logo

trugen jacn

KOMÜNİST ÇİN’İN KÜRESEL HIRSLARI İÇİN EN MERKEZİ BİR ÜLKE : “İRAN İSLAM CUMHURİYETİ “

Çin'in küresel hırsları için ''İran her şeyin merkezinde''

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)

Çin’in İran’a yaptığı Büyük ölçekli  yatırımları ve İran ekonomisinde Çin’in  gün geçtikçe artan varlığı, İran’ı  tarihte hiç olmadığı kadar Çin’e  daha bağımlı hale getiriyor.

Çinli iş adamları 2013 yılında başlayan “Tek yol, tek kuşak” projesi ile birlikte İran’daki etkinliklerini arttırırken bu durumun Çin’in İran’da hakimiyet kurduğu yorumları yapılıyor.

New York Times’tan Thomas Erdbrink İran’daki Çin etkisine dair bir dosya hazırladı. Söz konusu dosyayı arkadaşımız Emre Tok Haberiyat.com  için tercüme etti.  Haberiyat.com.’da yayınlanan  Söz konusu dosyayı bilgilerinize sunuyoruz.

Çinliler İran’da

Pekin’li bir girişimci olan Zuo Ru Lin, Doğu İran’daki iş fırsatlarını ilk kez duyduğunda şüphe ile yaklaştı. Fakat haritaya bakınca sınırı olmayan bölgeyi muazzam bir pazar olarak görmeye başladı. ‘Beyaz BMW’si ile Tahran’ı doğu İran şehri Meşhed’e bağlayan kara yolu üzerinde giderken ”Birçok ülkeye, hatta Avrupa’ya yakındı.” dedi ve ekledi ”Her şeyin Merkezinde İran”.

Bin yıl boyunca İran, Doğu ve Batı’yı birbirine bağlayan bir ticaret merkezi olarak gelişti. Çin, önümüzdeki yıllarda Avrupa, Asya ve Afrika’da 60’ın üzerinde ülkede, köprüler, demiryolları, limanlar ve enerji gibi altyapı yatırımlarında 1 trilyon dolardan fazla vaat eden “Tek Kuşaklı, Tek Yollu” bir projeyi hayata geçiriyor. Tarihi bir kesişim noktası olan İran, stratejik olarak bu planların merkezinde bulunuyor.

Büyüyen bir jeopolitik bulmaca gibi, Çin’in altyapı ağının bileşenleri de devreye sokuluyor. Doğu İran’da, Çinli işçiler, Tahran’ı Türkmenistan ve Afganistan’a bağlayan uzun vadeli bir hedef ile, ölçülerini standartlaştırarak, rayların oturduğu yatağı iyileştirerek ve köprüleri yeniden inşa ederek ülkenin en büyük demiryolu rotalarından birini modernize ediyorlar.

Demiryolları ekibinin, başkenti Türkiye’ye, nihayetinde Avrupa’ya bağlamaya çalıştıkları Batı İran’da da aynı şey oluyor. Diğer demiryolu projeleri, Tahran ve Meşhed’i güneydeki derin su limanları ile bağlayacak.

Bir zamanlar İran, nükleer programı için Batının dayattığı uluslararası izolasyon yıllarında Pekin’e bağımlı hale geldi. Şimdi ise İran Çin’in görkemli hırslarını gerçekleştirme yolunda kritik bir rol oynamakta. Batılı piyasalara giden diğer güzergahlar daha uzun ve potansiyel olarak Çin’in bir rakibi olan Rusya’dan geçiyor.

İran’ın Yollar ve Kentsel Kalkınma Bakan Yardımcısı Aşkar Fahriye Keşan, ”Projeye katılmazsak dahi proje iptal ediliyormuş gibi görünmüyor.” dedi ve ekledi, ”Ancak zamandan ve paradan tasarruf etmek istiyorlarsa, en kısa yolu seçecekler.”

Keşan gülümseyerek şunu ekledi: “Bunun Rusya’ya kıyasla İran’a da siyasi avantajları var. Bizimle çalışmakla çok ilgileniyorlar.” Diğer ülkeler, büyük ölçekli Çin yatırımları ve İran ekonomisinde Çin’in artan varlığından, aynı zamanda Tahran’ın şimdiye dek en büyük ticaret ortağı olan Çin’e her zamankinden daha bağımlı hale geleceğinden endişe ediyorlar.

Çin ayrıca İran petrolü için de önemli bir pazar, ve küresel bankaları korkutan tek taraflı Amerikan yaptırımlarından dolayı, İran’ın kritik altyapı projelerini finanse etmek için ihtiyaç duyduğu büyük miktardaki sermayenin tek kaynağıdır. Fakat görünüşe göre bu, liderliğin almaya hazır olduğu bir risk.

Tahran’daki Allame Tabatabai Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Mehdi Taghavi “Çin İran’a hakim oluyor” dedi ve ekledi: ”İran makamları, Çin’e bağımlı olmakta herhangi bir sakınca görmüyor ve biz birlikte ilerliyoruz diye düşünüyorlar.”

İran Çin’den sadece yollar ve demiryolları almıyor. İran aynı zamanda Bay Lin gibi Çinli girişimciler için giderek popüler bir yer haline geliyor. Lin Çin ve İran hükümetlerinin düşük faizli krediler ve vergi indirimleri sayesinde 2002’de İran’a taşındıktan sonra küçük bir imparatorluk inşa etti. Sekiz fabrikası, İran’da ve komşu ülkelerde pazar bulan çok çeşitli ürünler üretiyor.

“Bazı politikacılardan daha hayalci olduğumu söyleyebilirsiniz,” diyen Lin “Tek kuşak, tek yol” projesinin başladığını 2013 yılından bu yana Çin’den onlarca ziyaretçisinin geldiğini ve Tahran’daki Çin büyükelçisiyle çok sayıda toplantı yaptığını söyledi. Lin yetkililerin deneyimlerinden faydalanmak istediklerini ifade etti. Lin fabrikalarını, ticaret hattının önemli bir parçası olacak olan ve Çin’den 1,6 milyar dolarlık bir kredi ile finanse edilen, Tahran ve Meşhed’i birbirine bağlayan 575 kilometrelik elektrikli bir demi ryolu hattı boyunca kurdu. Tamamlandığında ve daha geniş bir ağa bağlandığında, yeni hat, Lin’in mallarını Kuzey Avrupa, Polonya ve Rusya’ya kadar bugünün fiyatlarına göre çok daha ucuza ihraç etmesini sağlayacak.

Bunların gerçekleşmesi durumunda gelirinde yüzde 50’lik artış beklediğini söyleyen Lin, “Elbette İran ekonomisi de büyüyecek. Çin genişleyecek. Gücü artacak” diye de ekledi.

Arabasında Çin pop müziği çalarken parmaklarını direksiyona vurarak, “İran’da hayat güzel. Gelecek daha iyi olacak” dedi.

çin iran

Komünist Çin ve “İslam Cumuhuriyeti ” İran

Lin’in fabrikaları arasında gidip gelişini gören İranlılar ona gülümseyip el sallıyorlar. Yıllar içinde Farsça birkaç kelime öğrendiği için 2 bin çalışanının bir kısmına “merhaba” ve “hoşçakalın” diyebiliyor. İranlıların sıkı çalıştığını söyleyen Lin İran’ın sadece yemeklerine alışamadığını, kendi sebzelerini yetiştirdiklerini ve bu sayede Çin yemekleri yiyebildiklerini söylüyor.

Patronları etrafta olmadığı zamanlar da bile, fabrika işçileri Çinlilerden çok mutlu olduklarını diler getiriyor. Bekçi olarak çalışan Amir Dalilian, ”Her ay maaşları zamanında veriyorlar, insanları kovmaktan çok işe alıyorlar. Daha çok gelmeleri durumunda ekonomimiz güzelleşir.” diyor.

Tamamlandığında, planlanan demiryolu bağlantısı, Urumçi’den Tahran’a yaklaşık 2 bin mil genişleyecek. Çin’in resmi gazetesi China Daily, her şey plana uygun giderse demiryolunun Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’a bağlanacağını belirtiyor. Demiryolu boyutlarının ayarlanması ve yeni hatlar yapılmasının yanı sıra trenlerin de yenilenmesi gerekiyor.

2016’da yapılan bir test sonucuna göre, Çin ve İran, doğu Çin’de ki Şangay Limanı’ndan Tahran’a bir tren yolculuğu sadece 12 gün sürmüş iken, deniz yolculuğu 30 gün sürmüştür. İran’daki hali hazırda var olan Tahran ile Meşhed arasındaki tren hattında daha yavaş olan dizel trenleri kullanıyorlardı. Yeni hat 2021’de açıldığında, elektrikli trenlerin saatte 125 mil hıza ulaşması bekleniyor.

Uluslararası resmi ticaret anlaşmalarının çoğunun müzakerelerini denetleyen bir İngiliz sözcü, Çin girişiminin sadece mal taşımacılığı için bir kanal sunmaktan çok daha fazlasını yapacağını söyledi. ‘Düşünce altyapısı, şehir planlaması, kültür alışverişi, ticari anlaşmalar, yatırımlar ve turizm. Herhangi bir projeyi seçebilirsiniz, hepsi bu şemsiyenin altında.” ifadelerini kullandı.

İran ile Çin arasındaki ticari bağlar, Birleşik Devletler ve o tarihteki Avrupalı müttefiklerinin, 2007 yılında İran’ın nükleer programına baskı yapmaya başlamasından bu yana artmaktadır. İran’ın ham petrolünün hala en büyük alıcısı olan Çin, 2016 yılında Batı yaptırımları kaldırıldıktan sonra bile İran’ın Avrupa pazarlarında petrol satmasına izin veriyor.

Çin devlet şirketleri, kara yolları inşasında, maden kazmada ve çelik yapımında ülke genelinde faaliyet göstermektedir. Tahran’ın mağazaları Çin ürünleri ile dolup taşmakta ve sokakları Çinli arabaları ile dolmuş durumda.

İranlı liderler, ülkenin plana katılımının Çin’in büyük ekonomik hırslarını gerçekleşmesine olanak sağlayacağını umut ediyor.

İngiliz sözcü ”Çinliler, planlarını dünyanın yarısını Çin hegemonyası altına alacak biçimde planladılar. İran kendi çıkarlarına öncelik verirken,biz Çinlilerin talepleri doğrultusunda koridorlar oluşturuyoruz. Bu bize yeni pazarlara geniş erişim imkanı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Kaynak :  http://www.haberiyat.com/dosya/cinin-kuresel-hirslari-icin-iran-her-seyin-merkezinde

Share
90 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ