-beklentiler-ve-ku%C5%9Fkular/a-38832963
5- http://odatv.com/19-mayisa-bir-de-boyle-bakalim-2005171200.html
6- http://www.kafkassam.com/turkiye-uyumasin-abd-pasifiki-cine-birakti.html

Kaynak :  http://www.kafkassam.com/britanya-ve-cin-konsorsiyumunun-one-belt-one-road-bir-kusak-bir-yol-cinayetleri.html

Share
467 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ